CHP’li Özgür Özel’den tepki: Bu tezkerenin derdi, terörle mücadele değil

Irak ve Suriye'ye asker gönderilmesinin 2 yıl uzatılmasına dair Cumhurbaşkanlığı tezkeresinin görüşüldüğü TBMM Genel Kurulu’nda konuşan CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, “Evlatlarını, çocuklarını askerliğe yollamak yerine bedelli askerliklerini, çürük raporlarını tercih edip başkasının evladının şehadeti üzerinden siyaset kuranlara CHP’nin cevabı ‘Hayır’dır, ‘Hayır’ olacaktır.” dedi.

TBMM Genel Kurulu, MHP'li Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. Irak-Suriye tezkeresinin süresinin uzatılmasına ilişkin konuşan CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel'in açıklamalarından satırbaşları şöyle:

“BU TEZKERELERİN DÖRDE BÖLÜNMESİ GEREKİR”

“Biz bu tezkerenin bütününe; Anayasaya aykırılık yönünden, süre yönünden, talep edilen yetkinin belirsizliği ve orantısızlığı yönünden, gereklilik ve yerindelik yönünden itiraz ediyoruz. Bu itirazlarımızı gerekçelendirecek olursak; tezkere, bundan önceki hükümetlerin yapmadığı, ihtiyaç duymadığı şekilde, torba tezkere niteliğindedir. Bir an için, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin bütün tez ve taleplerinin doğru, yerinde ve haklı olduğunu düşünecek bile olsak bu tezkerenin dörde bölünmesi gerekir. Kuzey Irak için bir tezkere, Kuzey Suriye için bir tezkere, İdlib'teki misyon için bir tezkere ve yabancı askerlerin Türkiye'de bulundurulması için ayrı bir tezkereye ihtiyaç vardır.

“NASIL DEVREDERSİNİZ?”

Kaldı ki siz böyle bir tezkereyle birden fazla ülkeye, birden fazla bölgeye; ‘Süresi 6 aydı, 1 yıl oldu, 2 yıla çıkardık' derseniz, şu önermeye hanginiz ‘Doğru' diyebilir: İktidara gelinir, meclise tezkere yollanır, dünyadaki 210 ülkeye 5 yıl süreyle savaş açma ve askerlerini bulundurma yetkisi. Anayasa bu yetkiyi münhasıran ve doğru tarif ederek bu meclise veriyorsa, anayasayı değiştirmek için en az 360 milletvekiliyle halka teklif ya da 400 vekilin oyu gerekiyorsa siz salt çoğunlukla bu yetkiyi, sayısını sizin belirlediğiniz ve süresini sizin belirlediğiniz bir şekilde yürütmeye nasıl devredersiniz?

Anayasa değişikliği hükmünde tezkere de olmaz, kanun da olmaz. Böyle bir şey yapacaksanız, dönerler burada anayasayı değiştirecek çoğunlukta bir iradeyi ararlar. Öncelikle bu tutarsızlığınızı milletimize ifade edelim.

“NİÇİN 2 YIL?”

Süre yönünden niçin 2 yıl? ‘Niçin' sorusunun cevabını arıyoruz ama usulen de burada bir eksiklik var. Böyle bir değişikliğe gidiyorsanız, siz bir demokrasi parlamentosuysanız ve Dışişleri Bakanınız varsa, bu Dışişleri Bakanınızın, hiç değilse parlamentoda grubu bulunan partilerden, parlamentoda milletvekili bulunan partilerin genel başkanlarından bir randevu isteyip, bu talebin gerekliliğini ifade etmesi gerekmez mi? Bu konuda ne konuşmalarda ne de sayın bakanın ya da yürütmenin başının bu konuda herhangi bir ifadesini görmedik. Düpedüz nezaketsizliktir.

“İKTİDARDA OLMADIĞINIZ DÖNEMİ DE KAPSIYOR”

Yalnız bu 2 yıllık sürenin, seçimler gününde yapılsa bile, seçimlerden sonraki 4 ayı da kapsıyor olmasını da anayasaya aykırılık ve gelecek meclisin iradesine ipotek açısından tartışmalı olduğunu ifade ederiz. Ayrıca iktidarda olmadığınız bir dönem için yerimize niye yetki talep ettiğini de anlamış değiliz.

“O ZAMAN SİZE ‘HAİN’ DİYEN YOKTU”

Peki çok değerli milletvekilleri, partiniz hep iktidarda sanıyorsunuz, hep iktidarda olmayacak ama hep iktidarda da değildiniz. Partinizin, 3 Kasım 2002 günü sonlanan, bir yılın biraz üzerinde bir muhalefet partisi deneyimi var. O muhalefet partisi, 10 Ekim 2001'de Afganistan'a asker yollarken, ‘Hayır' oyu kullandı hep beraber ve sözcünüz burada çıktı, ‘Kapsamı, sınırı, zamanı, süresi belirsiz böyle bir yetkiyi, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin gönderilmesini doğru bulmuyoruz' dedi, ret oyu kullandınız. Size ‘hain' diyen yoktu.

Ayrıca Kuzey Irak'ta ne yaptınız? Ret verdiniz hep beraber. Muhalefetteyken Kuzey Irak tezkeresine ret verenlerin, Afganistan'a ret verenlerin bugün çıkıp tezkereye ret verenin milliliğini sorgulayacak hakkı da yoktur, haddi de yoktur.

“TUTANAKLAR ONLARCA BEYANINIZLA DOLU”

Kuzey Irak ve Kuzey Suriye'de her iki taraftaki terör örgütlerine atıf var. Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51. maddesi net. Bir ülkeye sınır ötesinden bir örgüt, bir terör örgütü ya da diğer ülkeye saldırıda bulunursa buna meşru müdafaa hakkı ve saldırının kaynağına kadar sıcak takip hakkı vardır. Adalet ve Kalkınma Partisi, iktidarının ilk 6 yılında bazı anayasacılar, bazı hukukçular, bazı siyasetçiler, ‘Bu Kuzey Irak operasyonları için tezkere lazım' dediğinde, ısrarla, ‘Hayır. Terör örgütüne sıcak takip ve meşru müdafaa hakkı Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51. maddesinden gelir, gerek yok' dediniz. Tutanaklar onlarca beyanınızla dolu.

“BU TEZKERENİN DERDİ TERÖRLE MÜCADELE DEĞİL”

Demek ki neymiş? Bu tezkerenin derdi, terörle mücadele değilmiş. Yoksa IŞID'ı, PKK'yı, saydığınız terör örgütlerini sıcak takip de, meşru müdafaa hakkını da kullanırmışsınız. Kimse de bir şey demezmiş. Bu tezkere neymiş? İdlib misyonunu karşılayan bir tezkere mi? İdlib'te yapmaya çalıştığınız işlerin bir bütünü, zaten meşru bir devlet karışınızdaysa savaş sebebi sayılır. İdlib'e savaş açmak için, İdlib'teki misyonu tamamlamak, orada hastaneler kurmak, inşaatlar yapmak, doğrudan egemenlik kullanmak için bir yetki talep ediyor musunuz? O da tezkerenin içinde yok.

“ERDOĞAN'IN SİZE ALDIĞI TEDBİR, BİZE DEĞİL”

Ne var tezkerenin içinde? Türkiye'de yabancı askerlerin bulunması. Bu torbanın etrafındaki göstermelik terörle mücadele yaklaşımları falan milleti kandırmaya çalışır, başaramaz da, bu madde size karşı arkadaşlar (eliyle iktidar sıralarını göstererek). Bu madde 1 Mart'ta, Amerikan askeri Irak'a gitmesin diye, CHP grubunun ve genel başkanının 1 saatlik konuşmasıyla 99 AK Parti milletvekilini ikna etmesiyle, Coni'nin postalını, Türkiye topraklarına değdirmediğimize kızan Recep Tayyip Erdoğan'ın size aldığı tedbirdir, bize değil.

“BU OYUNDA SİZE MEŞRUİYET KAZANDIRACAK DEĞİLİZ”

Partisinde tek adam olabilir. Yürütmede tek adam olabilir. Bunun verdiği güçle gözü bir başka şekilde dönmüş bakıyor olabilir. Ama kimse Suriye'deki evlatlarımızı bir felakete sürüklemek, maceracı dış politika yapmak, yaklaşmakta olan seçimde, savaş ilanıyla belki seçimleri biraz daha öteye atmak için iç politikaya yönelik bu hedeflerle tasarlanmış bu oyunda arkanıza dizilecek, size meşruiyet kazandıracak durumda değiliz.

“BİZE MİLLİLİK DERSİ VERECEK HAKLARI DA HADLERİ DE YOK”

Sesi olan, gücü olan, kendine güvenen çıkacak gelecek buraya; İdlib'te 34 tane evladımız şehit edildiğinde 6 saat susup, açıklamayı Hatay Valisi'ne yaptıranlar, 2 gün susup, Trump'la arasındaki hikayelerin komikliklerinden bahsedenler, 34 evladımızı kimin vurduğunu çıkıp da Cumhuriyet'in kuruluşundan beri bir seferde verdiğimiz en fazla şehitte, ‘Bunu şunlar vurdu, Türkiye'de böyle cevap verdi, böyle hesap sordu' diyeceğiniz yerde, olağan şüphelinin kapısında oturup da 2 dakikalık sayacın Rus televizyonundaki yayınına susanların bize millilik dersi verecek ne hakkı vardır ne haddi vardır.

“BAŞKASININ EVLADININ ŞEHADETİ ÜZERİNDEN SİYASET KURANLARA CEVABIMIZ HAYIR”

Evlatlarını, çocuklarını askerliğe yollamak yerine bedelli askerliklerini, çürük raporlarını tercih edip başkasının evladının şehadeti üzerinden siyaset kuranlara CHP'nin cevabı ‘Hayır'dır, ‘Hayır' olacaktır.”

Irak ve Suriye tezkeresi TBMM'de kabul edildi İlginizi Çekebilir Irak ve Suriye tezkeresi TBMM'de kabul edildi Kılıçdaroğlu'ndan sert tezkere tepkisi İlginizi Çekebilir Kılıçdaroğlu'ndan sert tezkere tepkisi

Günün Trend Videosu

Daha fazla göster
Loading...