Fon krizinde soruşturma derinleştikçe yeni bilgiler ortaya çıkıyor. Bunların en dikkat çekici olanlarından biri de bazı fon yöneticilerinin yurt dışına yaptığı öne sürülen para transferleri. MASAK raporlarına dayandırılan haberlere göre, Pusula yöneticilerinin hesaplarından İsviçre’deki hesaplara yaklaşık 4.1 milyar liralık transfer gerçekleştirildiği belirlendi. Söz konusu transferlerin fonların ödeme güçlüğüne düşmesinden önce yapıldığı da bildiriliyor. Tam da bu nedenle devletin elini çabuk tutması gerekiyor. Çünkü para yurt dışına çıktıktan sonra mesele yalnızca “paranın nerede olduğunu bulmak” olmaktan çıkıyor. Para başka bir hesaba, başka bir şirkete, başka bir ülkeye, hatta başka bir varlık türüne dönüştürülebilir. Hızlı tespit et, sonra dondur Türk Ceza Kanunu’nun 282. maddesinde, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçu düzenleniyor. Suçtan elde edilen malvarlığı değerlerinin yurt dışına çıkarılması da madde kapsamında suç fiili olarak düzenleniyor. Suçtan elde edilen bu gelir yurt dışına çıkarıldığında aklama suçu gerçekleşmiş olur. Ama burada en önemli mesele ceza davasının yıllar sonra bitecek sonucunu beklemek değildir. Para bugün bulunabiliyorsa bugün bulunmalıdır. Çünkü yarın çok geç olur. Bugün bir İsviçre hesabında bulunan para yarın başka bir hesaba, gelecek hafta başka bir ülkeye gönderilebilir. Daha sonra bir şirketin sermayesine, taşınmaza, menkul kıymete veya başka bir varlığa dönüştürülebilir. İşte uluslararası varlık kurtarma mekanizmaları tam da bunun için var. MASAK’ın elindeki istihbarat aracı: EGMONT Egmont Group, dünya genelindeki 186 mali istihbarat birimini bir araya getiren uluslararası bir ağ. Amacı, mali istihbarat birimleri arasında bilgi ve istihbarat paylaşımını kolaylaştırmak. Dolayısıyla MASAK’ın burada yapabileceği iş yalnızca geçmiş para hareketlerini incelemek değil. Yurt dışına çıktığı belirlenen paranın hangi ülkede, hangi hesapta veya hangi finansal yapı içinde bulunduğunun mümkün olduğunca hızlı biçimde araştırılması gerekiyor. Egmont tek başına banka hesabını donduran veya parayı Türkiye’ye getiren bir mekanizma değil. Zaten Egmont’un kendisi de kolluk veya soruşturma makamı olmadığını açıkça belirtiyor. Fakat doğru bilginin doğru ülkeye ve doğru zamanda ulaştırılması açısından kritik bir kanal. Adalet Bakanlığı da devreye girmeli Paranın bulunduğu ülke tespit edildiğinde ikinci aşama daha da önemli. Adalet Bakanlığı, uluslar- arası adli yardımlaşmada Türkiye’nin merkezi makamı. Bu kapsamda yabancı ülkelerden banka kayıtları, şirket belgeleri, malvarlığı bilgileri istenebildiği gibi, delil toplamak amacıyla arama ve el koyma işlemleri de talep edilebiliyor. Yani Türkiye’nin önünde kullanılabilecek hukuki yollar var. Mesele bu yolların ne kadar hızlı kullanılacağı. StAR’ı bekletmeyin: “Hemen. Şimdi” Dünya Bankası ve Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi’nin ortak girişimi olan StAR’ın (Stolen Asset Recovery) amacı, yurt dışına çıkarılmış suç gelirlerinin izlenmesi, dondurulması, müsaderesi ve geri alınması konusunda ülkelere yardımcı olmak. Uluslararası varlık kurtarma mekanizmalarında ilk hedef: parayı hemen Türkiye’ye getirmekten önce, paranın bulunduğu ülkede hızla dondurulmasını veya el koyulmasını sağlamaktır. Üstelik bunun dünyada çok sayıda örneği var. Malezya’nın 1MDB dosyasında Endonezya’da bulunan 126 milyon dolar değerindeki Equanimity yatı 2019’da Malezya’ya iade edildi. Nijerya’nın Abacha dosyasında ise Jersey’de bulunan 311.8 milyon dolar, ABD’nin başlattığı müsadere süreci ve ABD-Jersey-Nijerya işbirliği sonucunda 2020’de Nijerya’ya geri döndü. İngiltere’den de yaklaşık 20.6 milyon dolar 2022’de iade edildi. Daha da çarpıcı olan, Petrobras/Lava Jato soruşturmasında yaşandı. Brezilya kaynaklı suç gelirleri kapsamında İsviçre’de yaklaşık 800 milyon dolar donduruldu ve farklı aşamalarda önemli tutarlar Brezilya’ya iade edildi. Yani para sınır dışına çıktığında hikaye bitmiyor, doğru zamanda harekete geçilir, varlık dondurulur ve ülkeler arasında koordinasyon sağlanırsa para yeniden ülkeye getirilebiliyor. Bu örneklerin ortak noktası dikkat çekici: - Hızlı hareket edildi. - Önce paranın izi bulundu. - Sonra varlıklar donduruldu veya el konuldu. - Ardından hukuki süreç işletildi ve varlıklar ülkeye döndü. StAR’ın hazırladığı uygulama rehberleri de uluslararası varlık kurtarmanın yalnızca hukuki değil, aynı zamanda hızlı ve koordineli bir soruşturma gerektirdiğini vurguluyor. StAR’ın kendi rehberinde “erken başlayın, önce iz sürme ve dondurma adımlarını atın, sonra müsadere ve iade sürecine geçin” deniyor. Yani iş işten geçmeden elinizi çabuk tutun uyarısı yapılıyor. Yurt dışına çıkan paranın peşine mahkeme kararları kesinleştikten sonra düşmek, hırsızın kaçmasına seyirci kalıp evin kapısını sonradan kilitlemeye benzer.