CHP’li vekilden AKP’ye mülteci uyarısı

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba Türkiye’ye yönelik son günlerde artan kitlesel göçlere dikkat çekerek, bu göçlere göz yumulmasının toplumda kaygı yarattığını belirtti. Ağbaba, ”Ülkeye giriş yapanların kaçı sabıkalı, kaçının suç kaydı var, aralarında selefi teröristlerden var mı?, tüm bunların ciddi şekilde araştırılması gerekiyor” dedi.

CHP’li vekilden AKP’ye mülteci uyarısı

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, Türkiye'nin sınırlarından son zamanlarda artan göçmen girişlerine ilişkin SÖZCÜ'ye değerlendirmelerde bulundu.

Afganistan'daki savaştan dolayı Türkiye'ye gelen binlerce Afgan mülteci ve ileri de yoğun bir göç yaşanabilmek tehlikesiyle karşı karşıya kalınabileceğini belirten Ağbaba, ”Ülkeye giriş yapanların kaçı sabıkalı, kaçının suç kaydı var, aralarında selefi teröristlerden var mı, tüm bunların ciddi şekilde araştırılması gerekiyor” dedi.

“SELEFİ TERÖRİST GRUPLARIN ÜLKEMİZE SIZMASI ENGELLENMELİ”

Türkiye'ye yönelik son bir ayda yaşanan kitlesel göçlerin önceden planlandığını iddia eden Ağbaba şunları söyledi:

* 15 Haziran'da Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ABD Başkanı Joe Biden arasındaki görüşme sonrası her ne hikmetse askerlerimizin Afganistan'da tutma kararı alındı. Bu sürede ülkemize on binlerce göçmenin giriş yaptığına dair haberler okuduk.

* ABD'nin bölgeden çekilmesinin ve Taliban'ın bölgedeki hâkimiyetinin artmasının ardından baskılardan dolayı Afganlar ülkelerini terk etmeye başladılar. Özellikle Diyarbakır, Van gibi doğu illerimizde yoğun olarak Afgan göçmenlerin bulunduğunu görüyoruz.

* Bu göçlerle ilgili günlerdir medyada çeşitli görüşler dile getiriliyor. Burada mülteci karşıtlığı ve ırkçı eğilimlere biz sosyal demokrat bir parti olarak elbette karşıyız. Ancak bir kesimin özellikle Türkiye'nin demografik ve sosyolojik yapısına ilişkin kaygılarını da göz ardı etmemek gerekiyor.

* Taliban'ın bölgede askerimizi istemediğine yönelik beyanı sonrası Afganistan'da selefi cihatçı terör örgütlerinin ülkemize saldırı yapacağına dair onlarca açıklaması oldu. Buraya mülteciler arasına sızarak gelip çeşitli provokatif eylemler yapmayı planlayanların olduğuna dair de ciddi şüpheler var.

* Ülkeye giriş yapanların kaçı sabıkalı, kaçının suç kaydı var, aralarında selefi teröristlerden var mı, tüm bunların ciddi şekilde araştırılması gerekiyor.

“TOPLUMSAL HUZURSUZLUK YARATMAKTADIR”

Ağbaba, ülkeye giren yüz binlerce insanın denetimsiz bir şekilde alındığını belirterek şöyle konuştu:

* Ekonomik krizin derinleştiği, işsizliğin 10 milyonu aştığı, esnafından çiftçisine hemen her kesimin ülkenin gidişatından rahatsız olduğu bir dönemde, yüz binlerce insanın denetimsiz bir şekilde ülkeye alınması toplumsal huzursuzluk yaratmaktadır.

* Bu durum bir taraftan mülteci karşıtlığı ve ırkçılığın artmasına neden olmakta, diğer taraftan göçmenlerin ülkemizde korumasız ve güvencesiz şekilde sömürülmesine zemin yaratmaktadır.

* Biz, CHP olarak, göçmenlere ilişkin nefret söylemlerine karşıyız. Öte yandan, savaş ve baskıdan dolayı ülkelerini terk eden mültecilerin arasına sızarak ülkemizde birtakım eylemler yapmayı planlayan terör gruplarına ilişkin de kamuoyunun aydınlatılması gerekiyor.

“AB’NİN TUTUMUNU DA SAMİMİ BULMUYORUZ”

Ağbaba sözlerine şöyle devam etti:

* Bu konuda İçişleri Bakanlığına bir soru önergesi de verdik; ancak yaşanan kitlesel göçlere ilişkin haberlere baktığımızda sınır kapılarında hiçbir kontrol veya denetimin olmadığını görüyoruz. Bu durum da kamuoyunda iç güvenliğe ilişkin kaygının da artmasına neden oluyor.

* Ayrıca Avrupa Birliğinin Türkiye'deki mültecilerin varlığına yönelik tutumunu da samimi bulmuyoruz. AB'nin Türkiye’ye 3,5 milyar Euro göçmen fonu aktarmayı planladığına ilişkin haberler var. AB'nin sadece fonlarla mülteci sorununu çözeceğine dair tutumunun olduğunu görüyoruz.

* Gerek Suriye'de gerek Afganistan'da savaş politikalarına verilen destekler, bugün yaşanan mülteci sorununun ana nedenidir. Savaş politikalarına karşı da net bir şekilde karşı çıkmak gerekiyor. Aynı şekilde Türkiye'de de AKP'nin savaş politikalarına ses çıkarmayıp öfkesini mültecilere yönelten anlayışı da benzer şekilde ikiyüzlü buluyoruz.