Paylaşımlı yolculuk gerçeğini görmezden gelemeyiz... 

İstanbul'da paylaşımlı yolculuk hizmetine ilişkin davada ilk derece mahkemesi kararını verdi. Hizmetin durdurulmasına hükmedildi. Dosya şimdi istinaf aşamasına taşınacak.

Mahkemenin vereceği karar elbette hukuki sürecin konusudur.

Ancak ortada mahkemelerin tek başına çözebileceği bir mesele olmadığını da artık kabul etmek gerekiyor.

Çünkü bugün konuştuğumuz konu yalnızca bir uygulama değil. Yüz binlerce kullanıcısı bulunan, her gün binlerce yolculuğun gerçekleştiği, vatandaşın fiilen tercih ettiği yeni bir ulaşım modeli.

Böylesine büyük bir ekonomik faaliyeti yalnızca dava dosyaları üzerinden değerlendirmek yeterli değildir.

Asıl sorulması gereken soru şudur:

Vatandaş neden bu modeli tercih ediyor?

Cevap aslında oldukça açık.

Çünkü daha uygun fiyat bulabiliyor.

Çünkü bazı bölgelerde daha kolay araç bulabiliyor.

Çünkü mevcut sistemin karşılayamadığı bir ihtiyaca cevap veriyor.

Eğer insanlar alternatif arıyorsa, önce bunun nedenlerini konuşmak gerekir.

Sorunun kaynağını anlamadan yalnızca sonucu yasaklamaya çalışmak kalıcı çözüm üretmez.

Üstelik bugün ticari taksiler de artık gerçek usulde vergilendiriliyor. Vergi tarafında önemli adımlar atılmış durumda.

Benzer şekilde paylaşımlı yolculuk faaliyetlerinin de kayıt altına alınabileceği, vergilendirilebileceği ve denetlenebileceği bir model oluşturulabilir.

Asıl ihtiyaç da budur.

Bugün yaşanan tartışmanın temelinde hukuki belirsizlik yatıyor.

Sürücülerin statüsü...
Yolcu güvenliği...
Sigorta sistemi...
Denetim mekanizması...

Bunların tamamı kanunla ve tali düzenlemelerle çözülebilecek konular.

İşte tam da bu nedenle meseleyi yalnızca mahkeme salonlarına bırakmak doğru olmaz.

Artık Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nın, Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın ve ilgili tüm kurumların bir araya gelerek yeni ulaşım modellerini kapsayan açık bir yasal çerçeve oluşturması gerekiyor.

Çünkü ekonomide talep varsa, o hizmet bir şekilde ortaya çıkar.

Kamu otoritesinin görevi bunu görmezden gelmek değil; güvenli, kayıtlı ve denetlenebilir hale getirmektir.

Bugün 500 bini aşkın sürücünün yer aldığı, milyonlarca kişinin kullandığı bir ekosistem var, yeni bir sektör var. Bu artık geçici bir girişim değil, fiilen oluşmuş yeni bir sektör. Binlerce aile geçimini buradan sağlıyor. 

Kaynak olarak ekle

Bu saatten sonra defacto görmezden gelinecek noktanın da ötesine geçtik zaten. 

Türkiye'nin ihtiyacı yeni tartışmalar değil...
Kuralları belli, vergisini ödeyen, yolcusunu koruyan, rekabeti adil hale getiren modern bir ulaşım sistemidir.