Boşanma tartışmalarında son dönemin en hararetli başlıklarından biri nafaka. Ne kadar süre ödenecek, hangi şartlarda sona erecek, kısa süreli evliliklerde süresiz nafaka olur mu? Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıklamalarıyla konu yeniden gündemde. Anayasa Mahkemesi, 4 Haziran 2026 tarihli kararıyla Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde yer alan yoksulluk nafakasının ‘süresiz olarak’ ödenmesine imkan tanıyan ibareyi Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti. Özetle, süresiz nafaka ödemesi Anayasa’ya aykırı bulundu. Bu nedenle konuya ilişkin yeni düzenlemenin Meclis gündemine gelmesi kaçınılmaz hale geldi. Bütün bunlar tartışılırken benim dikkat çekmek istediğim başka bir soru var: Nafakanın vergisi neden hiç tartışılmıyor? Nafaka ne demek? Nafaka, Arapça kökenli bir sözcük. Bugünkü anlamıyla ‘geçimlik’; yani geçinmek için gerekli şeylerin bütünü. Kavramın özünde, bir kişinin diğerinin temel ihtiyaçlarını karşılamasına yardımcı olması var. Buna itirazımız olabilir mi? Elbette hayır. Boşanma sonrasında ekonomik olarak güç durumda kalan bir eşin korunması, özellikle çocukların bakım ve eğitim giderlerinin karşılanması son derece meşru bir ihtiyaçtır. Kadınların ekonomik hayatta karşılaştıkları eşitsizlikler de bu tartışmanın dışında tutulamaz. Ancak başka bir soru sormanın zamanı geldi: Geçimlik olması gereken nafaka bir tür servet transferine dönüşürse bunun vergilenmesi gerekmez mi? Nafaka 20 bin de olsa 20 milyon da olsa vergisiz Nafaka ve vergi ilişkisi bir arada incelenince konu oldukça ilginç bir nitelik kazanıyor. Gelir Vergisi Kanunu’nun “Tazminat ve Yardımlarda” vergi istisnasını düzenleyen 25. maddesinin 8 numaralı bendinde “Genel olarak nafakalar (alanlar için)” herhangi bir sınır belirtmeksizin Gelir Vergisi’nden istisna tutuluyor. Nafaka gelirleri açısından herhangi bir tutar sınırı öngörülmüş değil. Nafaka niteliği itibarıyla Veraset ve İntikal vergisinin konusuna da girmiyor. Yukarıdaki mevzuat uyarınca 20 bin lira da olsa, 20 milyon lira da olsa nafaka adı altında alınan tutar vergilenmiyor. İtirazım burada başlıyor. Çünkü aynı ülkede çalışanın, esnafın veya serbest meslek erbabının geliri arttıkça vergi oranı yükseliyor. Mevcut mevzuata göre Gelir Vergisi tarifesi yüzde 15’ten yüzde 40’a kadar çıkıyor. Nafakada ise miktarın büyüklüğü önemini kaybediyor. Çünkü istisna. Vergisiz. Belli tutarı aşan nafakalar vergiye tabi olmalı Biz aylık belli tutarın üzerindeki nafakanın vergilendirilmesini savunuyoruz. 2026 yılında brüt asgari ücret 33.030 lira. Önerdiğimiz istisna sınırı, bunun iki katı, yani 66.060 lira olabilir. 2026 yılında basına yansıyan bir boşanma dosyasında aylık toplam 3.3 milyon lira nafaka talebi gündeme geldi. Sonrasında taraflar anlaşarak boşandı ve basına yansıyan karara göre aylık 10 bin dolar yoksulluk, 5 bin dolar iştirak nafakası kararlaştırıldı. Ayda 10 bin dolar yani 500 bin liraya yakın nafaka için bir kuruş vergi ödenmeyecek. Ama şu soruyu sormamıza yeter: Milyonlarca liralık düzenli bir ödeme hâlâ ‘geçimlik’ kavramının sınırları içinde midir? Vergi adaleti bunu görmezden gelmemelidir. Geçimlik sınırlarını aşan bir tür servet transferine dönüşen ödemeler vergilendirilmelidir. Alın teri ile kazanılan ücret vergiye tabi. Hem de artan oranlı. Bu gayet normal kabul ediliyor. Peki mahkeme kararıyla başka bir kişiye milyonlarca lira düzenli olarak aktarıldığında, bu paranın tamamının vergiden istisna edilmesi neden tartışılmasın? Burada, gerçekten geçinmek için verilen nafaka ile ekonomik olarak olağanüstü bir hayat standardı sağlayan yüksek tutarlı ödemeyi birbirinden ayırmak yeterli. Önerim basit Nafakanın aylık brüt asgari ücretin iki katına kadar olan bölümü vergiden istisna edilsin. 2026 için bu tutar 66.060 lira. Bunun üzerindeki bölüm ise Gelir Vergisi’ne tabi tutulsun. Brüt asgari ücretin esas alınarak objektif ve her yıl güncellenen bir ölçü kullanılmış olur. Sonuçta gerçek anlamda geçimlik nafaka korunur; yüz binlerce, hatta milyonlarca liralık ödemelerin sınırsız biçimde vergiden istisna edilmesinin de önüne geçilir. Nafakanın süresiz uygulanması ile ilgili haklı itirazlar bir yana, genel olarak nafaka hakkına dokunmayalım. Ekonomik olarak korunması gereken eşleri ve çocukları mağdur etmeyelim. Ama “nafaka” kelimesinin arkasına sığınarak milyonlarca liralık gelir transferlerini vergiden tamamen uzak tutmak da vergi adaletiyle bağdaşmıyor. Sözümüz nafakaya değil, nafakanın tutarına bakılmaksızın vergiden istisna tutulmasınadır. Gerçek nafaka geçimliktir. Milyonluk nafaka ise ciddi bir servet transferi olup vergilendirilmesi vergi adaletinin bir gereğidir.