Sözcü Plus Giriş

İki yılda bir kontrol ettirin

KadıköyŞifa Ataşehir Hastanesi Göz Hastalıkları uzmanı Op. Dr. Şehvar Nefesoğlu, glokom hakkında önemli bilgiler verdi

Güncellenme: 15:26, 28/02/2016
İki yılda bir kontrol ettirin

Genelde 60 yaşını aşmış kişilerde görüldüğü düşünülen ‘glokom’ yani göz tansiyonu hastalığı körlüğe neden olabiliyor. Op. Dr. Şehvar Nefesoğlu, hastalığın genç yaşlarda da görülebileceğini ve bu nedenle 30 yaşından sonra iki yılda bir, 50 yaşından sonra da her yıl göz muayenesi yaptırmanın önemli olduğunu vurguladı.

Glokom hastalığı halk arasında kabaca göz tansiyonu olarak bilinir. Aslında hastalık; göz içi basıncının, göze gelen kan akımını azaltacak seviyeye gelmesi ile baslar. Bu genelde 21 – 22 mmHg'nin üzerindeki seviyelerde ortaya çıkar. Eğer hastanın damar sertliği, diyabet vb. diğer damar bozuklukları da varsa bu hasar daha düşük basınç seviyelerinde de olabilir.

GÖZ TANSİYONUNU TETİKLEYEN SEBEPLER

Hastalığın ortaya çıkış sebebi genellikle yapısaldır. Az sayıda vakada kortizon kullanımı, diyabet, travma vb. sebeplerle de glokom ortaya çıkabilir. Genelde 60 yaş üzeri hastalığıdır ama her yaşta ortaya çıkabilir. Yeni doğan bebekte ortaya çıktığında göz basıncı artmaz çünkü gözün elastikiyeti yüksektir bu yüzden göz genişler ve büyüyüp incelir. 40 yaş üzerinde görülme sıklığı ortalama yüzde 2, 60 yaş üzeri yüzde 10'dur. Ailede glokom olması hastalığın ortaya çıkma riskini 8 kat artırır.

GLOKOM NASIL ORTAYA ÇIKAR?

Glokom hastalığı yavaş ilerleyen bir hastalıktır. Göze az kan gelmesine bağlı olarak beslenme bozukluğu başlar ve sinir lifleri dış kısımdan merkeze doğru yavaş yavaş zayıflayarak ölürler. Her bir göz sinirinde yaklaşık 1.000.000 (bir milyon) sinir lifi olduğundan ve merkezdeki lifler en son etkilendiğinden görme keskinliği en son asamaya kadar korunur. Ancak görme alanı yavaş yavaş daralır. Hastanın gözünde ağrı olmadığından ve her 2 göz görme alanı açısından birbirini desteklediğinden, hastanın kendi kendine bu rahatsızlığı anlaması en son döneme kadar pek mümkün olmamaktadır. Bu yüzden 30 yaş sonrası; en geç 2 yılda 1 kez, 50 yaş sonrası her yıl, rutin göz muayenesi çok önemlidir.


TEDAVİSİ VAR MI?

Hastalığın tanısı konduktan sonra tedavisi çok basittir. Ama tedavi ancak var olan durumu korur, o güne kadar oluşmuş hasar kalıcıdır ve hiçbir tedavi ile düzeltilemez. Çünkü göz sinirlerinin rejenerasyon (kendini yenileme) özelliği yoktur. Çoğunlukla basit bir damla ile hastalık tedavi edilir. Komplike ve ağır tablolarda lazer tedavisi ve cerrahi yöntemlerde kullanılır.

Tedavi mevcut hasarları düzeltemeyip ancak var olan durumu koruduğundan hastaların rutin göz kontrollerini yaptırmaları, özellikle risk grubundaki hastaların (ailevi yatkınlık, ateroskleroz, kortizon kullanımı yüksek, hipermetropi vb.) bu konuda hassas olmaları çok önemlidir.