Reklamsız Sözcü
SONER YALÇIN

“Sızıntı” dili

2 Ağustos 2017

Kadınlar Kadıköy'de miting yapıp haykırdı:
“Artık Yeter! Kıyafetime Karışma!”
Bir gün sonra…
Yandaş yazdı:
“Başörtülü generaller de olacak!”
Neden ısrarla kışkırtıcı dil kullanıyor?
Niye sürekli başörtüsünü tartıştırmak istiyor?
Onbaşı Halide Edip'in üzerinde daha büyük rütbe var mı?
Binbaşı Ayşe'nin üzerinde daha büyük rütbe var mı?
Kimin aklına gelir başörtülü olup olmadıkları?
Ama. Yandaş kaşıyor:
“Merve Kavakçı başörtülü olduğu için, büyükelçi yapılmasına karşılar!”
Anlamadıkları şu…
Biz…
Amerikan vatandaşlığına geçmiş kişiden rahatsız oluruz.
ABD çıkarlarına bağlılık yemini eden birinin, Türk Büyükelçisi yapılmasına karşı çıkarız.
İngiliz ajanı olduğu devletin resmi raporlarında yer alan bir şeyhin önünde diz çöken birinin Türkiye'yi Malezya'da temsil etmesine rıza göstermeyiz.
Biz…
Hıyanetten, hırsızlıktan, rüşvetten, tecavüzden, yalancılıktan, din simsarlığından rahatsızlık duyarız.
Biz…
Liyakata değil, inanca göre terfi yapılmasına karşı çıkarız.
Başörtülü olsun ya da olmasın tüm kızların- kadınların meslek sahibi olmasını canı gönülden destekleriz. Türk kadınıyla gurur duyarız.
Biz…
Kızların-kadınları “ev hapsinde” olmasına karşıyız.
Kız çocuklarımızın 13 yaşında evlendirilmelerine karşıyız.
Şiddet görmelerine karşıyız.
Okutulmamalarına karşıyız.
Yoksa…
Hayatın her alanında dimdik duran, mücadele veren, üreten kadınlara niye karşı olalım?
Biz…
Kadın-erkek eşitliğine inanırız.
Türk kadınının her görevi başarıyla yapacağına inanırız.
Biz…
Yobaz değiliz.
Peki…
Siz…
Neden iç karışıklık çıkarmak için çabalayıp duruyorsunuz?
Maksadınız var kuşkusuz…
Örneğin…

Ayıp… Ayıp…

Aynı yandaş kalem utanmadan şunu yazdı:
“Bu YAŞ sonucunda kimler terfi alacak? Generaller arasında da aynı telaş mevzubahis. Bu yaz kim ‘tüm' olacak kim ‘güm' olacak? Kim ‘kor' ve ‘or' olacak kimler ise ‘mor' olacak?”
Demek…
Türk Ordusu komutanlarının yüksek amaçları kariyer öyle mi?
Bakınız…
Kariyerizm düşünce sistemidir. Hedef için her yol mübah'tır.
Vatan aşkı yoktur…
Millet sevgisi yoktur…
Bağımsızlık şiarı yoktur…
Demek komutanların tek hedefi terfi öyle mi? Yoksa, “gümleyecek” ya da “moraracaklar” öyle mi?
Ayıp değil mi böyle bir yazı?
Türk Ordusu'nu bu derece küçültmenin maksadı nedir?
15 Temmuz FETÖ darbesine karşı direnç gösterenleri alçaltmanın amacı nedir?
Gizli bir öfke mi?
Ergenekon-Balyoz kumpasıyla başlayan Türk Ordusu'nun bağımsızlıkçı karakterini tasfiye etme stratejisi sürüyor.
FETÖ kumpaslarıyla Türk Ordusu'na dün yapmadığı hakaret kalmayan yandaşın, bugün Türk Ordusu'nu bu derece aşağılaması arasında fark yoktur. “Kutsal” görevine devam ediyor.
FETÖ darbesine direnen Türk Ordusu'nu küçük düşürenin bilinç altında ne olduğu bellidir:
Mehmetçik'e düşmanlık!
Kafası FETÖ Sızıntı'sı ile doludur çünkü.
Bu sebeple…
Mehmetçik'in kafasına çuval geçirenlerin safında bulunuyorl sürekli.
Biz biliriz…
Piyon'dur.

İdeolojik karargah

Biz…
FETÖ'nün “ideolojik karargahı” Abant Toplantısı'na katılanların, bugün Türk Ordusu'nu küçük düşürme gayretlerine şaşırmayız.
Aynı stratejiyi sürdürmeleri hiç tesadüf değildir.
“Askeri vesayet ile PKK kardeştir” diyen aynı kalemdir.
“Fethullah Gülen değerli bir sivil önderidir” diyen aynı yandaştır.
AKP'nin hafızası yok! Bu yandaşın şu sözünü unutmuştur:
“Genelkurmay'ın Gülen hareketine yönelik bu düşmanca tavrını hiçbir vicdan sahibi onaylayamaz. Genelkurmay karargâhının kimi toplumsal kesimlere kimi sivil örgütlenmelere bu şekilde düşman olma hakkı yoktur, olamaz… (İlker) Başbuğ yönetimindeki Türk Genelkurmayının şu an başlıca hedefi, Gülen hareketinin nüfuz alanının daraltılması ve faaliyetlerinin olabildiğince iğdiş edilmesidir. Bu zihniyeti paylaşan birçok yayın organı da Gülen hareketine ilişkin maksatlı, dezenformatif ve bel altı vuran yayınlar yapıyor…” (18 Nisan 2009)
“Genelkurmay bu gerçekle yüzleşmek zorundadır: Gülen hareketine düşman olmak demek, milyonlarca insanı karşısına almak demektir…” (22 Nisan 2009)
– “Defalarca yazdım yine yazıyorum… Türk ordusunun, Türk devletinin şehitlik tabiri üzerinden yaptığı şey ahlaksızca bir din istismarıdır…” (29 Ağustos 2009)
– “Türk ordusunun bir subayı orduevi bahçesinde Fethullah Gülen'in eserlerinden birini okuyabilecek, Zaman gazetesinin sayfalarını ‘atılma korkusu hissetmeden' çevirebilecek.” (24 Şubat 2010)
Uzatmaya gerek yok.
Taraf'tırlar.
Bilinçleri Abant Toplantısı'nda oluşturuldu.
Dün… Neocon patentli “askeri vesayet” sözünü dün diline pelesenk etti. Bugün… Türk Ordusu'nu aşağılamaya devam ediyor. Biz buna niye şaşıralım. Alıp koynunda besleyenler utansın!
Biz…
Bu oyunu biliyoruz.
Türk Ordusu üzerinden başörtüsü tartışması açmak istenmesinin gizli amacını biliyoruz.
Bin yıllık ordu geleneğini “gümlemeye”-”morarmaya” indirgemenin asıl maksadını biliyoruz.
AKP bunu görmek istemiyor, yapay övgü hoşuna gidiyor!
Biz…
Hep net olduk; çünkü akılcıyız.

Soner Yalçın
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp