İlhan Taşçı’nın RTÜK toplantısına girmesi engellendi

Radyo Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK) CHP’li üyesi bugün yapılan toplantıya katılmasının engellendiğini duyurmasının ardından, RTÜK önünde basın açıklaması yaptı. Taşçı, "Yasa dışı yollarla bu mücadelenin engellenmesi mümkün değildir. Bundan sonra susmayacağım, onlar bildiklerini yapsınlar. Kıblemiz hukuktur, hakikattir; gazetecilerin önündeki engellerin kaldırılması için mücadele vermektir. Yangın gösterilmediği zaman, cayır cayır yanan Türkiye gerçeği ortadan kalkacak mı?" diye sordu.

İlhan Taşçı’nın RTÜK toplantısına girmesi engellendi

Radyo Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK) CHP’li üyesi bugün yapılan toplantıya katılmasının engellendiğini duyurdu. Sosyal medya hesabından bir açıklama yapan Taşçı, şu ifadeleri kullandı:

“Bugün Üst Kurulda, beni “ihsası reyde”* bulunmakla suçlayan RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin'in teklifiyle toplantıya katılmam engellendi ve salondan ayrılmak zorunda bırakıldım. Gerekçe yangın haberlerine sansürü kamuoyuna duyurmak! Konuya ilişkin birazdan ayrıntılı açıklama yapacağım.”

*İhsası rey: “Oyunu/tarafını belli etme” olarak tanımlanan hukuki terim.

İLHAN TAŞÇI: SUSMAYACAĞIM

Taşcı, RTÜK'ün diğer CHP kontenjanından seçilen üyesi Okan Konuralp ile birlikte kurul toplantısından sonra, RTÜK önünde basın açıklaması yaptı. Taşcı, özetle şunları söyledi:

* Geçen hafta RTÜK Başkanı tarafından televizyonların yöneticilerine özel bir hat üzerinden sansür talimatı içeren, yangınları göstermemeleri yönündeki bir metni deşifre etmiştim. Bu ciddi anlamda RTÜK içerisinde, RTÜK yönetiminde ve belli çevrelerde bir rahatsızlık yarattı. Bunu zaten o günden beri sonuna kadar yaşadık, biz kurumun içerisinde. Ama görünen o ki birileri yangınlar sürerken Türkiye cayır cayır yanarken bu görüntülerin televizyonlarda halka ulaştırılmasını, halkın haber alma hakkının önüne geçilmesi için ciddi bir çaba sarf ettiği anlaşılıyor.

* Bugün normal belirlenmiş olan Üst Kurul gündemi görüşmeleri başladıktan sonra ‘idari dosyalar' olarak tanımladığımız dosyaların görüşmeleri tamamlandıktan sonra, RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin, gündem dışı yeniden söz alarak benim dün sosyal medya hesabımdan yapmış olduğum kimi paylaşımlarla ‘ihsası reyde' bulunduğum iddiasında bulunarak bu müzakerelere katılmamam yönünde bir teklifte bulunup, kurul tarafından bunu oylamak istedi. Ben buna itiraz ettim.

* Çünkü hiç kimsenin keyfiyetine, hele hele bir anayasal bir üst kurulun çalışmaları birilerinin keyfiyeti ile alınacak kararlarla şekillendirilemez. Çünkü Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun kendi yasası sadece ama sadece üst kurul üyeleri için tek bir kısıtlama getirmiştir. Bu da yapılan müzakerelerin içeriğinin kamuoyu ile paylaşılmasıdır. Onun dışında üst kurulun görüşeceği konuların paylaşılmasına ilişkin bir yasada kısıtlama yoktur.

“KANUNUNUN HİÇBİR YERİNDE ‘İHSASI REYDE' BULUNMAYLA İLGİLİ BİR YASAKLAMA BİR KISITLAMA HÜKMÜ YOKTUR”

* Bunu kendisine hatırlatmama ve dün yapmış olduğum sosyal medya paylaşımları ki bu paylaşımların içeriğine baktığınızda yangın görüntülerinin sansürlenmesi istediğine uymayan yayıncılarla ilgili dosyaların görüşüleceğine ilişkin bir kamuoyunu bilgilendirme açıklamasıydı. Dolayısıyla burada üst kurulun alacağı kararla ya da üyelerin kullanacağı oylarla ilgili en ufak bir imada dahi bulunmama rağmen geçtiğimiz hafta sansürü deşifre ettiğim için bir anlamda onun rövanşını bu tivitlerle gerekçelendirip ‘ihsası rey' dedi.

* Biz RTÜK Heyeti olarak 6112 Sayılı Kanuna tabi çalışırız. Anayasal bir üst kuruldur ve RTÜK kanununun hiçbir yerinde ‘ihsası reyde' bulunmayla ilgili bir yasaklama bir kısıtlama hükmü yoktur. Bunu Ebubekir Şahin'in kendisine de toplantı sırasında hatırlattım ve bu maddeyi göstermesini istedim. Çünkü birilerinin kişisel, keyfi, farklı tutumu ile biz hareket edemeyiz. Bizim için bağlayıcı olan yasadır.

* Böyle bir hüküm maalesef yasada olmamasına rağmen bir oldu bittiye getirerek kuruldaki sayısal çoğunluğu da arkasına alarak, hukukun da arkasından dolanarak benim müzakerelere katılamamamın engellenmesine dönük oylama yapmıştır ve oylama sonucunda 6 üyenin oyu ile müzakere salonundan ayrılmam yönünde bir karar alınmış ve toplantı salonunu bir anlamda terk etmek zorunda bırakıldım.

“BUNUN ADI SANSÜRDÜR, SUÇTUR”

* RTÜK'ün varlık nedeni basın özgürlüğünü, düşünce özgürlüğünü, ifade özgürlüğünü ve halkın haber alma özgürlüğünü korumak ve geliştirmekle sorumlu kılınmış görevlendirilmiş bir üst kuruldur burası. Ben burada bireysel bir mücadele vermiyorum. 84 milyon yurttaşın haber alma hakkına, basın özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılmasına yönelik bir çabayı biz burada temsil ediyoruz. Şimdi hal böyle iken tutup siz keyfi olarak sırf kamuoyunun bazı gerçekleri görmesini engellemek için birilerinin beceriksizliğini, liyakatsizliğini görmemesi için eğer yayınlara müdahale ediyorsanız bunun adı sansürdür bu da suçtur.

“SUSMAYACAĞIM”

* RTÜK üyeleri olarak, basın özgürlüğünü, yurttaşlarımızın haber alma hakkını koruyamayacaksak varlık nedenimiz tartışmalı bir noktaya taşınır. RTÜK, halkın haber alma hakkının mücadelesinin, hukuki kavgasının verileceği yerdir. Yasa dışı yollarla bu mücadelenin engellenmesi mümkün değildir. Bundan sonra susmayacağım, onlar bildiklerin yapsınlar.

* Kıblemiz hukuktur, hakikattir; gazetecilerin önündeki engellerin kaldırılması için mücadele vermektir. Yangın gösterilmediği zaman, cayır cayır yanan Türkiye gerçeği ortadan kalkacak mı? Bir gerçek var. ‘Yangınları göstermeyin, korkutucu.' Yangın zaten korkutucu bir görüntüdür. Haberin de ta kendisidir.

* Dünyanın her yerinde de bu bir haberdir. ‘Bu haberi yapmayın' demek, bunun bizler tarafından kamuoyuna duyurulmuş olması, bir sorumluluktur, görevdir. Bugün benimle ilgili alınmış olan karar, hukuken yok hükmündedir. Yok hükmündeki bu kararın ispatı için de en kısa sürede hazırlıklarımı tamamlayarak, yargıya başvuracağımı da duyurmak istiyorum.

“GEMİ BATIYOR, YAPABİLECEKLERİ HİÇBİR ŞEY YOK”

RTÜK Üyesi Okan Konuralp ise şunları söyledi:

* İçeride bazı gerilimli anlar oldu. Fakat biz bunu kamuoyuna yaptığımız açıklamalarla da kısmen paylaştık. Çökmekte olan bir siyasi irade ile karşı karşıyayız. Bu irade bunları neden yapmaya tenezzül ediyor, düşünülmesi gereken konu budur. Çöküyor oldukları için, başaramadıkları için, iyi gazetecilik yapan kanallar sussun, halkın haber alma özgürlüğünden yana olan programlar sussun amacıyla böyle baskı yaratmaya çalışıyorlar.

* Umutsuzluğa, karamsar olmaya gerek yok. Beceremedikleri için bunları yapıyorlar. Liyakatsizliğe ve kibre bulanmış vaziyetteler. Ünlü bir kitap vardır, ‘Gemi Batıyor, Seyreden Kimse Yok.' Evet, gemi batıyor ve yapabilecekleri hiçbir şey yok. Halkımız, izleyicilerimiz, demokrasiden yana olanlar müsterih olsun. En kısa sürede Türkiye, özgür yayıncılığın, basın özgürlüğünün, fikir ve ifade özgürlüğünün en üst düzeyde yaşandığı bir ülkeye dönüşecektir.

Aytun Çıray, RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin hakkında suç duyurusunda bulundu İlginizi Çekebilir Aytun Çıray, RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin hakkında suç duyurusunda bulundu