Her yıl şubat ayının son haftası vergi haftası olarak kutlanıyor. Bu yıl 37. Vergi Haftası idrak edilecek.

Maliye, böyle bir etkinlikle vergi bilincinin artırılmasını amaçlıyor. Tanıtım ve bilgilendirme faaliyetleri yapılıyor. Bunun için, vergilerimizden bir miktar da bütçe ayrılmış durumda.

Gelir İdaresi Başkanlığı sitesine girince; çocuklarda vergi bilincini geliştirmek ve benimsetmek için “VERGİ HAYALLERİNİZİ GERÇEKLEŞTİRİR” sloganı ile dijital öğrenci afişi hazırlatıldığını görüyoruz. Peki, çocuklara, gençlere mikrofon uzatsak, “Vergi hayallerinizi gerçekleştirir mi” diye sorsak sizce alacağımız yanıt ne olur?

Vergiye takılan hayaller

Farkında olsun veya olmasın, sade bir vatandaş her gün ortalama 20 farklı vergi ile muhattap olmaktadır. Sabah musluğu açar açmaz, elektrik düğmesine basar basmaz, arabanızın kontağını çevirir çevirmez, toplu taşımaya biner binmez vergi işlemeye başlar.

Peki, vergiler hayallerimizi gerçekleştirir mi? Eğer, doğru kişilerden, doğru kazançlardan, mal ve hizmetlerden adaletli şekilde alınıp toplumun tüm kesiminin hizmetine şeffaf bir şekilde sunulursa elbette pek çoğumuzun hayallerini gerçekleştirmeye büyük katkı sağlar. Tersi durumda ise bırakın hayalleri gerçekleştirmeyi, hayallerimizin önünde en büyük engel olur. Örnek mi:

- Telefon alma hayaliniz var: Kültür bakanlığı payı, TRT Bandrol Ücreti, ÖTV ve KDV ödeyerek bir telefonun vergisiz fiyatı kadar vergi ödemeden hayalinizi gerçekleştiremezsiniz.

- Yurt dışına çıkmak hayalin var: Bu hayali gerçekleştirmek için, pasaport harcı, defter bedeli, yurt dışına çıkış harcı ödemek zorundasınız. 2019 yılının Ağustos ayına kadar 15 TL olan yurt dışına çıkış harcı, 1.250 liraya çıkmış durumda.

- Otomobil hayaliniz var: ÖTV ve KDV nedeniyle alt segment bir otomobil almak için bir otomobil fiyatı kadar vergi ödemeden bu hayalinizi gerçekleştiremezsiniz. Almanya’da üretilen ortalama C segment bir otomobili Türkiye’de bir asgari ücretli brüt maaşının tamamı ile 84.6 ay çalışarak alabiliyor. Bunun da 45.6 ayı bu otomobilin vergisine gidiyor. Almanya’da bir asgari ücretli aynı arabayı brüt maaşının tamamı ile 15.4 ayda alabiliyor. Onun da sadece 2.4 ayı vergiye gidiyor.

- Yurt dışından hobi malzemesi alma hayaliniz var: Posta veya kargo yoluyla alışverişle gerçekleşen bu hayal artık gerçekleşemiyor. Yani, aradığınız hayale ulaşılamıyor. Önce, tutarlar düştü, sonra vergiler astronomik arttı. Yetmedi, tamamen kaldırıldı.

- Yılbaşındaki maaşın alım gücünün yıl sonuna kadar devam etmesi hayaliniz var: Böyle bir hayal kurmayın. Akaryakıta zam yapılırken virgülden sonraki dört haneyi dikkate alan vergi sistemimiz, Gelir Vergisi tarife dilimlerinde yüzde beşlik kesire kadar olan kısmı dikkate almıyor. Bu nedenle, bir tür gizli vergi zammı ile daha ikinci veya üçüncü aydan itibaren pek çok çalışan üst vergi dilimine giriyor. Enflasyonun yanında bir de gizli tarife dilimi zammı ile maaşı düştükçe düşüyor.

Yukarıdaki örneklere, Maliye yönetimi ne diyecek merak ediyorum. Yukarıdaki örneklere bakınca “Vergi hayallerinizi gerçekleştirir” cümlesini hâlâ kurabilirler mi diye gerçekten merak ediyorum.

Vergilerimizi boşa harcamayın: Vergi bilinci afişle, açık hava reklamlarıyla değil; icraatla, eylemle, yaşayarak oluşur

Vergi, devlet olgusu ile birlikte vardır ve onun ayrılmaz bir parçasıdır. Hep vardı ve var olmaya da devam edecektir. Sorun veya sorgulanması gereken; bizatihi verginin varlığı değil; verginin neyin üzerinden, kimden, hangi ölçülerle ve hangi yöntemlerle alındığı; kimlerden, nelerden niçin alınmadığıdır? Alınan vergilerin doğru yerlere, şeffaf ve verimli bir şekilde harcanıp harcanılmadığıdır.

Zorla yapılan her şeyde olduğu gibi vergi de özü itibarıyla sevimsizdir. İşe, bu gerçeği görmezden gelerek başlarsanız yanılırsınız. Devletin yapması gereken, bu sevimsizliği en aza indirmektir. Bunun için yapılması gereken ise aslında çok basittir: Vergide adalet, harcamalarda şeffaflık ve verimlilik.

Unutmayın, gerçekliğe dokunmayan hiçbir slogan, kamuoyuna afişlerle, açık hava reklamları ile benimsetilemez. Vergilerimizi havaya savurmakla kalırsınız sadece.

Vergi bilinci artsın mı istiyorsunuz: Buyurun size yapılacaklar listesi

Ülkede vergi bilincini, vergiye gönüllü uyumu mu artırmak istiyorsunuz. Buyurun size küçük bir yapılacaklar listesi:

- İsrafı azaltın, kamu kaynaklarının etkin kullanımını sağlayın.

- Ödediğimiz her yüz lira verginin önemli bir kısmının faize gitmesine yol açan politikalara son verin.

- Kamu ihalelerinde ‘açık ihale’ usulünü en kapsamlı şekilde uygulayın, istisnaları en aza indirin ve ihalelerde şeffaflığı hakim kılın.

- ’Hiç maliyeti olmayacak’ deyip trilyonlarca kamu kaynağına yol açan KKM gibi uygulamaların tekrarlanmayacağını ve böyle yanlış kararlara imza atanların sorumluluklarının olacağını ve hesap vermek zorunda olacağını garanti altına alın.

- Yüzde 98 yanılma paylı yolcu geçiş garantilerine son verin.

- Vergilerin bize yol, köprü ve hizmet olarak dönmesini sağlayın. Aksini yapıp vergilerimizle yapılmış köprü ve otoyolların bize yeni bir maliyet olmasına neden olmayın.

- Siyasetin kamu kaynaklarıyla finansmanının her türlüsüne sıkı bir şekilde engel olun.

- Makam aracı, makam odası saltanatına son verin.

- Brüt 100 bin lira maaş alan çalışan sürekli üst dilime geçip maaşı düşerken, kamu kurumlarından ikinci maaş olarak vergisiz huzur hakkı almaya ya da bu vergileri de ilgili kuruma ödettirmeye son verin.

- Vergileri torba yasalarla yapmayın.

- Bütçede şeffaflığa mani olan ‘diğer’ ve ‘sınıflandırmaya girmeyen’ kalemlerini en aza indirin.

- Üstünde tüy kalmayan kümesteki kazları yolmayı artık bırakın. Gezen, uçan, kaçan kazların peşine düşün.

- OSB’lerin değil, kara para aklayıcıların işlettiği döviz büfelerinin, kripto varlık hizmet sağlayıcılarının, holdinglerinin önüne Müfettiş gönderin.

Liste uzun, ama köşe kısa...

Özetle; vergilemede adalet; harcamalarda şeffaflık ve verimlilik ilkesiyle hareket edin. Bakın o zaman; vergi bilinci, gönüllü uyum, ülkeye ve devlete aidiyet hissi nasıl tavan yapacaktır.