Reklamsız Sözcü
SONER YALÇIN

Dikkat Aranıyor: Hytham Qassap

24 Aralık 2015

Adı, Carla Del Ponte (d.1947).
İsviçreli.
Dünyanın en tanınmış savcılarından.
Lahey Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde savcılık yaptı.
BM Güvenlik Konseyi'nde savcı olarak çalıştı.
Kosova Kurtuluş Ordusu tarafından yapıldığı iddia edilen organ ticareti gibi birçok soruşturmada görev aldı.
Son olarak BM Bağımsız Suriye Komisyonu'nda bulundu.
Suriye'de yaptıkları soruşturmalar sonucunda dünyaya şunu açıkladı:
“Suriye'deki bulgulara göre bu ülke topraklarında kimyasal silahı muhalifler kullanıyor.” (5 Mayıs 2013)
ABD Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nden Prof. Thedore A. Postol, BM Suriye denetçilerinin bulguları üzerine yaptıkları çalışma sonucu, Şam Guta'da 1.400 kişiyi öldüren kimyasalın muhaliflerin kontrol ettiği alandan atıldığını ispat ettiklerini açıkladı.
Peki…
Muhaliflere kimyasal silahı/sarin gazını kim veriyordu?
Bu soru yanıtını ararken Suriye, Şam Guta'da kullanılan kimyasalın Türkiye'den sokulduğunu iddia ederek, Türkiye hakkında soruşturma başlatılması için BM'ye başvurdu!
Suriye'nin elindeki delillerden biri, Adana Cumhuriyet Savcısı Mehmet Arıkan tarafından 22 Temmuz 2013 tarihinde Adana Ağır Ceza Mahkemesine evrakları sevk edilen davaydı.
Bir diğeri; Bursa'dan temin edilip Suriye güvenlik güçlerinin Lazkiye'de yakaladığı 3 kamyon kimyasal maddeydi.
Suriye'de yakalanan kamyonlar soruşturmasıyla ilgili neler oldu bilmiyoruz.
Bildiğimiz Adana'da neler olduğu…
Reyhanlı'da 52 vatandaşımızın hayatını kaybettiği iki araçlı bombalı saldırıdan dört gün sonraydı.
Tarih: 15 Mayıs 2013
Adana Emniyet Müdürlüğü'ne ihbar geldi. Yabancı uyruklu bir El Kaide mensubu sarin gazı temin etmek için görüşmeler yapıyordu.
Savcı Mehmet Arıkan bir gün sonra düğmeye bastı…

Nasır Erdoğan

Adana polisi ihbar edilen “Hytham Qassap” adlı kişiyi takibe başladı.
35 yaşındaydı. Suriyeliydi. Ama Suudi Arabistan'da büyümüştü.
Türkçe, “Heysem Kassap” adını kullanıyordu.
Kod adı, “Abu Salah” idi.
BM'nin terör listesine koyduğu Nusra'ya mensuptu.
Asıl patronu Halep'teki Abdul-Gani idi. Bu kişi, CIA raporunda Nusra Cephesinin Askeri Tedarik Şefi'ydi. “The Emir” olarak biliniyordu.
Tarih: 28 Mayıs 2013.
Suriyeli Hytham Qassap ve 12 kişi sarin gazı yapımında kullanılan kimyasal maddelerle yakalandı.
Qassap'ın evinde yapılan aramada kimyasal maddeleri atan füzeler ve çalışma sistemleri gibi konularda çizimler ve bilgiler içeren dokümanlar bulundu.
Ne olduysa bundan sonra oldu…
Gözaltına alınan 13 kişiden yedisi polis sorgusundan sonra serbest bırakıldı. Bunlardan biri, Qassap'ın evinde kaldığı Suudi Arabistanlı Nasır Erdoğan idi. Telefon görüşmelerinde Erdoğan'dan “Şeyh Ebu Umeyr” diye bahsediyorlardı.
Savcılık sorgusundan sonra tutuklama istemiyle mahkemeye sevk edilen altı kişiden beşi tutuklandı; biri adli kontrol kararıyla serbest kaldı.
Tarih: 17 Temmuz 2013.
Hytham Qassap dışındaki tüm sanıklar tahliye edildi.
Bu “bırakılış” önemliydi. Çünkü…
Bu karardan beş gün sonra savcı, 22 Temmuz 2013'de 190 sayfalık iddianameyi hazırlayarak mahkemeye sundu. (Soruşturma No: 2013/351, Esas No: 2013/139, İddianame No: 2013/120
İddianameye göre, Hytham Qassap silahlı terör örgütüne üye olmak ve terör örgütüne silah temin etmekten 25 yıla varan cezayla hapis isteniyordu.
Diğer sanıklar için istenen ceza 15 yıl idi.
Tarih: 30 Ekim 2013.
Adana 10'uncu Ağır Ceza Mahkemesi'nin ilk duruşması başladı.
AKP Yüreğir ilçe yöneticisi sanık avukatı Halis Yetkiner'in sözleri duruşmaya damga vurdu:
“Bu dava hukuki değil siyasidir. Türkiye'nin dışarıdaki ilişkilerini zedeleyecek bir davadır.”
Ve… Hytham Qassap da tahliye edildi!..
İki gün sonra…

Ara da bulasın

Tarih: 2 Kasım 2013.
2'nci Hudut Alay Komutanlığı'na bağlı Yeşilce Hudut Karakolu'nda görevli devriye timi, Hatay'a bağlı Narlıca beldesi yakınlarından Suriye'ye gitmekte olan üç araçtan şüphelendi.
“Dur” ihbarına rağmen durmayınca önce havaya uyarı ateşi açtılar sonra aracın tekerlerine ateş açtılar.
Araçlarda bulunanlar kaçarak Suriye sınırını geçmeyi başardı.
Tek kişi yakalandı. Bu kişi Bosna Hersek uyruklu Fransız vatandaşı S.H. idi.
Araçlarda her biri yaklaşık 50 kilo ağırlığında 20 çuval dolusu kükürt ve kapakları mühürlü vaziyette 8 adet varil ele geçirildi.
Sonra ne mi oldu?
S.H tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
Kimyasal silah yapımında kullanılan kimyeviler “kükürt kaçakçılığına” indirgendi!
Sonra Gaziantep'de…
Sonra Kayseri-Malatya karayolunda…
Sonra…
2014 yılı başında MİT TIR'ları meselesi ortaya çıkınca bir daha güvenlik güçleri silah ve kimyasal maddelere ilişkin operasyon yapamaz hale geldi.
Sonra neler oldu bilmiyoruz.
Bilgileri sadece yabancı istihbarat örgütlerinin ülke gazetecilerine sızdırdıkları haberlerden öğreniyoruz.
Maalesef… Bu gazetecilerin tamamı Türkiye'yi işaret ediyor.
İleride bunun faturası bakalım kimlerin hanesine yazılacak?
Bu bilindiği için… Yani…
Batı medyasında Adana'daki dava o kadar çok yazıldı ki, “Hytham Qassap” hakkında tekrar tutuklama kararı çıkarıldı. Ama ara da bulasın!..
Sonuçta…
Biliyoruz ki, kimi ülkeler ellerindeki belgeleri tehdit amaçlı tutuyorlar.
Şimdilik.

Soner Yalçın
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp