Sözcü Plus Giriş
ÇİĞDEM TOKER

Akkuyu’ya ikna için milyonlar harcanacak

1 Haziran 2020

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, 2019-2023 dönemini içeren Stratejik Plan'ı mayıs ayı içinde yayımladı.

(Gelecekteki bir dönemi anlatan plan kavramına, bitmiş bir yılın neden dahil edildiğini bilmiyoruz.)

Planda Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) için ayrılmış bölümler, bugünkü konumuz.  Akkuyu NGS inşaatının sürdüğü Büyükeceli'deki halkın tepkisinden haberdarız.

Ancak plandaki anlatımlara baktığımızda, iktidar açısından da Akkuyu NGS projesinde “işlerin” iyi gitmediği anlaşılıyor.

Aksi takdirde medyadaki “önyargılı” algıyı düzeltmek üzere iletişim faaliyetlerine 2.8 milyon TL ayrılır mıydı?

Evet 2.8 milyon TL. Bu tutar 2023 yılına kadar,  “nükleer enerji şöyle iyidir böyle iyidir, şahanedir” demek için bütçeden harcanacak kaynak.

Bunun yanı sıra, kulislerde bir de Rusya'nın Türkiye'de kurduğu şirket Akkuyu A.Ş.'de büyük bir kampanyanın planlandığı konuşuluyor.  Kampanya kararında, son kamuoyu yoklamalarında nükleer santrale karşıtlık oranının eskiye oranla çok yükselmesinin payı etkili olmuş. İlginç bir not: Planlanan büyük kampanya için yapılacak harcamaların Rusya'nın Türkiye'de kurduğu Akkuyu  A.Ş.'den çıkması isteniyor ancak Rusya bürokrasisinde işler ağırdan alınıyormuş.

★★★

Akkuyu NGS'nin sosyal medya hesabında sahte bir samimiyetle seslendirilmiş videoyu gördünüz mü? Oradan bir bölüm:

“Yemekten önce ve sonra eller yıkanır. Gelen misafire de kolonya ikram edilir. Yani bir enerjisi vardır bu milletin. Az kaldı biraz daha sabret. Yüksek enerjiyle kucaklaşmak için hasretle şimdilik gönülden sağ ol Türkiye.”

El yıkama, kolonya, milletin enerjisinden nükleer santrale uzanan çağrışımları keşfeden zeka göz alıcı.

‘DSİ ihalelerini TOKİ yaparsa'

Bir önceki yazımda DSİ ihalelerini, TOKİ'nin yapmaya başladığını yazdım. Yazıda, bu görülmemiş uygulamadaki sebebin, DSİ'nin mali kaynaklarındaki zayıflama olduğu ve projelerde denetimi kimin yapacağı konularına yer verdim. Eğer denetimi bu konuda birikimli kadroları olan DSİ yapmazsa, müşavirlik şirketlerine yeni kazanç kapıları mı açılacağını sordum.

DSİ Genel Müdürlüğü Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği'nden açıklama geldi. Olumlu bir haber: TOKİ'nin ihale ettiği DSİ projelerinde, kontrollük hizmetlerinin DSİ tarafından yürütülmesi için hazırlık yapılıyormuş. DSİ, bu amaçla hazırladığı Uygulama Protokolü'nü TOKİ'ye göndermiş. İmza aşamasına gelinmiş.

DSİ açıklamasında kendi projelerini neden TOKİ'nin ihale ettiği sorusunun cevabı yok ama şu bilgiler yer alıyor:

“TOKİ ile DSİ arasında imzalanan çerçeve protokol kapsamında ülkemizin çeşitli bölgelerinden 24 adet işin ihalesinin yapılması planlanmıştır. Bugün itibari ile TOKİ'ye 23 adet işin dosyası gönderilmiş olup gönderilen işlerin 15 adedinin ihalesine çıkılmıştır. Kalan 9 adet işin ihale çalışmaları devam etmektedir. Söz konusu projelerin tamamlanmasıyla 270 bin kişiye istihdam imkanı ve milli ekonomiye yıllık 2.5 milyar TL katkı sağlanacaktır.”

2023'e yetişmez

Başından bu yana Akkuyu NGS'nin 2023'te devreye alınacağı söyleniyor. Ancak Rusya tarafı bu tarihe yetişmesinin zor olduğunu Türk yetkililere iletmiş. Nedeni şu: Rusya'nın güvenlik standartlarına uygun inşaat süresi 7 yıl. Akkuyu'da temel 2018'de atıldı. Dolayısıyla ilk ünitenin işletmeye alınma tarihi iyi ihtimalle 2025. Bakalım ne olacak? Güvenlik standartlarını ezip geçme pahasına 2023'te mi açılacak yoksa sembolik bir törene razı mı olunacak?

KANALİZASYON, HAFRİYAT

Akkuyu NGS inşaatı, Büyükeceli'deki hayat koşullarını zorlaştırmış durumda. Geçen yıl yazdığım yazılara okurlardan gelen mesajlarda, inşaat için kurulan şantiyeler dolayısıyla beldenin bu nüfusu kaldıramadığı, elektrik ve su altyapısının yetmediği, kanalizasyonun  arıtma yapılmadan derelere, denize verildiği yazılmıştı. Tekrar sordum.  Şartlar daha da ağırlaşmış. Bölge halkı sorunları için her yere başvuruyor.

Şirketler bilgisi

Mersin'deki Akkuyu NGS inşaatını, Rusya ile Türkiye'den iki şirketin kurduğu bir ortaklık yapıyor: Titan 2- IC İçtaş ortaklığı.

Akkuyu nükleer reaktörünün müteahhidi İçtaş, 3. Boğaz Köprüsü'nü yapıp işleten ICA ortaklığındaki iki şirketten biri. (Araç başına 3 dolar artı KDV'den 135 bin araç garantisi verilen proje yani.) Yanı sıra Yap-İşlet-Devret modeliyle yaptırılan ve devlete her yıl zarar yazan Kütahya Zafer Havalimanı'da İçtaş'ta.

İçtaş'ın yanı sıra Çeçen Ailesi'nin  kurduğu diğer bir şirket olan CCN ise yapıp işlettiği  Bilkent Şehir Hastanesi'nde, Sağlık Bakanlığı'nın 25 yıl süreyle “ev sahibi”.

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more