Bekir Coşkun’u unutmayacağız

Yazarımız Bekir Coşkun için, Şanlıurfa’nın Tülmen Köyü’nde tören düzenlendi. Eşi Andree Coşkun, “Bekir şimdi babasının yanında mutlu uyuyordur” dedi…

Bekir Coşkun’u unutmayacağız

Seçtiğimiz yıl 18 Ekim'de kaybettiğimiz yazarımız Bekir Coşkun dün Şanlıurfa'nın Tülmen Köyü'ndeki mezarı başında anıldı. Coşkun'un mezarı başındaki anmaya eşi Andree Coşkun, oğlu Tolga başta olmak üzere ailesi, sevenleri ve okurları katıldı.

URFA'YI SEVDİRDİ: Eşi ve oğlu, buradaki törende kısa bir konuşma yaparak, özlemlerini dile getirdi. Andree Coşkun, “Bekir, Tülmen'i çok severdi. O sevgiyi bana da aşıladı. Kendimi evimde gibi hissediyorum. O şimdi babasının yanında, ocağında mutlu uyuyordur” dedi.

KEŞKE SÖYLESEYDİM: Oğlu Tolga Coşkun ise içinde kalan ‘keşke'sini şöyle anlattı: “Bir gün babamla verandada otururken bir şarkı çalıyordu. Şarkıda uzun hava çıktı. İçinde ‘Baba bileydim ayrılık vardır, valla öper idim gözlerinden' şeklinde sözler vardı. Bu sözler üzerine gözleri yaşardı babamın, gözlüklerini taktı, belli etmemek için. O zaman çok sevdiğimi söyleyemedim. Keşke söyleseydim!” Konuşmaların ardından dua edildi ve köy evinde yemek ikramı yapıldı. Anmaya katılanlar bir süre sohbet ettikten sonra ayrıldılar.

Bekir Coşkun kabri başında edilen dualarla anıldı. Ailesi ona olan özlemlerini dile getirdi.

50 YILLIK TECRÜBE: 1945 yılında Şanlıurfa'nın Tülmen Köyü'nde doğan Coşkun, 50 yıllık meslek hayatı ile yeri doldurulamayacak bir yazar oldu. Sanat, müzik, doğa sevgisi ve hayvan dostluğu ile de öne çıktı. Nahiye Müdürü olan babasının görev yeri değişiklikleri nedeniyle ilkokulu Ceylanpınar'da bitirdi. Üniversite hayatına Ankara'da Yüksek Gazetecilik okulunda başlayan Coşkun, Urfa'da sıra gecelerinde tanıştığı sanatçılardan kanun çalmayı öğrenmişti. Bir yandan okuyup, diğer yandan geceleri gazinolarda kanun çalarak harçlığını çıkarırdı. Hür Anadolu Gazetesi'nde foto muhabiri olarak mesleğe başladı.

ONUNCU KÖY: Muhabirlikle başladığı meslek yaşamında Türkiye'nin en çok okunan, en çok sevilen köşe yazarı oldu. Köşesinin adı da ‘Onuncu Köy' idi. Doğru bildiğini yazmaktan hiçbir zaman vazgeçmedi. Kalemini eğmedi, bükmedi. Okurlarıyla arasında güçlü bir bağ oluştu. Zorlu tedavi sürecinde bile kalemi elinden düşmedi, okurlarından ayrılmadı. 18 Ekim 2020 günü Türk basını ve sevenleri bir efsaneyi kaybetti… ‘Onuncu köy'deki yas hâlâ bitmedi…

20 yıl önce yazılan 20 yılı anlatan yazı İlginizi Çekebilir 20 yıl önce yazılan 20 yılı anlatan yazı Bekir Coşkun'un heykeli açıldı İlginizi Çekebilir Bekir Coşkun'un heykeli açıldı

 

Günün Trend Videosu

Daha fazla göster
Loading...