Sözcü Plus Giriş
UĞUR DÜNDAR

Levent Üzümcü’yü kovarak Onurlu Yaşam Ödülü verdiler…

27 Ağustos 2015

… Ço­cuk­lu­ğun­dan iti­ba­ren ki­me bir hak­sız­lık ya­pı­lır­sa san­ki ken­di­si­ne ya­pıl­mış gi­bi his­se­di­yor, o duy­guy­la da hep ezi­le­nin, mağ­dur ola­nın ya­nın­da yer alı­yor­du.
İl­ko­kul­da öz­gür­lük üze­ri­ne de­ne­me yaz­ma­la­rı is­te­nin­ce, Mon­ta­ig­ne'den “Öz­gür­lü­ğü­me o ka­dar düş­kü­nüm ki, şu kos­ko­ca dün­ya­da hiç gi­de­me­ye­ce­ği­mi bil­di­ğim hal­de Hin­dis­ta­n'­ı ba­na ya­sak et­se­ler, ye­rim­de du­ra­mam, ora­ya git­mek is­te­ri­m” cüm­le­siy­le baş­la­yan bir kom­po­zis­yon yaz­dı. Ama Türk­çe öğ­ret­me­ni be­ğen­me­miş­ti. Ce­za ola­rak, Yah­ya Ke­ma­l'­den “Sü­ley­ma­ni­ye'de Bir Bay­ram Sa­ba­hı­” şi­iri­ni in­ce­le­me öde­vi ver­di!..

* * *

As­ker­li­ği­ni Ye­dek­su­bay As­teğ­men ola­rak ya­par­ken bir gün, er­ler­den bi­ri, elin­de kat­lan­mış ve çok es­ki­miş bir mek­tup­la gel­di. Mek­tup ha­mi­li­ne ya­zıl­mış­tı. Ba­ba­sı ço­cu­ğu­na “Bu mek­tu­bu en sev­di­ğin ve gü­ven­di­ğin ko­mu­ta­nı­na ve­r” de­miş, o da ona getirmişti.
Mek­tup “Sev­gi­li ko­mu­ta­nı­m” di­ye baş­lı­yor­du. “Ben bu ço­cu­ğu Hak­ka­ri'de kur­da-ku­şa yem ol­ma­sın di­ye sı­ğı­nak­lar­da sak­la­dım, o ne­den­le oku­ma yaz­ma öğ­re­te­me­dim, oku­la gön­de­re­me­dim. Va­ta­na mil­le­te ha­yır­lı bir ev­lat ol­sun di­ye şim­di or­du­ya yol­la­dım. Sen­den ri­cam ko­mu­ta­nım, bu ço­cu­ğa oku­ma yaz­ma öğ­ret…”
Hak­ka­ri­li as­ker ba­ba­sı­nın is­te­ği onu de­rin­den et­ki­le­miş­ti.
Bu­nun üze­ri­ne ta­bur­da bir araş­tır­ma yap­tı. Ken­di­sin­den 10 yaş kü­çük, gen­ce­cik er­ler ara­sın­da 18'i­nin oku­ma yaz­ma bil­me­di­ği­ni gör­dü. Ta­bur ko­mu­ta­nı­nın da iz­niy­le, kı­sa dö­nem öğ­ret­men as­ker­ler­den ri­ca ede­rek, bir oku­ma yaz­ma sı­nı­fı kur­du.
Kurs so­nun­da o er­le­rin tü­mü oku­yup yaz­ma­yı öğ­ren­miş­ler­di.

* * *

Kon­ser­va­tu­va­rı de­de­si­nin gön­de­re­bil­di­ği üç ku­ruş­la oku­mak zo­run­day­dı. Ev ki­ra­sı ve ya­kıt pa­ra­sı der­ken, elin­de avu­cun­da bir şey kal­mı­yor, ya­şa­mak­ta zor­la­nı­yor­du. Ama oku­ma­nın ne ka­dar önem­li bir şans ol­du­ğu­nu ve her­ke­se mut­la­ka bu fır­sa­tın ve­ril­me­si ge­rek­ti­ği­ne ina­nı­yor­du.
Pro­fes­yo­nel ha­ya­ta atıl­dı­ğı ku­rum olan Bur­sa Dev­let Ti­yat­ro­su'n­da­ki ilk maa­şıy­la, 3 ke­man sa­tın alıp, 3 yok­sul öğ­ren­ci­ye he­di­ye et­ti.
Ara­dan 19 yıl geç­tik­ten son­ra ge­çen yıl, o öğ­ren­ci­ler­den bi­ri ken­di­si­ne ulaş­tı.
Ya­şa­dı­ğı şeh­rin TRT'­sin­de ke­man çal­mak­tay­mış. “A­bi sa­na çok te­şek­kür ede­ri­m” de­yin­ce ağ­la­mak­lı ol­du.
İh­ti­ya­cı olan öğ­ren­ci­le­re yar­dım et­mek, ona de­de­si­nin mi­ra­sıy­dı. Çün­kü o de­de, öle­ne ka­dar emek­li maa­şıy­la öğ­ren­ci okut­muş­tu.

* * *

Çok ba­şa­rı­lı bir te­ra­pist olan eşi Eb­ru, Ge­zi Di­re­ni­şi'n­den be­ri bun­ca teh­di­de, iti­bar­sız­laş­tır­ma ça­ba­la­rı­na ve yal­nız bı­rak­ma­la­ra kar­şın, ko­ca­sı­nın ya­nın­dan bir kez ol­sun ay­rıl­ma­dı. Bı­ra­kın ge­ri adım at­ma­sı ge­rek­ti­ği­ni söy­le­me­yi, ima bi­le et­me­di.
Fi­kir­le­ri ne­de­niy­le iş­siz kal­ma­sı, ek­me­ğiy­le oy­nan­ma­sı Eb­ru ol­ma­sa, da­ya­na­bi­le­ce­ği şey­ler de­ğil­di. O ve de­ğer­li eşi, ül­ke­miz­de­ki en bü­yük ek­si­ğin ai­le içi eği­tim ek­sik­li­ği ol­du­ğu­na ve ya­şa­dı­ğı­mız tüm kö­tü­lük­le­rin de bun­dan kay­nak­lan­dı­ğı­na inan­dık­la­rı için, iki oğul­la­rı­nı da vic­dan­lı, an­la­yış­lı ve em­pa­ti sa­hi­bi bi­rer in­san ola­rak ye­tiş­tir­me­ye ka­rar­lı­lar.

* * *

Özel­lik­le son 10 yıl­dır Şe­hir Ti­yat­ro­la­rı'n­da oy­na­dı­ğı her oyun, aday­lık­lar­la ve ödül­ler­le de­ğer­len­di­ril­di. Ba­rut Fı­çı­sı, Mas­ke­li­ler (Bu oyun­da­ki per­for­man­sıy­la Sad­ri Alı­şık 2009 Ödül­le­ri'n­de Yı­lın En Ba­şa­rı­lı Oyun­cu­su se­çil­di. Mas­ke­li­ler oyu­nu tüm dal­lar­da Yı­lın Oyu­nu, De­ko­ru ve Yö­net­me­ni ödül­le­ri­ni ka­zan­dı), Teh­li­ke­li İliş­ki­ler (2012 Afi­fe Ja­le, En Ba­şa­rı­lı Oyun­cu Aday­lı­ğı ile Yı­lın En Ba­şa­rı­lı Yö­net­me­ni ve Yı­lın Pro­dük­si­yo­nu ödül­le­ri­ne la­yık gö­rül­dü), Bir Yaz Ge­ce­si Rü­ya­sı (Bu yı­lın Sad­ri Alı­şık Ödül­le­ri'n­de ona Yı­lın En Ba­şa­rı­lı Er­kek Oyun­cu­su ödü­lü­nü ka­zan­dır­dı­ğı gi­bi, ay­nı tö­ren­de Yı­lın En Ba­şa­rı­lı Yar­dım­cı Er­kek Oyun­cu­su ödü­lü­nü de Ar­da Ay­dın al­dı. Afi­fe Ja­le'de Yı­lın Pro­dük­si­yo­nu, Yı­lın De­ko­ru ve yar­dım­cı rol­de Yı­lın En Ba­şa­rı­lı Oyun­cu­su -rah­met­li Ya­vuz Şe­ker- ödül­le­ri gel­di.)
Bun­ca yo­ğun­luk ve güç­lük ara­sın­da özel ti­yat­ro da yap­tı.
Bah­ti­yar En­gin ve Yıl­dı­ray Şa­hin­le­rle İs­tan­bul Halk Ti­yat­ro­su'nu kur­du. Ge­çen yıl Ti­yat­ro İs­tan­bu­l'­da ikin­ci kez Sad­ri Alı­şık Oyun­cu Ödü­lü'nü al­ma­sı­nı sağ­la­yan “İs­tib­dat Kum­pan­ya­sı­”n­da oy­na­dı. Son ola­rak bu yı­lın Di­rek­le­ra­ra­sı Ödül­le­ri'n­de Va­sıf Ön­gö­ren Özel Ödü­lü'nü ka­zan­dı.

* * *

Son za­man­lar­da zih­ni­ni, po­li­ti­ka­cı­la­rın as­lın­da bi­zim bi­rer yan­sı­ma­mız ol­du­ğu ger­çe­ği çok yo­ru­yor. Zi­ra bu ka­dar vah­şi, bu ka­dar ya­lan­cı, bu ka­dar dü­zen­baz, sa­bit fi­kir­li ve vic­dan­sız ol­ma­dı­ğı­mı­za inan­ma­ya ih­ti­yaç du­yu­yor. O ne­den­le gü­ne­ba­kan çi­çek­le­ri gi­bi yü­zü­mü­zü ba­rı­şa, da­ya­nış­ma­ya, sa­na­ta ve onun ay­dın­lı­ğı­na dö­ne­ce­ği­miz gün­le­rin umu­duy­la ya­şı­yor.

* * *

Bun­ca ba­şa­rı­dan son­ra ne ol­du bi­li­yor mu­su­nuz?
Ya­şa­mı, ödü­le de­ğer ba­şa­rı­la­rı ve öz­gür­lük­ler uğ­ru­na ver­di­ği mü­ca­de­le ne­de­niy­le al­kı­şı ve rol mo­del ol­ma­yı hak eden Le­vent Üzüm­cü, son yıl­lar­da ina­nıl­maz sal­dı­rı­la­rın, yaf­ta­la­ma­la­rın, if­ti­ra­la­rın ve teh­dit­le­rin he­de­fi ha­li­ne gel­di.
Bun­ların yetmeyeceğini asıl amaçlarının işini yapamaz hale getirmek olduğunu daha önce yazmıştım. Nitekim ön­ce­ki gün, İBB Şe­hir Ti­yat­ro­la­rı'n­dan ko­vul­du!
Bel­li ki emir yük­sek yer­den gel­miş­ti!
Çün­kü Ge­zi olay­la­rı­na ka­tıl­mış, ıs­rar­lı tel­kin­le­re kar­şın se­yir­ci­sin­den baş­ka bir gü­cün önün­de eğil­me­mek­te di­ren­miş, ba­zı mes­lek­taş­la­rı Sa­ray­la­r'­da­ki da­vet­le­re ko­şar­ken o hiç­bi­ri­ne git­me­miş, muk­te­di­re ya­la­ka­lık et­me­miş­ti!
İş­te iş­le­di­ği bu suç­lar (!) çok sev­di­ği işin­den çı­ka­rıl­ma­sı­na yet­miş­ti.

* * *

Öy­le­si­ne za­val­lı­laş­tı­lar, göz­le­ri öy­le­si­ne ka­rar­dı ki, bu ce­za­nın (!) Le­vent Üzüm­cü gi­bi bir sa­nat­çı için “O­nur­lu Ya­şam Ödü­lü­” an­la­mı­na ge­le­ce­ği­ni bi­le gö­re­me­di­ler…

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more