Oynatmaya az kaldı! Aklımızı koru Tanrım!

Üzülmemek elde değil…

Ülkenin ekonomisi yöneten Hazine ve Maliye Bakanı'nın TV'deki sözlerini dinleyince, Türkiye'nin nasıl bir ekonomi anlayışıyla yönetildiğini görüyor, şaşırıyorsunuz!

Yalaka sunucu, aklı sıra çanak soru soruyor:

“Dolar yükselince telaşlanıyorum. Kur yükselince telaşlanıyorum. Endişelenmeli miyiz Sayın Bakan?”

Hazine ve Maliye'yi yöneten Berat Bey bu danışıklı soruyu bekliyor olacak ki, yüzüne bir gülücük yerleşiyor ve:

“Birincisi şunu sorayım size: Dolarla mı maaş alıyorsunuz? Dolar borcunuz var mı? Dolarla bir işiniz mi var?” diye cevap veriyor.

“Bu sözlerde en ufak bir bilgi kırıntısı var mı?” diye düşünmemek elde değil!

★★★

Elbe ki Bakan durumu biliyor ama cevap verirken demagoji yapıyor!

Maaşlar dolarla ödenseydi, bugün hiç kimse ağlamazdı. Mutlu insanların ülkesi olurduk.

Felâket şu ki:

Maaşlar dolarla değil ama ödemeler dolarla!

Yıllardır ülkenin tüm giderleri euro ve dolara bağlanmış durumda…

Döviz kurları arttıkça millet daha da fakirleşiyor.

Devlet kendi yurttaşlarına karşı bile döviz üzerinden borçlanmaya başladı.

Her şey dolarla yapılıyor ve dolara bağlı “Hazine garantili” işletiliyor.

★★★

Ekonomik krizin etkileri her geçen gün derinleşiyor.

İşsizlik ürkütücü boyutlarda…

Enflasyon dizginlenemiyor.

Çarşı-Pazar, bakkal ve marketler ateş pahası… Ürünlerin tamamına yakınının fiyatları dolara bağlı…

“Maaşınızı dolarla mı alıyorsunuz?” diye soran Bakan Bey kendince “Doların artışından size ne?” demek istiyor.

Vatandaş maaşlarını dolarla almıyor ama devlet tüm ithalatını dolarla yapıyor, hatta buğday, kuru fasulye, nohut, mercimek gibi tarım ürünlerini bile yabancı ülkelerden dolarla satın alıyor, iç piyasadaki fiyatlar da dolara endeksli oluyor.

Sen ne diyorsun Bakan Bey?

Aklımızla alay etme, ne olur!

Dolar yükseldikçe ülkemizdeki fukaralık artıyor, vatandaşın tenceresinin altındaki ateş bile dolarla yanıyor!

“Oynatmaya az kaldı, Tanrım sen aklımız koru!” demekten başka çaremiz kalmadı!

AKP'nin yıldırım aşkı: Muharrem İnce!

Muharrem İnce “1000 günde Memleket Hareketi” başlattı!

4 Eylül'de Sivas'tan yola çıkacak olan İnce'nin hedefinin yüzde 51 oyla Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı devirmek olduğu belirtiliyor.

Hedef belli ve iddia büyük… Bu durumda İnce'den en çok Erdoğan yanlılarının korkması gerekir, değil mi?

Fakat, hayır!

Saray cephesinde korku değil, sevinç var.

Erdoğan yanlıları hiç de endişelenmişe benzemiyor. Tam tersine memnuniyetten ağızları kulaklarına varıyor.

★★★

Neredeyse tüm TV kanalları İnce'nin açıklamalarını, tek kelimesini bile kaçırmadan güle oynaya canlı olarak yayınladılar.

Bu iktidar da bir garip yani!

Kendilerine tehlike (!) yaratacak olan İnce'yi hararetle desteklediklerine göre anlaşılan kaybetmeyi çok istiyorlar.

İnce'nin açıklamalarını yüze yakın kameraman ve gazeteci izledi, alladılar, pulladılar!

Oysa aynı medya Cumhurbaşkanlığı seçiminde İnce'yi âdeta boykot edip yok saymıştı!

Birdenbire İnce sevdası neden patladı? Bu yıldırım aşkının “CHP'yi bölmek” umuduyla doğduğu anlaşılıyor.

İnce'yi gaza getirip, CHP'yi bölmek için, parti kurdurmaya çalışacaklar!

“Gak” deyince et, “Guk” deyince su verecekler. Peki, ne olacak?

Zaman en iyi hakemdir, “İnce mi, kalın mı?” hep beraber göreceğiz!

GÜNÜN SÖZÜ

Hayat “Ay” gibidir, bir parlak, bir karanlık. Şimdi karanlıktayız!

Loading...