Sözcü Plus Giriş
RAHMİ TURAN

Çimenin rengi!

21 Ekim 2019

Amerikan şımarığı Donald Trump ile son zamanlardaki atışmalarımız bana eski bir öyküyü hatırlattı:

Arkadaş olan kurt ile eşek tartışıyorlarmış.

Kurt “Çimenlerin rengi yeşildir!” demiş.

Eşek “Hayır, çimen sarıdır!” diye tutturmuş.

Sonunda gidip tartışmalarını Ormanlar Kralı Aslan'a anlatmışlar.

Aslan, tarafları dinledikten sonra kurda bir hafta hapis cezası, eşeğe de özgürlük kararı vermiş.

Eşek “Harika” diye sevinerek giderken kurt şaşkın bir halde Aslan'a sormuş:

“Gerçekten sen de çimeni sarı mı görüyorsun?”

Aslan “Hayır, çimen elbette ki yeşildir” demiş.

Kurt daha da şaşırarak “O halde neden bana bir hafta hapis cezası verdin?” diye sormuş.

Aslan “Bu ceza sana, eşekle tartıştığın içindir!” demiş. Lâftan anlamayanlara nasıl lâf anlatabilirsin ki?

Kıssadan hisse: Tabii ki, gerçekte bu öykünün Trump ile bir ilgisi yoktur. Var gibi görünüyorsa sadece tesadüften ibarettir!

Müzik insanların evrensel dilidir.

İyi ki yetenekli bestekârlarımız çıkmış, kuşaktan kuşağa geçecek harika besteler yaratmışlar.

Son zamanlarda pop müziği revaçta olsa da Türk musikisinin hiçbir zaman önemini ve değerini kaybetmeyeceği inancındayım.

Cervantes “İnsan Şarkı söylemekle acılarını uzaklaştırır” der.

Beethoven de müziği “Erkeklerin yüreklerinden alev, kadınların gözlerinden ise yaş çıkartır” diye tarif eder.

Amatör bir müzisyen arkadaşım vardı. Onun bir sözünü hiçbir zaman unutamam. Bir kutlama yemeğinde hem ut çalmış, hem de şarkılar söyledikten sonra:

“Bir vasiyetim var, bırakın müzikle öleyim!” demişti.

Atatürk'ün şu sözleri de bir ders niteliğindedir:

“Bir milletin uygarlığının göstergesi, müzik zevki ve müziğe olan ilgisidir.”

★★★

Türk müziğinin anıt bir ismi var: Prof. Dr. Nevzat Atlığ… 14 Ekim 1925 doğumlu… Geçen hafta 94'üncü yaş gününü kutladı.

Nevzat Atlığ, 70 yılı bulan sanat hayatında yönettiği radyo, televizyon ve sahne konserlerinden oluşan çok zengin ses ve görüntülü müzik arşivini İstanbul Üniversitesi'ne bağışladı.

Üniversite bu müthiş müzik hazinesini kamuoyunun hizmetine sunacak.

Arşiv, Türk müziğinin 6 asırlık repertuvarından örnekler içeriyor.

Yüzlerce konser, 50'den fazla seçkin bestekârın hayat hikâyeleri ve eserlerinden örnekler arşive ayrı bir zenginlik katıyor.

Bugün, İstanbul Üniversitesi'nin Beyazıt'taki merkez binasında, müzik hazinesinin Türk Müziği Araştırma ve İnceleme Merkezi OMAR'a aktarılması nedeniyle bir saygı töreni yapılacak.

İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak'ın açılış ve teşekkür konuşmasından sonra Prof. Dr. Nevzat Atlığ arşivin içeriği hakkında açıklamalarda bulunacak.

Törenin en ilginç bölümü Prof. Dr. Ali Rıza Kural, Dr. Adnan Çoban, Osman Nuri Özpekel ve Münip Utandı'nın solist olarak söyleyecekleri Türk müziği şarklıları olacak.

Günümüzde gençlerin fazla ilgi göstermediği Türk musikisini bu gibi fedakâr sanatçılar ve arkadaşları ayakta tutuyor.

Atatürk'ün sözünü unutmayalım:

“Bir milletin uygarlığının göstergesi müzik zevki ve müziğe olan ilgisidir.

Gar rezaleti!

Ekrem İmamoğlu, Devlet Demir Yolları'na tepki göstermekte haklıdır

Sen kimin malını kime veriyorsun ey TCDD?

Tarihi Haydarpaşa ve Sirkeci gar binaları ile ek yapı ve arazileri senin babanın malı değil, bu milletin malıdır.

İhaleyi, eskiden “Bilal Erdoğan'ın Okçuluk Vakfı”nda az maaşla genel müdürlük yapmış olmaktan başka bir özelliği olmayan 33 yaşındaki bir adama vermek, partizanlığın tipik bir örneğidir.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, gar binalarını ve garlara bağlı arazileri “kültür ve sanat merkezi” haline getirerek yalnız İstanbul'un değil, tüm Türkiye'nin hizmetine açacaktı.

İşe particilik girince böyle oldu. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin şirketleri hukuk dışı elenerek nihai toplantıya çağrılmadı bile…

Bir hazine değerinde olan tarihi garlar tüm bina ve ekleriyle (15 yıllığına) ayda 350 bin lira kira ile Okçuluk Vakfı eski Genel Müdürü (dolaysıyla Bilal Erdoğan'ın arkadaşı) Hüseyin Avni Önder'e verildi.

İhaleyi kazanan Hüseyin Avni Önder'in şirketi mi çok güçlü yoksa arkasında başka bir güç mü var, bilinmiyor!

Durum mahkemeye intikal edecek. Son söz yargının. Yargıya güvenmeyip de ne yapacağız?

Haydarpaşa ve Sirkeci garlarının gerçek sahibi olan İstanbul halkının tüm gücüyle İmamoğlu'nu desteklemesi gerekiyor.

GÜNÜN SÖZÜ

Kaleme bile sırrını verme, gider kâğıda yazar!

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more