Akşener’in vatandaşla diyaloğu sosyal medyaya damga vurdu

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, esnaf ziyaretlerini Iğdır'a bağlı Tuzluca ilçesinde sürdürdü. Akşener'e geçinememekten dert yanan bir esnaf, Akşener'in, “Bu akşam mesela ne pişirmiştir eşin” sorusuna, “Ne söyleyeyim? Kırmızı et mi diyorsun? Tövbe! Bir esnaf olarak bana değil, bir vatandaşa sor. Kaç ay, kaç sene acaba eti görebiliyoruz? Hadi bir bayramdan bayrama” dedi. Görüntüleri sosyal medyadan paylaşan Akşener, "Milletimizin ocağında gözü, cebinde eli olanlardan hesabı birlikte soracağız." dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, esnaf ziyaretlerini Iğdır merkezde sürdürdü. Bir bakkala giren Akşener, çalışanlara işlerin nasıl olduğunu sordu. İşlerin kötü olduğunu söyleyen esnaf market zincirlerinden şikayet etti.  Esnaf, ” BİM’ler, A-101’ler, ŞOK’lar 80 bin nüfuslu Iğdır’a 150 tane şube açmışlar. Küçük esnafları tamamen bitirmeye çalışıyorlar. Kırtasiye satıyorlar, bisiklet satıyorlar, hırdavat satıyorlar bütün her şeye el atmışlar.” dedi.

“ÇOK ZOR DURUMDAYIZ”

Gelen faturalardan da şikayetçi olduklarını söyleyen esnaf, “Su doğalgaz, elektrik faturaları bunlar bizi bitirmekte. Mesela Bağ-Kur. Bağ-Kur çok yüksek. Binin üzerinde ödemekteyiz” ifadelerini kullandı. Bakkalda çalışan diğer vatandaş da “Şu anda bu dükkana ayda 450 TL elektrik parası gelmiş. Kira 20 metrekareye 28 bin lira zaten kira ödüyoruz. Çok zor durumdayız” diyerek yaşadıkları zorluğu anlattı.

“MİLLET TELEFON ALAMIYOR”

Bir cep telefonu satan dükkana giren Akşener, buradaki esnafa işlerin nasıl olduğunu sordu. Esnaf ise işlerin kötü olduğunu belirterek, “Bu şartlar altında geçinemiyoruz. Bin 300 lira Bağkur borcu, bin lira elektrik borcu, yemesi içmesi, şu anda arabama yakıt bile alamıyorum.3-4 ay bizi kapattılar, hiçbir şekilde destek çıkılmadı. İran’ da devlet yönetiyor, Nahçıvan’ da yönetiyor, biz de devlet yönetiyoruz. (elindeki telefonu göstererek) Şu telefon İran’da bin 500 TL, bizim burada 3 bin TL. 3 bin TL’nin yarısı vergi, şu an biz o vergiyi ödüyoruz. Millet telefon alamıyor. Iğdır’da yaşıyoruz, saydığım ülkelere sınırız ve biz Türkiye’de telefon satamıyoruz.” diyerek dert yandı.

“4 ÇOCUĞUM VAR, BEN BUNLARI NASIL DOYURAYIM?”

Akşener’e kendisinin usta olduğunu belirten Sönmez isimli bir vatandaş ise 4 çocuğunun olduğunu ve çocuklarını geçindiremediğini belirterek, “Günde en az 10 eve girip, çıkıyorum. Bu milletin nasıl bir dertli olduğunu bir görseniz… Hangi eve girsem ustalık parası istemeye utanıyorum. Benim şu anda 4 tane çocuğum var. İki tane lise, bir tane de yeni bebek. Ben bunları nasıl doyurayım? Utanıyorum oradan para istemeye. Oradan isteyemediğim parayı ne yapacağım? Çocuğumu geçindiremiyorum. Ekonomi Bakanı’mız diyor ya; “Dolar yükselince her şey yükseliyor”  E, dolar düşüyor da niye düşmüyor?” diyerek dert yandı.

“ET Mİ? O NE YA?”

Akşener, Sönmez ustaya ne kadar et aldığını sordu, Sönmez usta ise şaşkın bir ifadeyle “Et mi? O ne ya? Kurban Bayramı’nda kestiğim et sonu bitti. O da yani kestik ama nasıl kestik.” şeklinde cevap verdi.

TELEFONU ELİNE ALDI EŞİNE NE YEMEK YAPTIĞINI SORDU

Akşener daha sonra Sönmez ustaya eşinin ne yemek yaptığını sordu. Sönmez ise bilmediğini söyleyince Akşener telefon açıp sormasını istedi. Bunun üzerine Sönmez usta eşini arayarak ne yemek yaptığını sordu, Akşener, bu sırada telefonu alarak Sönmez ustanın eşine ne yemek yaptığını sordu.

Telefonla görüşmesini tamamlayan Akşener, “Kızartma yapmış” dedi. Sönmez usta ise, “Çok şükür, şükür etmekten başka bir şeyimiz yok.” diyerek cevap verdi.

 

SOSYAL MEDYA HESABINDAN DA PAYLAŞTI

Akşener, Sönmez ustayla yaşadığı diyaloğu, sosyal medya hesabından da “Sönmez kardeşim acı gerçeklerimizi anlatırken ki samimiyetiyle hepimizin yüzünü gülümsetti… Milletimizin ocağında gözü, cebinde eli olanlardan hesabı birlikte soracağız.” notuyla paylaştı.

“ALLAH ŞAHİT İÇİMDEN GEÇEN…”

İYİ Parti lideri Meral Akşener Iğdır'ın Melekli Beldesi’nde vatandaşlarla bir araya gelerek, sorunlarını dinledi.

Vatandaşlara seslenen Akşener grup konuşması sonrasında yaşadığı bir olayı şu sözlerle anlattı:

“Bir şey fark ettim onun için buradayım. Sizi konuşturacağım. Grup konuşması yapmıştım. Kendime göre çok güzel bir konuşma yaptığımı düşündüm. Dışarı çıktım. Gazeteciler böyle dizilmişlerdi. Ben de o grup konuşması ile ilgili soru soracaklar zannettim. Dediler ki bana ‘sayın Erdoğan, sayın Kılıçdaroğlu'na şunları şunları söyledi. Sayın Kılıçdaroğlu' da şöyle şöyle cevap verdi. Sen ne diyorsun'. Allah şahit içimden geçen ‘elinin körünü diyorum' du. Ama genel başkan olduğumu hatırladım. Diyemedim. ‘Bana ne' dedim. Sonra düşündüm. Üstte siyasetçiler birbiriyle itişip kakışıyor, siz çırak çıkıyorsunuz. O gün arkadaşlarımla bir araya geldik. ‘Ben Anadolu'ya gidiyorum' dedim.”

“EMEKLİLERİN MAAŞINI HİÇ DEĞİLSE ASGARİ ÜCRETE GETİRİN”

Anadolu’da karşılaştığı insan manzaralarını anlatan Akşener, “O dükkanların içinde besici ile karşılaşıyorsunuz, İşsiz genç ile rastlaşıyorsunuz, akşam tencere kaynatmakta zorlanan kadınla, atanamayan öğretmenle, liyakat bir kenara bırakılmış ayısı, dayısı olan ataması yapılmış ama yüksek puan alanlarla KPSS'den harcanmış gençlerle. O ‘harcanmış' sözünü bilerek söylüyorum. Günahtır, ayıptır, yazıktır ve o harcanan gençlerin babaları ile anneleri ile karşılaşıyorum. EYT'liler ile karşılaşıyoruz ve çiftçiler ile karşılaşıyoruz. Emekliler ile karşılaşıyoruz. Yahu şu emeklilerin maaşını tamamını hiç değilse asgari ücrete getirin be kardeşim. Beş müteahhide buluyorsunuz.” dedi.

 “İŞ, İMKAN SENDEN İSTİYORUZ”

Akşener konuşmasının ardından mikrofonu vatandaşlara uzattı. Derdini anlatan bir vatandaş işsizlikten ve geçinememekten şikayet ederek şu ifadeleri kullandı: “Hepimiz tarladan geçiniyoruz. Mahsüllerin hepsi ucuza gidiyor, paraya gitmiyor. Köyümüz açtır, gençlerimiz açtır, gençlerimiz işsizdir. Hırsızlık yapıyorlar. Niye yapıyorlar? Yoksulluktan yapıyorlar. Bunlara bir çare ol. İş imkan senden istiyoruz.”

Akşener ise “Esas gündem neymiş? Gerçek gündem neymiş?  Gerçek gündem buymuş” dedi.

Azerbaycan'da tıp okuduğunu söyleyen bir genç ise denklik sistemi yüzünden doktorluk yapamadığını, hastanelerde hep yabancı uyrukluların çalıştığını anlattı.

“Bu dönemde dünya doktor bulamazken kendi ülkemizde biz işsiziz” diyen vatandaşa Akşener, “Sen de mi işsizsin?” sorusunu yöneltti.

“KENDİ VATANIMIZDA GARİP OLMUŞUZ”

7 yıl tıp fakültesi ve bir yıl da hazırlık okuduğunu söyleyen genç, “Ama ona rağmen kendi ülkemde bana denklik engeli bırakmışlar. Çalışan doktorlarımızın kazanamadığı TUS sınavına sokuyorlar bizi. Ama Suriyeli doktorları dil bilmemesine rağmen alıyorlar. Elimde kanıtım da var. Yıldırım Beyazıt Üniversitesi geçen yıl 80 tane Suriyeli doktor aldı. Orada da belirtmişti. Dil bilmesine gerek yok. Yanında yeminli tercüman bile getirebilir. Şimdi benim ülkem gitmiş Suriye'den, Afganistan'dan doktor alıyor. Ben Ankara'da denkliğe başvurmak için YÖK'e gittim. Bir iki kişiye soru sormak istedim. Yemin ederim üç kişiye sordum, bir kişi bile Türk değildi. Adam Afganlı gelmiş bizim ülkeye doktor, öğretmen olarak. Kendi vatanımızda garip olmuşuz. İş bulamıyoruz. Almanya diyor ki gel, Amerika diyor ki gel. Ama biz burada böyle güç durumdayız. İnşallah sizinle birlikte bu işleri çözeceğiz.” dedi.

“HÜR YAŞAMAK İSTİYORUM”

Akşener'in mikrofon uzattığı bir başka vatandaş ise “Sadece laik Türkiye Cumhuriyeti istiyoruz. Başka bir şey istemiyoruz. Hür yaşamak istiyorum. Başka bir şey istemiyorum. Para, pul istemiyorum” dedi.

Bunun üzerine Akşener, “Elbette hür, bağımsız, laik ve bir hukuk devleti hep beraber istiyoruz da bu gençler iş de istiyor, para da istiyor. Sen onları da silip atma. Ne lanet dönemde yaşadı bu çocuklar ya” dedi.

Vatandaştan Akşener'e: Şu eli nasırlı vatandaşın hakkını, Maho Ağa'nın çocuklarına yedirmeyin İlginizi Çekebilir Vatandaştan Akşener'e: Şu eli nasırlı vatandaşın hakkını, Maho Ağa'nın çocuklarına yedirmeyin Akşener: Bu harami düzenini oylarınızla yıkacağız İlginizi Çekebilir Akşener: Bu harami düzenini oylarınızla yıkacağız