Şubat ayında yeni taşıt satışında ciddi bir daralma yaşandı. TÜİK verilerine göre 2026 Şubat ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre motosiklette %36.2, traktörde %13.4 artarken, özel amaçlı taşıtta %60.3, kamyonette %46.3, kamyonda %37, minibüste %26.6, otomobilde %22.1 ve otobüste %11 azaldı.

Otomobil satışındaki azalış, otomobil sektörünün yanında en çok Maliye’yi üzüyor. Çünkü otomobil bir tür “Tekerlekli Vergi Dairesi”dir ve bu vergi dairesinin dönen tekerlerinin azalması Maliye’nin kasasına giren vergilerin azalması anlamına geliyor.

Tekerlekli vergi daireleri bütçeyi sırtlıyor

ÖTV Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 2002 yılında taşıtlardan alınan ÖTV %27 ile %50 aralığında değişiyordu. Bugün ise taşıtlardaki ÖTV oranları %70 ile %220 aralığına çıkmıştır. Ve Cumhurbaşkanı’nın bu oranlar üzerinde devasa yetkileri bulunmaktadır.

2010 yılından 2025 yılına vergi gelirlerindeki artış %5.147 iken motorlu taşıtlar ÖTV tahsilatı %12.622 olmuştur. Otomobil başta olmak üzere motorlu taşıtlardan tahsil edilen ÖTV’deki artış genel vergilerdeki artışın katbekat üzerinde gerçekleşmiştir.

2010 yılında toplam ÖTV tahsilatının sadece %10.8’i motorlu taşıt ÖTV tahsilatından kaynaklanırken bu oran 2025 yılında %38.9 olmuştur.

Türkiye’de 1000 kişiye düşen otomobil sayısının pek çok ülkeye göre düşük düzeyde kalması ve otomobil talebinin halen yüksek olması fırsatını Maliye ciddi gelire dönüştürmüş durumda. Bu fırsatçılığı özel sektörde bir şirket yapsa Ticaret Bakanlığı kesin ceza yazar.

Şubat ayında yaşanan otomobil satışlarındaki düşüş en çok Maliye’yi vurmaktadır. 2026 yılının ilk iki ayında taşıtlardan elde edilen ÖTV tahsilatının toplam ÖTV içindeki payının hızlı bir şekilde düştüğü görülmektedir. Yani anlayacağınız, birer tekerlekli vergi dairesine dönüşen otomobil satışlarındaki düşüş Maliye’yi üzecek gibi görünüyor.

Vergisiz fiyatı 1 milyon 200 bin lira olan otomobili vatandaş kaç liraya alabiliyor?

Motor silindir hacmi 1400 santimetreküpü geçmeyen ve vergisiz fiyatı 1 milyon 200 bin lira olan otomobili almak için bakın vatandaş nerelere ne kadar vergi ödüyor:

- Vergisiz fiyat 1.200.000 TL,

- TRT bandrol bedeli: 9.600 TL

- Özel Tüketim Vergisi: 1.088.640 TL

- KDV: 459.648 TL

- Vergiler toplamı: 1.557.888 TL

- Vergiler dahil satış fiyatı: 2.757.888 TL.

Görüldüğü üzere, vatandaş 1 milyon 200 bin lira vergisiz fiyatı olan bir otomobil alabilmek için 2 milyon 757 bin 888 lira ödemek zorunda. Bir otomobil kendine alan vatandaş, 1.3 otomobili de devlete alıyor.

Yukarıdaki vergi piramitleşmesine de dikkat çekmek gerekir. Bir otomobil alırken, “verginin, vergisinin, vergisini” ödüyoruz.

Bu arada, taşıt satışlarından en çok nemalanan kurumlardan bir diğeri ise TRT. Zorunlu olarak ödediğimiz ve bir nevi vergi benzeri yükümlülük olan bandrol ücreti nedeniyle her yıl TRT’nin kasasına on milyarlarca lira giriyor. Bu kadar bandrol ücreti ile finanse ettiğimiz kurumdan tek beklentimiz olan tarafsız ve bağımsız kamu yayıncılığı hizmetini alabiliyor muyuz? Cevabını siz verin.

Avrupa Birliği’nde 100 birime alınan otomobile Türkiye’de 144 birime ulaşabiliyoruz

Dünyanın birkaç ülkesi dışında uygulama imkanı olmayan otomobil ve diğer motorlu kara taşıtlarından alınmayan ÖTV ve dünyada sadece Türkiye’de uygulanan bandrol ücreti nedeniyle otomobile en yüksek bedel ödeyerek erişebilen ülkelerin başındayız. Bu nedenledir ki; kişisel ulaşım araçları fiyat endeksinde liderliği kimseye bırakmıyoruz. AB ülkelerinde 100 birime ulaşılabilen bir otomobile Türkiye’de 144 birime ulaşılabilmektedir. AB ülkelerinde asgari ücret ve ortalama ücretin Türkiye’nin üç-beş katı olduğu dikkate alındığında otomobile erişim pek çok sabit gelirli için hayal bile olmaktan çıkmış durumda. Bu nedenle, Türkiye’de motosiklet satışları patlamış durumda. Adeta Hindistan’a dönüyoruz. Vatandaş dört tekerlekli vergi dairesini alamayınca, iki tekerlekli vergi dairesine razı oldu.

Aynı otomobil Almanya’da 14.6 asgari ücretle, Türkiye’de 82.3 asgari ücretle alınabiliyor

Aynı otomobilin Mart 2026 itibarıyla Almanya ve Türkiye’deki fiyatları ve aynı dönemde iki ülkedeki brüt asgari ücretleri buldum. Sonra aynı otomobili Almanya’daki ve Türkiye’deki bir asgari ücretlinin kaç aylık brüt ücreti ile alabileceğine baktım. Sonuç mu: Aynı otomobili Almanya’daki bir asgari ücretli 14.6 ayda alabilirken Türkiye’deki bir asgari ücretli 82.3 ayda alabilmektedir.