Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Duble yol yapıldı, beton tüketimi arttı, sel felaketi kaçınılmaz oldu
Duble yol yapıldı, beton tüketimi arttı, sel felaketi kaçınılmaz oldu
Kendisini 'iklim için bir aktivizm imece'si olarak tarif eden 350 Ankara, geçtiğimi yıl yayınladığı bir rapor ile sel felaketlerinin nedenini açıkça ortaya koymuştu... Raporun en çarpıcı cümlesi ise, "Bugün Türkiye iklimi değiştiren gazları yüzde 125 daha fazla salarken, duble yollar sayesinde asfalt kaplanan alanlar neredeyse en büyük 4. göl kadarken, çimento üretimi ve tüketimi 3’e katlanmışken daha az sel felaketi beklenemez"di.
Yaşam 18 Temmuz 2017 - 14:33

Bugün İstanbul’da yaşanan sel ve baskın felaketi, bu büyük metropol hayatını mahvetti. İnsanlar, işlerine gidemedi, yağmurun doldurduğu çukurlarda mahsur kaldı, metrolar iptal oldu… 350 Ankara, geçen yıl Eylül ayında yayınladığı raporla, bugünün geleceğini işaret etmişti. “Bugün daha fazla sera gazının daha fazla iklim değişikliği olduğunu, daha fazla asfalt ve beton dökmenin doğa tahribatı ile iklim değişiklikliğinin etkilerini hızlandırdığını çok iyi biliyoruz” denilen rapor, 2014 yılında İklim Liderleri Ankara Deklarasyonu ile gelinen noktada beton ve asfalt dökülmesinin, ağaç kesilmesinin yasaklanma kararı alındığını hatırlatıyordu.

DUBLE YOL YAPTINIZ, İKLİMİ BOZDUNUZ

Sel felaketlerinin ana nedeninin IMO Ankara Şubesi Su Çalışma grubu tarafından toprak ile suyun bağlantısının kesilmesi olduğunu açıklayan rapor, olağanüstü iklim olaylarındaki artışa da dikkat çekiyordu.

Türkiye’de 1990-2014 arası seragazları emisyonlarının yüzde 125 artırıldığını, 15 bin kilometreden fazla yapılan duble yol ve kent içi otoyollarla doğanın daha fazla tahrip olduğunu belirten rapor, hem suyun toprakla buluşmaması sonucu iklim değişikliklerinin de hızlandığını vurguluyordu.


ÇİMENTO VE BETON TÜKETİMİ RİSKİ ARTIRIYORVeriler için ‘Sanayi Bakanlığı Çimento Sektör Raporu ve İklim Değişikliği Risk Yönetimi Raporları’nın dikkate alındığı rapor çimento ve beton üretim/tüketim endeksi kapsamındaki değişiklikleri de 5 maddede ele almıştı:

“1- Türkiye'de 1990 yılında 24,4 milyon ton çimento üretilirken 22,7 milyon ton ise tüketildi. O yıl toplam 19 sel felaketi Türkiye'de yaşandı.
2- 2002 yılına kadar 30 milyon tonu aşmayan çimento üretim ve tüketim miktarı daha sonra hızla arttı.
3- 2005 yılında 42,8 milyon ton çimento üretilirken tüketim 35 milyon tona çıktı. 2005 yılında sel felaketi sayısı 81'e çıktı.
4- Betonun ömrü 40, 50 hatta 100 yıl dense bile Türkiye daha çok çimento üretir ve tüketir, her yere beton döker hale geldi. 2015'de 78 milyon ton üretildiği ve 62 milyon ton çimento tüketildiği tahmin ediliyor. 2015'de sel felaketi sayısı ise 249 ile rekor kırdı.
5- 2023 için Türkiye 100 milyon ton çimento üretmeyi ve 80 milyon ton tükettirmeyi hedefliyor. Bu durumda sel felaketi riskinin çok daha fazla artacağı kesin.”

DAHA AZ SEL BEKLENEMEZ

Raporun son cümlesi ise bugün yaşanılanların önceden nasıl haberdar edildiğine iyi bir örnekti: “Bugün Türkiye iklimi değiştiren gazları yüzde 125 daha fazla salarken, duble yollar sayesinde asfalt kaplanan alanlar neredeyse en büyük 4. göl kadarken, çimento üretimi ve tüketimi 3'e katlanmışken daha az sel felaketi beklenemez.”


Yaşam 18 Temmuz 2017 - 14:33