Sevgili okurlarım,
Türkiye, Cumhuriyet’in kurulduğu 1923’ten bu yana laikliği benimsediği için, bazılarının gözünde dar-ül harp, yani cihat ilan edilmesi gereken “kafir” bir ülkedir.
El Kaide, IŞİD, El Nusra, Boko Haram ve Tayyip Erdoğan’ın yere göğe sığdıramadığı Müslüman Kardeşler’den kime sorarsanız sorun, “Tüm laikler küffardır, Türkiye de kafir ülkedir” cevabını alırsınız.
* * * *
Belki bazılarınızın gözünden kaçmış olabilir.
Halkımızın yüzde 18’i IŞİD’i, terör örgütü olarak görmüyor.
Amerika’ya gidene kadar Tayyip Erdoğan da görmüyordu. Orada ağız değişikliği yaptı ve “IŞİD terör örgütüdür” dedi. Ama IŞİD’e yönelik saldırılara katılmak için bazı şartlar öne sürdü. Bakarsınız yurda dönüşte yine eski söylemine döner ve gerekçe olarak da Suriye’de Beşar Esad’ın hâlâ iktidarda olmasını gösterir. Çünkü Beşar Esad laik, Suriye de, cihat yapılması gereken kafir ülke...
Şimdi halkın yüzde 18’inin IŞİD’e neden “terör örgütü” demediği daha iyi anlaşılıyor, değil mi?
“Kahrolsun kafir laikler...”
İşte IŞİD’çi bakış açısı bu!
* * * *
Bu gerçeği Batı dünyası da fark etmiş olmalı ki, küresel güçler, Beşar Esad’ın devrilmesi konusunu arka plana atmış görünüyor. Hatta ABD Dışişleri Bakanı John Kerry IŞİD’in kriz haline gelmesinin sorumlusu olarak Esad’ın bir an önce devrilmesini isteyen ülkeleri, yani en başta Türkiye ve gizemli ortağı Katar’ı işaret ediyor.
CNN International’da, Tayyip Erdoğan’ın çok kızdığı Christian Amanpour’un programında konuşan Kerry, “Çürük elmalar başa bela oldu” diyerek şunları söylüyor:
“Esad’ı devirme çabaları başladığında, ‘Arada çürük elmalar bulunsa da, önemli olan Esad’a karşı savaşmalarıdır’ diye hesap yapanlar vardı. Bu da, farklı gruplara kaynak sağlanmasına sebep oldu. Bu süreç baştan savma bir şekilde sürdürüldü ve iyi yönetilemedi. O zamandan beri bu finansman sağlama durumuna odaklandık. Artık devlet destekli yardımlar tamamen kesildi. Sadece bireysel yardımlar kaldı.”
Açıkça olmasa bile Türkiye’nin IŞİD’le bağlantısını kestiklerini ima ediyor.
* * * *
Zamanlamaya bakın ki, bu kritik süreçte Almanya’nın en yüksek tirajlı gazetesi Bild, MİT’e ait olduğunu iddia ettiği bir rapor yayınlıyor. MİT’in bu 100 sayfalık raporda Türkiye genelinde IŞİD’e ait 8 silah deposunu hükümete bildirdiği öne sürülüyor.
Bild böylece Almanya’nın elinde Türkiye-IŞİD ilişkileriyle ilgili çok önemli bilgi ve belgelere sahip olduğunun bir sinyalini daha vermiş bulunuyor.
ABD Başkanı Barack Obama ise Birleşmiş Milletler‘deki konuşmasında IŞİD’den söz ederken “Dünyayı ya bize uyarsınız, ya da kafirsiniz söylemiyle tehdit eden, masumları öldüren tehlikeli bir yapıyla karşı karşıyayız” diyor.
Belki de farkına varmadan Türkiye’nin sürüklendiği çıkmaz sokağı gösteriyor.
* * * *
Onun nasıl bir sokak olduğuna gelince...
“Hükümet, parti ve lider, ülkeyi adeta dar-ül harp ilan etmiş, kendi dışında kalanları “küffar”dan sayıp, her türlü haksızlığı, adaletsizliği, eşitsizliği onlara reva görüyor.
Zaten ancak dar-ül harp saydığınız bir mücadelede “hakkaniyet” açısından ruhen, manen ve vicdanen bu kadar gözünüzü karartabilirsiniz.” (Tayfun Atay-Radikal, 8 Ağustos 2014)
Başka söze gerek var mı?