Üniversiteler ne zaman açılacak? Üniverstede eğitim yüz yüze mi olacak?

"Üniversiteler ne zaman açılacak" sorusu başta yeni kayıt yaptırmış öğrenciler olmak üzere binlerce kişi tarafından merak ediliyor. Tarih olarak 13 Eylül itibarıyla üniversitelerin açılacağı duyurulmuştu. Üniversiteler, hibrit eğitim sürecinde derslere yarı zamanlı olarak okula gidebilecek. Bir bölümünü ise evde uzaktan eğitim modeli ile işleyecek.

Üniversiteler ne zaman açılacak? Üniverstede eğitim yüz yüze mi olacak?

Geçtiğimiz eğitim döneminde üniversitelerin büyük bir bölümünü evde geçiren öğrenciler, yeni dönemde fakültelerine dönebilecekler mi merak ediyor. Üniversitelerde eğitim döneminin başlayacağı tarih geçtiğimiz haftalarda Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından duyurulmuştu.

ÜNİVERSİTELER NE ZAMAN AÇILACAK?

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Üniversitelerin 2021-2022 eğitim öğretim yılı akademik takvimi 13 Eylül itibarıyla başlayacaktır.”

YÖK’TEN YÜZ YÜZE EĞİTİM AÇIKLAMASI

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, üniversite rektörleri ile ilk kez bir araya geldiği toplantıda YÖK'ün geleceğe dair yeni vizyonunu paylaştı. Toplantıda ayrıca 2021-2022 eğitim ve öğretim yılına dair istişarede bulunuldu. Yüz yüze eğitim süreci ile ilgili izlenecek yol haritasına da değinen YÖK Başkanı Özvar, “Bu yıl, yani 2021-2022 eğitim ve öğretim yılında salgının gelişme seyri ve ilgili kurum ve kuruluşların uyarıları da dikkate alınarak üniversitelerde örgün eğitim yüz yüze başlayacaktır. Bununla birlikte yükseköğretim kurumlarımızla koordinasyonun sağlanabilmesi için salgının seyrine göre harmanlanmış eğitim modeli de örgün programlarda halen olduğu gibi kullanılmaya devam edebilecektir.

Özellikle uygulamalı eğitimlerin gerekli tüm tedbirler alınarak yüz yüze yapılmasının sağlanması program kazanımlarının elde edilmesi açısından oldukça önem arz etmektedir. Teorik derslerin ise salgının seyrine göre yüz yüze veya belirli bir oranda uzaktan öğretimle verilebileceğini hatırlatmakta yarar görmekteyim. Tabii kampüs ortamı, birden fazla birimin ve bu birimlerin öğrencilerinin akademik ve idari personelinin bir araya geldiği ve toplumdan gelen bireylerin de etkileşimde olduğu ortamlardır.

Kampüslerde eğitim faaliyetlerinin yanı sıra akademik araştırmalar, çeşitli hizmetler ve idari faaliyetler de yürütülmektedir. Dolayısıyla yükseköğretim kurumları tarafından salgının kontrolünde sadece eğitim yönünden değil faaliyet alanlarına göre de riskler belirlenmeli ve buna göre önlemler alınmalıdır” ifadelerini kullandı.

“YURTLAR KONUSUNDA DA AÇIKLAMA YAPILACAK”

Salgın döneminde yüz yüze eğitim sürecinde yükseköğretim öğrencilerinin kalacağı yurtların da önemli olduğuna dikkat çeken YÖK Başkanı Özvar, “Malumunuz Kredi ve Yurtlar Kurumuna bağlı yurtlara gelince. Buraların yönetimi Gençlik ve Spor Bakanlığı uhdesindedir. YÖK Başkanlığı olarak Gençlik ve Spor Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı ile temas ettik, yurtların kullanımı konusunda gerekli açıklamaların yakın zamanda yapılmasını beklemekteyiz” diye konuştu.

“BAZI KOŞULLARIN SAĞLANMASI GEREKMEKTE”

Covid-19 salgınının yayılımı konusunda tedbirleri içeren Güvenli Kampüs kılavuzunun da hazırlandığına dikkat çeken Özvar, “Yükseköğretim kurumlarının salgın dönemlerinde yüz yüze eğitimde riski azaltacak ve yayılmayı engelleyecek bazı koşulları sağlaması gerekmektedir. Bu doğrultuda dünyada da çeşitli kurum ve kuruluşlar enfeksiyonla mücadele için çeşitli önerilerde bulunmuş ve uygulamaya başlamışlardır. Yönetsel olarak üniversitelerin merkezi ve bölgesel otoriteler ile yakın iletişimde ve iş birliği içinde olmaları kritik önem taşımaktadır.

Bir küresel salgında ülke politikaları doğrultusunda genel önlemler alınması tüm kurum ve kuruluşlar için zaruret teşkil etmektedir. Nitekim salgının bölgesel ve yerel seyri de farklılık gösterebilmekte, yerel otoritelerle yakın iletişimde olunması salgının yayılmasının önlenmesi ve kontrolü anlamında önem arz etmektedir. Dolayısıyla üniversitelerimizden salgın süreçlerinde eğitim ve öğretimin uygulanmasına yönelik plan yapmaları ve farklı programlar ve uygulamalar için farklı tedbirleri hayata geçirmeleri beklenmektedir. Yükseköğretim Kurulu olarak kampüs ve yerleşkeler için Covid-19’a yönelik tedbirleri içeren bir Güvenli Kampüs kılavuzu ile eğitim öğretim süreçlerine yönelik ikinci bir rehberi bu yıl güncellemelerle birlikte çerçeve kararlarımızı içeren bu iki rehber uygulamalar da yol gösterici olacaktır. Alınan kararları da içeren bir web sitesi de anlık takipler için yardımcı olacaktır” şeklinde konuştu.

“YURTLARDA AŞILI VE AŞISIZLARIN AYRI KALMASI ÖNERİLMEKTE”

Üniversitelerde gerçekleşecek yüz yüze eğitim sürecinde yurtlarda alınması gereken önlemlere de değinen YÖK Başkanı Özvar, alınacak önlemler hakkında şunları kaydetti:
“Yüz yüze eğitime hazırlanırken akademik ve idari personelimiz ile öğrencilerimizin aşılanmalarının tamamlanmasının teşvik edilmesi, ayrıca sosyal ve ortak kullanım alanlarında alınması gereken tedbirlere riayet edilmesi son derece önemlidir.

Kampüs ve yerleşkelerde maske ve mesafe kurallarına uyulması, yurtlarda mümkünse aşılı kişilerle aşısız kişilerin ayrı yerlerde kalmasının sağlanması, aşısız bireylerin PCR takiplerinin yapılması, belirti gösterenler için izolasyon odalarının bulundurulması ve hem yurt hem de yerleşkelerde tıbbi danışmanlık verilebilmesi, dersliklerin mümkün mertebe havalandırılması, ders saatlerinin sınırlı tutulması, blok derslerin yapılmaması, mutlaka ara vererek dersliklerin havalandırılmasının sağlanması basit gibi görünen ancak salgının yayılmasını azaltmada büyük önem taşıyan önlemlerdir. Havalandırma koşulları iyi olmayan amfi ve dersliklerle laboratuvarlarda maksimum kişi sayısı ve kapasitenin aşılmaması, öğrencilerin gruplara bölünmesi de yine önemli uygulamalardır.” (İHA)

YÖK’TEN ÜNİVERSİTE AÇIKLAMASI

YÖK Başkanı Özvar, 2021-2022 akademik yılında üniversitelerde yüz yüze eğitimin başlatılmasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Özvar, üniversite kayıtlarının tamamlanmasının ardından boş kontenjanlar için iki kez daha ek yerleştirme yapılacağını anımsatarak “İlk yerleştirme işlemleri neticesinde herhangi bir programa yerleşemeyen gençlerimizin de asla morallerini bozmamalarını, ek yerleştirmeler konusunda dikkatlice çalışmalarını, aileleriyle, yakınlarıyla istişareler yapmak suretiyle tercihlerini yapmalarını vurgulamak isterim.

Merkezi yerleştirmede kendisine bir yer bulamayan öğrencilerimiz de inşallah bu ek yerleştirmelerde başvurularını tamamlayacaklar ve böylelikle yükseköğretim hayatında gelecekleri için program tercih etme şansı yakalayacaklar” dedi.

‘ÖRGÜN EĞİTİMDE ASIL OLAN YÜZ YÜZE EĞİTİMDİR'

Özvar, üniversitelerde 1,5 yıldır öğrencilerin uzaktan eğitim yoluyla derslerine devam ettiklerini, bu sürecin kolay olmayan bir süreç olduğunu söyledi. Üniversitelerin bu süreci başarılı yönettiğini belirten Özvar, “Öğrencilerimiz de sabırla derslerine devam ettiler. Uzaktan eğitim, yükseköğretimin bir parçasıdır, kendisi değil. Uzaktan eğitimin yükseköğretimde yüz yüze eğitimin yerini alması veya onu ikame etmesi beklenemez. Örgün eğitimde asıl olan yüz yüze eğitimdir. YÖK olarak bütün üniversitelerimizde yüz yüze eğitimin esas olduğunu, kural olduğunu düşünüyoruz. Ama tabii şartlar bazen örgün eğitimde olduğu gibi yüz yüze eğitimin yapılmasına imkan vermeyebilir. Nitekim geçtiğimiz 1,5 yıl boyunca Covid-19 salgını nedeniyle eğitimi bütünüyle uzaktan öğretim usulüyle yapmaya çalıştık ve başardık.

Şimdi 2021-2022 akademik yılında bütün üniversitelerimizde aldığımız karara göre eğitim ve öğretim yüz yüze yapılacaktır. Biz artık eğitim ve öğretimin üniversitelerde yüz yüze, yani öğrencilerimizin arkadaşlarıyla beraber, öğretim üyeleriyle beraber, kampüsün içerisinde, fakültelerde bütün sosyal alanlarda yapılmasını arzu ediyoruz. Bu fevkalade önemli bir konu. Dünyada olduğu gibi Türkiye'de de Covid-19 salgın süreci devam ediyor. Bu gerçek; ancak bu gerçekle yükseköğretimde eğitim ve öğretimin devam etmesi gerektiğini düşünüyoruz” diye konuştu.

‘ÖĞRENCİLERİMİZİ HEYECANLA ÜNİVERSİTELERİMİZE BEKLİYORUZ'

Özvar, üniversitelerde salgın sürecinde sağlıklı kampüs uygulamaları konusunda YÖK, Türk Standartları Enstitüsü ve Sağlık Bakanlığı ile birlikte geçen yıl hazırlanan rehberin güncellenerek yeni duruma uyarladıklarını söyledi. YÖK'ün çerçeve kararlarını içeren iki rehberin, uygulamalarda üniversite yönetimlerine yol gösterici mahiyette olduğuna değinen Özvar, şunları kaydetti:

“Üniversitelerimizin kampüs ve derslik binalarında maske ve mesafe kurallarına uyulması, tıbbi danışmanlık verilebilmesi, dersliklerin mümkün mertebe havalandırılması, ders saatlerinin sınırlı tutulması, blok derslerin yapılmaması, mutlaka ara vererek dersliklerin havalandırılmasının sağlanması basit gibi görünen ancak salgının yayılmasını azaltmada büyük önem taşıyan önlemlerdir. Havalandırma koşulları iyi olmayan amfi ve dersliklerle laboratuvarlarda maksimum kişi sayısı ve kapasitenin aşılmaması, öğrencilerin gruplara bölünmesi de yine önemli uygulamalardır. Rehberde, Covid-19 tedbirlerinin yanı sıra eğitim öğretim süreçlerine ilişkin detaylar da yer alıyor. Üniversitelerimizde artık eğitim öğretim yüz yüze yapılacak. Üniversitelerde derslerin bir kısmını uzaktan eğitim usulleriyle yapabilmeleri için gerekli mevzuat çalışmalarını da tamamladık ve üniversitelerimizle paylaştık.

Üniversitelerimizde, derslerin yüzde 40'ı veya herhangi bir dersin yüzde 40'ı uzaktan eğitim yoluyla yapılabilecek. Yani bu şekilde üniversitelerimizde yüz yüze eğitim devam ederken bir taraftan da öğrencilerimiz dersin bir kısmını uzaktan eğitim usulleriyle alabilecekler. Böylece üniversitelerimizde harmanlanmış (hibrid) eğitim usulleri ile eğitim öğretim faaliyetleri yürütülebilecek. Harmanlanmış eğitim, yüz yüze eğitimin yanı sıra bir dersin veya derslerin bir kısmının internet yoluyla yapılması. Uzaktan eğitim her zaman online olmayabilir, derslere ait notlar, konuşmalar gibi materyallerin bir kısmı sisteme önceden yüklenebilir. Dolayısıyla öğrenciler, diledikleri zaman canlı dersler olmadan bu derslere ve notlara ulaşabilirler. Üniversitelerimiz uzaktan eğitim usulünü iyi bildikleri için derslerin bir kısmını yüz yüze verirken senkron dediğimiz aynı anda online olarak da bu dersleri öğrencilerine ulaştırabilirler. Üniversitelerimiz, asenkron yani derslerin video kayıtlarının alınıp öğrenciler tarafından izlenmesinin önünü açan uygulamalar yapabilirler. Böylece yüz yüze eğitimin yanı sıra online, senkron ve asenkron gibi uzaktan eğitim yöntemleri ile öğretimin daha zengin şekilde yürütülmesine imkan sağlanacak. Covid-19 süreci içinde üniversitelerimiz, bu öğretim yöntemlerinden diledikleri şekilde istifade edebileceklerdir. Dolayısıyla 1,5 yıl öncesinde üniversitelerimizde nasıl yüz yüze eğitim yapıyorsak bu sene de eğitim öğretim bu şekilde başlatılacaktır. Öğrencilerimizi heyecanla üniversitelerimize bekliyoruz.”

‘AŞI' ÇAĞRISI

Özvar, üniversitenin çok büyük bir ekosistem olduğunu belirterek, “Bu ekosistemde, öğretim elemanlarımız, idari personelimiz, öğrencilerimiz, üniversite-sanayi iş birliği çerçevesinde yakın temasta olan firmalar, tedarikçi kurumlar gibi pek çok paydaş bulunur. Bu ekosistemin her bir parçasından hepimiz birbirimize sorumluyuz. Üniversitelerimizdeki öğretim elemanlarımıza, idari personelimize ve öğrencilerimize aşı konusunda seslenmek istiyorum; üniversitelerimizin tüm bileşenlerinin aşı olmasını bekliyoruz. Eğer aşı konusunda hassasiyet gösterirlerse, öğrencilerimiz aşılarını olurlarsa, maske, mesafe ve temizlik kurallarına dikkat ederlerse bizler üniversitelerde yüz yüze eğitim öğretimi çok daha rahat çok daha sağlıklı bir şekilde yürütebiliriz” ifadesini kullandı.

‘COVİD-19 VERİLERİ, HES KODU ÜZERİNDEN TAKİP EDİLECEK'

Özvar, öğrencilerin, öğretim elemanlarının ve idari personelle ilgili Covid-19 verilerinin HES kodu üzerinden takip edileceğini belirterek, “Bildiğiniz gibi kampüslere, yerleşkelere kimlik ibraz etmek suretiyle girilebilir. Üniversitelerimiz de bu konuda HES kodu çalışmalarını Sağlık Bakanlığı ile birlikte yürütmektedir. Bu konuda çok gelişmiş bir iletişim alt yapımız bulunuyor. YÖK'ün koordinasyonunda üniversitelerimiz, Sağlık Bakanlığı ile şu anda protokol yapmış durumdalar. Üniversitelerimiz, Covid-19 ile ilgili anlık dijital verileri güncellenmiş bir şekilde Sağlık Bakanlığından alabilecekler. Böylece üniversiteler, kendi öğretim elemanları, idari personel ve öğrencileriyle alakalı Covid-19 risk, enfekte ya da karantina gibi durumlara ait dijital bilgileri Sağlık Bakanlığından takip edebilecekler. Böylelikle üniversitelerimiz, kendi öğrenci ve öğretim elemanı nüfusu ile ilgili salgının seyrini yakından izleyebilecekler. Bu fevkalade önemli bir düzenlemedir. Bu dijital verilerle bizler aslında Covid-19'u üniversite ölçeğinde, kampüs ölçeğinde takip etme imkanına sahip oluyoruz. Aslında Covid-19 ile alakalı dijital yönetim usulünü üniversitelere getirmiş oluyoruz. Bu sistemle üniversitelerimiz, salgın şartlarında çok daha etkin bir yönetime kavuşmuş olacaklar” dedi.

‘REHBERE GÖRE HAREKET EDİLECEK'

Özvar, kampüslerde pozitif vaka halinde yapılması gerekenlere ilişkin ise, “Sağlık Bakanlığı, sosyal alanlarda, kapalı alanlarda bir vaka ortaya çıktığında hangi tedbirlerin alınacağını bizlerle paylaşmaktadır. Bu durumda Sağlık Bakanlığının yayımladığı rehbere göre hareket edilecek. Bunun somut adımlarını üniversitelerimiz eğitim öğretim dönemi başlamadan hemen önce bütün öğrencileri ile paylaşacaklar. Bütün pozitif vaka durumları karşısında nelerin yapılacağı masada şu anda bulunmaktadır” ifadesini kullandı. (DHA)

Hibrit eğitim nedir? Üniversitelerde hibrit eğitim nasıl olacak? İlginizi Çekebilir Hibrit eğitim nedir? Üniversitelerde hibrit eğitim nasıl olacak?