Sözcü Plus Giriş
SONER YALÇIN

Umudumuz COV 19

10 Nisan 2020

Kadim bilgi:

Başlangıcı geçmişin derinliklerinde bulunan, öncesi bilinmeyendir…

Hurafe:

Akla aykırı, boş-batıl inanç demektir…

Kadim bilgiler ile hurafeler hep birbirine karıştırılıyor.

Binlerce yıldan damıtılıp gelen kadim bilgilere karşı son dönemlerde büyük ön yargı var. Hurafeci şarlatanların, bu şartlanmışlığın oluşmasında epey katkıları olduğu bir gerçek.

Baksanıza… Karantina günlerinde COV 19'u yok etmek için ne aklı evvel öneriler yapılıyor. Örneğin… Niğde Ulukışla Belediyesi Coronavirüse karşı tütsü yakarak önlem aldı! Ki böyle onlarca olay var.

“Camide Coronavirüs olmaz” diyenlerin sayısının sandığımızdan fazla olduğunu düşünüyorum.

Hurafelerin inanca-dine dayandırılması ele alınması gereken önemli bir sorun haline geldi ülkemizde.

Hz. Ömer'in anlamlı sözü var; “Ya inandığın gibi yaşarsın ya da yaşadığın gibi inanırsın.”

Hurafe, yaşadığı gibi inananların inancı!

Hz. Muhammet dedi ki:

-“Kim bilgisi olmadığı halde hekimlik yapmaya kalkışırsa sebep olacağı zararı öder.”

Sahabi Sa'd bin Ebû Vakkas hastalanınca Hz. Muhammet ziyaretine gitti. “Haris bin Kelde'yi çağırın, o iyi bir hekimdir, sizi tedavi etsin” buyurdu.

Bu söz 1400 yıl önce edildi. Derin anlamı için o dönemi bilmek lazım:

HURAFE ÖRNEKLERİ

Araplar İslam'dan önce tababet/ tıp-hekimlik konusunda yoğun hurafeye sahipti. Bazı örnekler vereyim:

-Vebadan korunmak için merkep gibi anırırlardı…

Bir tavşan kemiği taşıdıklarında hastalıklardan korunacaklarına inanırlardı…

-Yılan sokmuş kimseyi, “zehir vücutta yayılmasın” diye uyutmazlar, üstüne başına ziller takarlardı…

-Korkmuş bir kadına, yüreği soğuttuğuna inanılarak sıcak su içirirlerdi…

-Çocukların çürük dişlerini güneşe doğru attıkları takdirde, yeni dişlerin muntazam çıkacağına inanırlardı…

Şaşılığı, değirmen taşına baktırarak tedavi ederlerdi…

-Hastaları kâhinlere götürür, sihir yapar, tapınaklara kurban keser; ve böylece hastaların içine girmiş şeytanların çıkacağına inanırlardı…

İşte…

Hz. Muhammet o sözleri hurafenin yoğun olduğu Arap toplumunda söyledi. Büyük devrimi tüm batıl inanışlara savaş açarak yaptı.

Hadis kitaplarında tıp-ilaç konusunda ayrı bölümler olması rastlantı değil. Örneğin, altı hadis kitabı “Kütüb-i Sitte”  bunlardan sadece biri. Keza…

İmâm Buhârî, “el-Câmi'ü's-sahîh” adlı eserinin 76'ncı bölümünü tıp konusundaki hadislerine ayırdı: “Kitâbu't-tıbb.”

Bu kitapta, bulaşıcı hastalıklar yazar…

Bu kitapta, karantina yazar…

Bu kitapta, şifa veren bitki, gıda ve içecekler gibi tıbbın temel konuları yazar…

Bu kitapta, kadınların hasta erkekleri tedavi etmesinin caiz olduğu yazar…

Evet, 1400 yıl önceden bahsediyoruz.

“Tıbb-ı Nebevî” adını taşıyan kitap yazma geleneği bu temelle doğdu…

TIBBIN İNCİL'İ

Hurafe, din anlayışını nasıl bozdu?

Zamanla devrimci-aydınlık İslam'ı yozlaştıranlar dini kendine uydurdu çünkü!

Bugün…“Kabe açılmak için Batı'dan gelecek aşıyı bekliyor” sözü samimi Müslümanların yüreğini yakmıyor mu?

Tıp alanında çalışmalar yapan Müslüman âlimler bağnaz düşünceye nasıl yenik düşürüldü? Öyle ya…

Dün… Modern kimyanın kurucusu Câbir ibni Hayyan (721-815) vardı.

Dün… Matematikte “sıfır” (0) rakamını kullanan, “algoritmanın” kâşifi Harezmi (780-850) vardı.

Dün… Çiçek hastalığının bilinen ilk tanımını yapan El-Razi (854-925) vardı.

Dün… Avrupalı bilginlerin ilham aldığı Farabi (870-950) vardı.

Dün… “Tıbbın İncil'i” denen “El-Kanun fi't-Tıb” eseri, 12. yüzyıldan itibaren Avrupa üniversitelerinde temel ders kitabı olarak okutulan İbn-i Sina (980-1037) vardı.

Dün… İlk kanser ameliyatını yapan Ali b. Abbas (932- 994) vardı.

Dün… Batı, 19. asır başlarında bile henüz göz ve diş hastalıkları bilgilerinden yoksun iken bunların tedavisini yapan El Zehravi (936-1013) vardı.

Dün… Modern optiğin babası İbni Heysem (965-1040)  vardı.

Dün… “Sezaryen” terimini tıbba kazandıran Biruni (973-1051) vardı.

Yazmakla bitmez…

Batı, simyadan bilimsel kimyaya geçilmesini Müslümanlara borçlu. Çoğu ilacın hammaddesi “alkool” sözcüğü bile Doğu'dan Batı dillerine geçti. Ya “kimya” vd.? Potasyum, aminoasit, sodyum, nitrat ve cıvanın üretimini ilk kim yaptı?

İslam tıp tarihini okuyup bugünle kıyasladığınızda canınız yanar.

Her büyük köklü dönüşümde olduğu gibi, İslam devriminde de görülen; süreklilik olmazsa durağanlık ve ardından gericilik başlıyor!

Hakikatlere ulaşmaktaki en büyük engel hurafe böyle böyle zafer kazanıyor.

Umalım ki…

“COV 19”, her konuda fanatizme yol açan hurafe sorununun aydınlatılmasına faydalı olur!

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more