Ekrem İmamoğlu Türkiye Belediyeler Birliği Başkanlığı’na seçilmişti. Tutuklandı. Görevden alındı. Seçim yapıldı, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar başkan oldu. Bu kez Zeydan Karalar tutuklandı ve görevden alındı. Seçim yapıldı. AKP, seçimi kazanmak için büyük çaba harcadı. Ancak Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, fark atarak başkan seçildi. Bu kez, Vahap Bey tutuklandı, görevden alındı. Türkiye Belediyeler Birliği Başkanlığı için yeniden seçim yapılacak. AKP dışındaki başkanlar açıkçası aday olmaya bile çekinir hale getirildi. Belediye başkanları ve aynı operasyon kapsamında gözaltına alınacakların evlerine hep şafak vakti gidiliyor. Günler süren gözaltı, sonra adliye koridorları, saatlerce beklemek. O uzun gecede Cumhuriyet savcısı da hâkim de adliye personeli de avukatlar da şüpheliler de yakınları da alabildiğine yorgun, uykusuz kalıyor. Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı olarak adliyeye getirilen Vahap Seçer de Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit de Mezitli Belediye Başkanı Serkan Tuncer da o gece çok çekti. GEÇMEYEN SAATLER Savunma, bir lütuf değil; Anayasa’nın 36. maddesiyle güvence altına alınmış temel bir haktır. Adil yargılanma hakkının özü, iddia ile savunma arasındaki silah eşitliğidir. Taraflardan biri dayandığı belgeyi gösterirken, diğerinin o belgeyi hiç görmediği bir süreç, adil yargılanmanın gereklerini karşılamaz. Avukat Semih Gökayaz şunları söyledi: “Vahap başkanın emniyetteki ifadesi 13 saat sürdü. Uyumadan adliyeye götürüldü ve adliye sürecinden de çıkışı kaç saat sürdü biliyor musunuz? Adliyede tam 30 saat kaldı. Uyuyacak, dinlenecek fırsat bırakılmıyor. Abdullah Özyiğit 27 saat, aynı zamanda Doğu Akdeniz Belediyeler Birliği Başkanı Ahmet Serkan Tuncer de yaklaşık 28 saat adliyede kaldı. Ahmet Serkan başkan, emniyette ifade verirken iki kez fenalaştı. Neden? Nezarette küçük desklerde yatması gerekiyordu. Yatamadı, yerde yattı ve hastalandı ve iki kez onun için ambulans çağrıldı.” ÖLÇÜLÜ OLMASINI EMREDER Başında da belirttim, aynı sıkıntıyı savcı, hâkim, avukat, adliye görevlileri, şüpheli yakınları da yaşıyor. Uykusuz, yorgun alınan ifadeler yerine insanların dinlendikten sonra ifadelerinin alınması daha yerinde olmaz mı? Adalet Bakanı Akın Gürlek de kürsüden gelen bir isim. Bu soruna çözüm bulunur. Bu durum sadece Mersin’de değil, hemen tüm illerde yaşanıyor. Anayasa’nın 13. maddesi, temel hak ve hürriyetlere yapılan her müdahalenin ÖLÇÜLÜ olmasını emreder. Kanun koyucu, bu sebeple adlî kontrol kurumunu düzenlemiş. Hürriyeti kısıtlamadan aynı amaca ulaşmak mümkünse, başkanlar tutuksuz yargılanamaz mıydı? Yasada, tutuklamanın en son başvurulacak yöntem olduğu sıkça belirtilir ama pek uygulanmaz. İHBARDA BULUNANLAR Belediyenin mezarlık dairesinde çalışan, kendini jiletlediği için tazminatsız olarak işten çıkarılan kişinin üç sayfalık ifadesi belediye soruşturmasında etkili oldu. Avukat Semih Gökayaz şunları anlatıyor: “Her paragrafta, her cümlede yalanını, çelişkisini ortaya koyduk. Örneğin 2022’de İPhone-17 hediye edildiği belirtiliyor. Oysa bu telefon 2025 yılında çıktı. Belediye iştirak şirketi İmar A.Ş’nin otopark personeli, otopark gelirlerinden açık verince amirleriyle geriliyorlar, sonra istifa etmek durumunda kalıyor. O şirketin satın alma işlemleriyle ilgili iddialarda bulunmuş. Yine başka biri çevre koruma dairesinde aracı usulsüz özel işinde kullandığı için amiriyle sorun yaşıyor ve amiri onu mahkemeye veriyor, ceza alıyor, o da onlarca şikâyet dilekçesi yazıyor. Şikâyet konusu bizden önceki dönemde 29 yıllığına yapılmış, çöpten enerji üreten çok parçalı bir sözleşme. Hem enerji üretiyor, hem belli bölgelerde belli tesisler yapılacak vs. 2021 yılındaki devri, 2026’da soruyorlar. BELEDİYEDEKİ ÖRGÜT 2020’den bu yana Sayıştay denetçileri belediyeye 6 kez geldi. Kapsamlı denetimler yapıldı. Zarar ne kadar? Zarar yok. Ama basında 360 milyon zarar, 40 milyon doğrudan temin yazılmış. Bize bunlar sorulmadı.” Vahap Seçer’e en son “Örgüt kurma” suçlamasında bulunuldu. Bunun da sebebi yedi ay önce özel kalem müdürünün içinde olduğu bir soruşturmaya dayanıyor. Orada 300 kalem doğrudan temin için sadece fatura kesildiği ve malın teslim edilmediğine ilişkin şüpheyle soruşturma açılmış, gözaltına alınanlar olmuştu. Yedi ay içerisinde ilk ifadede sunulan belgeler, tanık ve iş yapan firma yetkililerinin anlatımları oldu. Mülkiye müfettişleri yerinde inceleme yaptı. Parçaların takılıp takılmadığını 10 kişilik bilirkişi heyeti inceledi. Bir tane yerinde olmayan mala rastlanmadı. Böyle bir suçlamanın üzerinden yedi ay geçtikten sonra Vahap Seçer, daire başkanlarıyla birlikte örgüt kurmak ve yönetmekten tutuklandı. SEÇER: BAŞIM DİK, VİCDANIM RAHAT Vahap Bey adliyedeyken kendisini Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar da yalnız bırakmayanlar arasındaydı. Avukatı Semih Gökayaz, Vahap Seçer’i cezaevinde ziyaret etti. Vahap Bey’in Mersin halkına X üzerinden ilk mesajını iletti. İşte o mesaj: “Sevgili Vatandaşlarım, Yalnızca şahsıma değil, 31 Mart’ta sandıkta ortaya çıkan Mersin halkının İradesine de ağır bir müdahalede bulunulmuştur. Mersin’in iradesine yapılan bu müdahaleyi kabul etmiyorum. Yaklaşık 2,5 milyon insanın yaşadığı bu kentin demokratik iradesi yok sayılamaz; Mersin’in geleceği, halkın özgür iradesinin dışında şekillendirilemez. Sizlerin iradesiyle üstlendiğim bu görevi, 2019 yılından bu yana büyük bir sorumluluk ve onurla taşıyorum. Bugün bulunduğum yer, Mersin’e olan sorumluluğumu da sizlere verdiğim sözü de değiştiremez. Biz hukuka, adalete ve milletimizin vicdanına inanıyoruz. Başımız dik, vicdanımız rahat. Haklılığımızı hukuk önünde sonuna kadar savunacağız. Hemşerilerim şunu bilsin: Mersin sahipsiz değildir. Mersin Büyükşehir Belediyesi görevinin başındadır.”