Bazı ilişkiler vardır. İyi gitmez ama bir türlü bitemez.

İlişkide nerede olduğunuzu bilemezsiniz ama gidemezsiniz de. Bir gün sizi arar, merak eder, sevdiğini hissettirir. Ertesi gün ortadan kaybolur. Mesajınıza saatlerce cevap vermez. Soğuktur. Uzaklaşmaya karar verdiğiniz anda yeniden arar.

Birden her şey eskisi gibi güzel olur. Siz de her şey yolunda zannedersiniz.

Aslında bu bir manipülasyon tekniği. Bunun psikolojide bir karşılığı var. Aralıklı pekiştirme diyorlar. Kumarhanelerde kullanılan en güçlü yöntemlerden biri de bu prensibe dayanıyor.

Ödül belirli ve öngörülebilir aralıklarla gelmiyor. Ne zaman geleceği belli değil. Bu belirsizlik kişinin kazanacağım umuduyla orada kalmasını sağlıyor.

***

Bir slot makinesinin başına oturduğunuzu düşünün. Her seferinde kaybederseniz bir süre sonra bıkar kalkarsınız. Her seferinde kazanırsanız zaten kumarhanenin kapısına kilit vurulması gerekir.

Oysa sistem başka türlü çalışır.

Kaybedersiniz. Bir daha kaybedersiniz. Sonra birden kazanırsınız. Ardından yine kaybedersiniz. Sonra küçük bir ödül daha gelir.

Burada sizi tutan ödülün ne zaman geleceğini bilememenizdir. Bir ümit hep beklersiniz. Belki bir sonraki sefer...

Bu mekanizma yalnızca kumar makinelerinde çalışmıyor. İnsan ilişkilerinde de karşımıza çıkıyor.

***

Bir insan size sürekli iyi davranıyorsa onun sevgisinden eminsinizdir. Sürekli kötü davranıyorsa da bir noktada umudunuzu kesip gidebilirsiniz.

Ama bazen çok iyi, bazen çok kötü davranıyorsa işler değişiyor. Çünkü kötü günlerde aklınıza iyi günler geliyor. Ve beklemeye başlıyorsunuz.

Aslında beklenen ilişkinin düzelmesi değil, bir sonraki ödüldür. Bir telefon. Bir mesaj. Bir güzel akşam.

Tam gitmeye karar verdiğiniz anda gelen küçücük bir yakınlık bile bütün hesabı yeniden başlatabiliyor.

İşin en ilginç tarafı sürekli aldığımız ilgi bir süre sonra hayatın doğal parçası haline gelirken, nadiren gelen ilgi çok daha değerliymiş gibi hissedilebiliyor.

Çünkü bu beyin tarafından ödül olarak algılanıyor.

***

Elbette her sıcak-soğuk davranan insan bunu bilinçli olarak yapmıyor. Her tutarsız ilişki de psikolojik manipülasyon anlamına gelmiyor. İnsan kararsız olabilir, kendi sorunlarıyla uğraşıyor olabilir veya ne istediğini gerçekten bilmiyor olabilir.

Ancak sizin karşı tarafa verdiğiniz karşılığın sebebi büyük ihtimalle bu mekanizmaya dayanıyor.

Belki de bu yüzden bazı ilişkilerden ayrılmak dışarıdan göründüğü kadar kolay değil. Dışarıdan bakan, “Madem bu kadar mutsuzsun, neden hâlâ birliktesin?” diye soruyor. Çünkü içerideki insan yalnızca kötü günleri yaşamıyor. Arada gelen o güzel günlerin ümidiyle bekliyor. Tıpkı slot makinesinin başındaki insan gibi.

Kaynak olarak ekle

***

Bu döngüden çıkmak için arada gelen güzel anlara değil, ilişkinin bütününe bakmak gerekiyor. Huzurlu musunuz, yoksa sürekli bir mesaj, bir telefon, bir açıklama mı bekliyorsunuz?

Neye ihtiyacınız olduğunu açıkça söylemek ve kabul etmeyeceğiniz davranışlara sınır koymak iyi bir başlangıç olabilir.

Ama asıl mesele, güzel bir akşamın ardından o sınırları unutmamak. Bir şeylerin değiştiğine inanmak için birkaç güzel sözden fazlasını, zaman içinde devam eden bir değişimi görmek gerekiyor.

İlgi görmek için önce ilgisizliğe katlanmak, yakınlık için sürekli özlem çekmek zorunda olmamalıyız. Hayat, birinin bize yeniden iyi davranacağı günü bekleyerek geçirmek için fazla kısa.