Bir müddettir bahsettiğimiz gibi, 28 Eylül’de Mars’ın Aslan burcundan geçişi ile başlayan, 2-5 Ekim tarihleri arasında tetiklenebileceğinden bahsettiğimiz stresli gezegen açılarının etkisini tecrübe ettiğimiz, stresli günlerden geçmekteyiz. Husilerin Suudi Arabistan’a saldırıları, Pakistan’ın da işin içerisine girmesi ve Türkiye’nin de içerisine çekilmesi ihtimalini taşıyan şiddetli olaylar son birkaç günün içerisinde iyice alevlendi. Ortadoğu’da devam eden savaşın yayılması ihtimali sıkça konuşuldu. Ülkemizde bazı gözaltılar ve tutuklamalar yapıldı.

ÖĞRENCİ İSYANLARI

Geçtiğimiz haftanın en önemli konu başlıklarından biri Fransa’da yaşanan öğrenci olayları, biraz daha genişleterek ifade edersek, toplumsal olaylardı. Fransa’da lise     öğrencilerinin eğitim şartlarının iyileştirilmesi talebiyle başlattığı eylemler, sendikaların ve halkın katılımıyla toplumsal olaylara dönüştü. Ortalık savaş alanına döndü. Geçtiğimiz haftanın yazısında bahsetmiş, videolarımızda 2-5 Ekim tarihleri arasında sert ve şiddetli olayların yaşanabileceğine, halk hareketlerine ve sokak olaylarına   özellikle dikkat çekmiştik.

https://youtu.be/yPpwnXwpCL8

FRANSIZ DEVRİMİ GİBİ!

Aslında bu türde olayların öngörüsü Aralık 2026 tarihinde yayınlanan FRAGMAN BİTTİ, FİLM BAŞLIYOR adlı kitabımda yer almaktadır. Bazı örnekler vermek üzere kitabımın 18. ve 86.sayfasından bir alıntı yapmak istiyorum: “Fransız Devrimi gibi olan bir döngü içerisine giriyoruz ve 1929 krizinden daha büyük bir kriz deneyimleme olasılığı da hayli artıyor. Bu arada Fransız devrimi demişken, Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un haritasında da Mars Aslan burcunda, onun için de çok mücadeleli bir dönem geliyor. Tarihsel bazda baktığımızda, Aslan burcundaki Jüpiter’in, Kova burcundaki Plüton’la karşıt açıya geldiği 2 Eylül 1789 tarihi, Fransız İhtilali dönemine denk geliyor. 17 derece Aslan-Kova ekseninde gerçekleşen bu karşıtlık, özellikle halkların kendi içlerindeki türbülanslarını ve halkla kral arasındaki muhtemel gerginlikleri de anlatıyor. Jüpiter- Plüton karşıtlığı, halk ve yönetim arasındaki gerginliklere işaret eder.”

https://www.astroart.com.tr/ fragman-bitti-film-basliyor

Kaynak olarak ekle

FRANSA HARİTASI

FRAGMAN BİTTİ, FİLM BAŞLIYOR kitabımın 86 ve 91. sayfalarından alıntılamaya devam ediyorum: “Astroloji haritalarının aldığı dönemsel etkilere bakılırsa, Fransızlar da reformist bir döneme doğru ilerliyorlar. Önümüzdeki iki yıl içerisinde Fransız İhtilali dönemini andıran kaotik bir atmosfer oluşabilir. Fransa Astroloji haritasının Güneş, Merkür ve Venüs derecesi 2026-2028 yılları arasında Koç burcunda ilerleyecek Satürn’den hayli stresli açılar alıyor. Fransa için de yine yönetici figürlerine karşı duruş hadisesi devam edecek, protestolar bu dönemde çok çok olası. Ve yine iç olaylar burada da görülebilecek olan bir hadise. Diğer ülkelerle ikili ilişkilerde gerginlikler hem ortak hareket etme eğilimi ama hem de bir taraftan, özellikle Rusya astroloji haritasıyla karşılıklı stresleri devrede olacak. Rusya’nın Mars’ı Yay’da, Fransa’nın Mars’ı İkizlerde, Almanya’nın Mars’ı yine İkizlerde, dolayısıyla Almanya ve Fransa ve Rusya arasındaki iplerin iyice gerileceği bir yıl olacak 2026.” Fransa astroloji haritasının öğrencileri temsil eden Merkür derecesi ve yöneticileri temsil eden Güneş derecesi dönemsel olarak Koç burcunda hareket eden Satürn’den karşıt açı alırken, Terazi burcunda 10 Ekim’de gerçekleşecek yeniay derecesinin Jüpiter ile uyumlu açısı, uzlaşma yakalanması olasılığını da barındırıyor. Gerçi her koşulda Satürn transiti uzun dönem devam edecek ve bu tetiklemeler ilerleyen zamanlarda da etkili olacak. Yani benzer hareketler ve olaylar ilerleyen zamanlarda da tekrarlanacak.

SOKAK HAREKETLERİ YAYILABİLİR Mİ?

Terazi burcunda gerçekleşecek yeniayın coğrafi haritalara yansıyan gezegen izdüşümlerine baktığımızda; sert etkileşimleri ifade eden Mars, Plüton, Merkür ve Venüs açılarının çakıştığı stresli hatların İngiltere üzerinden geçtiğini, Fransa, Belçika ve Hollanda’ya ise oldukça yakın seyrettiğini görüyoruz. Bu stresli açılarla bağlantılı izdüşümler; söz konusu bölgelerde protestoların, sokak olaylarının, halk ve öğrenci hareketlerinin tetiklenebileceğini ve mevcut çalkantılı atmosferin devam edeceğini düşündürüyor. Öte yandan, stresli gelişmeleri açığa çıkarma potansiyeli taşıyan Merkür-Venüs-Ufuk Düzlemi çakışmasının Yunanistan ve Türkiye’nin de bulunduğu bölgeye izdüşüm yaptığını, hatta bu hattın İsrail’i de içine alacak şekilde genişleyebileceğini görüyoruz. Nitekim haritasında Ay derecesi doğrudan tetiklenen İsrail’de de iç gerginliklerin tırmanması ve çalkantılı olayların patlak vermesi kuvvetle muhtemeldir.

TÜRKİYE  NASIL ETKİLER ALIYOR?

Akrep burcunda gerilemekte olan Venüs’ün yanı sıra, 24 Ekim tarihinde Merkür de aynı burçta geri hareketine başlayacak. Bu çifte gerileme neticesinde, Merkür ve Venüs’ün Türkiye astroloji haritasının 5. evindeki seyri normalden çok daha uzun sürecek. Astrolojik temelde 5. ev; çocuklar, gençler, borsa gibi spekülatif piyasalar, sanatçılar ve eğlence mekanları ile ilişkilendirilir. Bu geçişler esnasında Plüton ile kurulacak dik açılar sebebiyle, haritamızın bu alanı hayli stresli etkilere maruz kalacak. Buna ek olarak, 26 Ekim tarihinde Boğa burcunda gerçekleşecek dolunay, Kova burcundaki Plüton ile dik açı oluşturarak yine haritamızın bu hassas noktasını, yani gençler ve eğitimle ilişkilendirilen 5. evini doğrudan etkiliyor. Dolayısıyla o günlerde, özellikle gençleri ve eğitim sistemini ilgilendiren konularda gerilimli gelişmelerin yaşanması muhtemeldir. Özetle; önümüzdeki süreçte ülkemizde de dünyadakine benzer toplumsal reaksiyonlar görebiliriz. Bu hareketlilik yalnızca gençlerle ilgili meselelerden değil; ekonomik gidişat, enflasyon ve fon krizleri gibi çok daha temel sorunlardan da tetiklenebilir. Sürecin içerisine sanatçıların, toplumda tanınan figürlerin, aracıların ve bazı diplomatların da dahil olmasıyla birlikte, halihazırda mevcut olan kriz ortamının daha da alevlenme potansiyeli taşıdığını göz önünde bulundurmalıyız.

12 ve 13 EKİM’E DİKKAT!

Merkür, Venüs, Mars ve Plüton arasındaki stresli açıların tetikleneceği 12 Ekim Pazartesi ve 13 Ekim Salı günleri, gökyüzü tablosu oldukça gerilimli bir atmosfere işaret ediyor. Bu sebeple, söz konusu tarihler önemli işler ve yeni girişimler başlatmak için pek uygun bir zemin sunmuyor. Sert ve patlayıcı bir enerji akışının devrede olacağı bu süreçte, ödeşmeye yönelik intikamcı eylemlere karşı son derece dikkatli olmak gerekiyor. Doğal afetler açısından da risk barındıran bu iki günlük zaman diliminde, sismik aktivitede artış ve belirgin depremler gözlemlenebilir. Dolayısıyla, sismik hareketliliğe açık olan bölgemiz açısından da her zamanki gibi sağduyulu ve temkinli hareket etmekte büyük yarar vardır.

14 ve 15 EKİM’İ KULLANIN!

Tüm bu stresli gezegen açılarına karşın; yeniay sonrasında fazını büyüten Ay’ın ve Güneş’in Jüpiter ile kuracağı uyumlu açıların etkili olacağı 14 ve 15 Ekim tarihleri, önemli işler ve yeni girişimler için oldukça elverişli bir zemin sunuyor.

Gökyüzündeki bu destekleyici potansiyeli özellikle; eğitim, yayıncılık, medya ve sosyal medya projelerinde, uluslararası ilişkiler, seyahat ve turizm faaliyetlerinde değerlendirebiliriz. Ayrıca hukuki süreçler, finansal ve muhasebe odaklı meseleler, kurumsal ve resmi işler ile otorite figürlerine yönelik talep ve başvurular açısından da bu iki günlük süreci proaktif bir şekilde kullanmak son derece verimli sonuçlar doğuracaktır.

Haftanın günlere göre değerlendirmesi

12 Ekim Pazartesi sabah saatlerinden itibaren ilişkilere dikkat! Kişisel bakımla ilgili konular açısından uygun bir zaman diliminde değiliz. Ödeştirme ve intikam alma düşüncelerinden ve sözlerden uzak durmaya bakalım. Abartılı bazı duygusal çıkışlar da yine günün ikinci yarısında devrede olabilir. Para piyasalarına dikkat!

13 Ekim Salı öğle saatlerine kadarki zaman diliminde, duygusal anlamda uçlarda gezinmeye oldukça açığız. Tepkilerimizde aşırıya kaçma ve kendimizi gereğinden fazla abartılı bir şekilde ortaya koyma eğilimimiz yükseleceğinden, bu süreçte boyumuzu aşan riskli işlere ve girişimlere yönelmemekte büyük fayda var. Parasal konular, alışverişler, hukuki meseleler ile eğitim ve seyahat planlarında bazı pürüzler ve sıkıntılar yaşanması olasıdır; dolayısıyla karar alırken çok daha sağduyulu, farkındalıklı ve dikkatli olmalıyız.

14 Ekim Çarşamba günü yenilikçi, farklı birtakım projelere ve bakışlara açık olacağız ama öğle saatleri civarında enerji dengesiz akıyor, farkında ve dikkatli olalım. Akşam saatlerinde güç, efor gerektiren işleri aktifleştirebiliriz. Güneş ve Jüpiter arasındaki uyumlu açının etkili olacağı gün genelinde yabancılarla yapılan işler, seyahatler, eğitim, yayıncılık, hukuk, finans, sağlık alanında girişimler yapabiliriz.

15 Ekim Perşembe günü olgun, aklı başında kişilerle bir araya gelmek, tecrübe paylaşmak, eğitim, yayıncılık gibi alanlarda girişimler yapmak, finansal girişimler, yatırımlar yapmak için gayet uygun bir zaman dilimindeyiz. Sosyal çevremizin etkilerini gayet güzel bir şekilde kullanabiliriz, sosyal çevremizi genişletebiliriz. Şanslı bir günü güzel bir şekilde kucaklayabiliriz. Önemli, etkili pozisyondaki kişilerle görüşmelerde bulunmak, talepte bulunmak, ilişkilerde bulunmak açısından gayet uygun bir gündeyiz.

16 Ekim Cuma gününün ilk yarısında yönümüzü belirlemekte zorlanacağımız, kararsızlıklara ve yalpalamaya açık bir enerji devrede olacak. Gün boyunca etkili olacak Mars ile Satürn arasındaki uyumlu üçgen açı, enerjimizi çok daha istikrarlı bir biçimde ortaya koymak adına harika bir zemin sunuyor. Hem fiziksel ve ruhsal dayanıklılığımızı artırmak, güç dengelerini sağlamlaştırmak hem de bu doğrultuda yeni sportif aktivitelere başlamak için son derece destekleyici bir gündeyiz.

17 Ekim Cumartesi sabah saatlerinde ikili ilişkilere oldukça uyumlu ve destekleyici bir enerji akışı var. Öğle saatlerinde engellemelerle ve gecikmelerle karşılaşabileceğimiz gibi, sert eleştirilere maruz kalma riskimiz de bulunuyor. Akşam saatleri itibarıyla iletişim akışı yeniden rahatlıyor. Önem verdiğimiz kişilerle görüşmeler, planlamalar ve toplantılar yapmak açısından günün bu bölümü çok daha elverişli bir zemin sunuyor.

18 Ekim Pazar sabahını önemli planlamalar yapmak için değerlendirebiliriz. Akşam saatlerine doğru gökyüzündeki enerji çok daha dengesiz bir şekilde akmaya başlayacağından, ikili ilişkilere ekstra özen göstermek gerekiyor. Ani ve ölçüsüz çıkışlar, ilişkilerimizin mevcut ahengini sarsabilir.