Reklamsız Sözcü
MURAT MURATOĞLU

Zorlu ikinci yarı fikstürü

10 Temmuz 2015

Hem dışarıdan hem içeriden yılın ikinci yarısına devreden sorunlar bir hayli canımızı sıkacak gibi görünüyor. Bölgesel ve küresel koşullar her geçen gün olumsuzlaşıyor. Bakın Rusya krize girdi, bu yıl gelen turist sayısında şimdiden bir milyon kişi azalma var. Sürpriz mi? Hayır, bekleniyordu.
Haliyle, turizm, ihracat gibi gelirlerimiz azalırken, iç talep durgunlaşıyor. Dışsal koşulların yılın kalanında da bize pek yardımcı olmayacağı aşikâr…

YANLIŞ BİR DEĞİL Kİ!

Peki, bizim söz hakkına sahip olduğumuz içsel konularda durum ne? Ekonominin üç atlısı enflasyon, cari açık ve büyüme sorunlarını çözebildik mi? Nerede? Hatta gelişmekte olan ülkeler arasında en kötüsü biziz…
Uyguladığımız büyüme politikaları külliyen yanlış!
Tasarruf oranları giderek azalan bir ülkenin, üreterek değil de tüketerek kalkınmaya çalışması kadar anlamsız bir şey olamaz. Biz bu anlamsızlığa hâlâ anlam yüklüyoruz.

TASARRUF OLMADAN ANCAK OTURURSUN

Yetmiyor, tükettiğimiz ürünleri de ithal ediyoruz. Türkiye'nin üretim imkânları ile artan tüketimi karşılayabilme imkânı yok. Her daim yabancı kaynak kullanmak zorunda… Yani biz tüketmeden, ithal etmeden büyüyemiyoruz.
Cari açığın da bir sınırı var. Bir yerden sonra dayanılmaz hale geliyor. Büyümenin dış kaynakla finanse edilmesi sürdürülebilirliğini ortadan kaldırır. Kaldırıyor da… Sağlıklı ve dengeli büyüme için yatırım ve üretimin kendi tasarruflarımızla yapılması gerekir.

BİR DEVİR KAPANIYOR

Peki, büyüme çarkı nasıl dönüyor? Bankalar yurtdışından borç buluyor. O parayı içeride vatandaşlara kredi olarak dağıtıyor. Vatandaş o paranın yüzde 60'ını yine yabancı menşeili mallar için harcıyor.
Yılın ikinci yarısında, dünyada da bir devrin kapandığına şahit olacağız. Dünya tarihinde eşi benzeri görülmemiş yoğunlukta yaşanan parasal genişlemelerin, para akımlarının, sıcak paraların ekonomilerin en büyük şansı olduğu dönem resmi olarak sona erecek.

KAPA GÖZÜNÜ

Anlamı şu; Bizim değirmene daha az su gelecek.Böylesi bir ortamda ülkeyi kimler yönetecek? Bilemiyoruz. Ya çıtkırıldım bir hükümet ya da erken seçime giden geçici bir yönetim… Bütün bu sorunların altından kalkabilecek mi? Zor!
Suriye işi ne olacak? Suriyeliler ne yapacak? Maliyetleri bize mi kaçacak? Çok zor! Piyasalar bir süre daha bu gerçekleri görmemeyi tercih edebilir. Sonrasında da yandım, bittim diye bağırmak adettendir.

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp