Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan döviz rezervi, enflasyon ve corona virüsü açıklaması

Kabine toplantısı sonrası yaptığı açıklamada enflasyon mesajı veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Döviz rezervlerimiz özellikle ana muhalefetin burayı iyi dinlemesi lazım, 27 Ağustos itibariyle 118 milyar doları aşmış durumdadır" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan döviz rezervi, enflasyon ve corona virüsü açıklaması

Kabine toplantısı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında gerçekleştirildi.

“ÇOK ÖNEMLİ PROGRAMLAR İCRA ETTİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sona eren toplantının ardından yaptığı açıklamada şunları söyledi:

* Son kabine toplantımızdan bu yana ülkemiz ve milletimiz için çok önemli programlar icra ettik. Açılışlar gerçekleştirdik, temeller attık.

* Çok sayıda ülke yöneticisiyle telefon görüşmeleri gerçekleştirdim. Bu temaslarda ülkelerimiz arasındaki ikili ilişkiler ve bölgesel sorunlar hakkında fikir teatisinde bulunduk.

* Türkiye Belediyeler Birliği’nin düzenlediği sergide de ülkemizin dört bir yanından gelen gençlerimizle kucaklaştık. Bu tür programların gençlerimizin yaşadıkları şehirlerin kültürel alt yapısından spora kadar yakından ilgilenmesine vesile olduğuna inanıyorum.

* İnşallah gençlerimizle birlikte her bakımdan daha güzel, daha temiz, daha estetik, daha yaşanabilir şehirler inşa etmeyi sürdüreceğiz.

* Yine gençlerimizle hasret giderdiğimiz diğer programları Ahlat ve Malazgirt'te inşa ettik. Malazgirt Zaferi’nin 950’nci yıl dönümü vesilesiyle önce 25 Ağustos’ta Anadolu’nun batıya açılan penceresi Ahlat’taki çeşitli etkinliklerde gençlerimizle bir araya geldik.

* Bilindiği gibi Ahlat’ın tarihimizdeki önemine binaen burada, Van Gölü kıyısında da bir Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ni ülkemize kazandırdık.

* Milletlerin sembolleriyle yaşadığı gerçeğine uygun şekilde bu külliyenin asırlar boyunca Anadolu’nun vatanımız haline dönüşmesi mücadelesinin sembolü olarak nesillerden nesillere aktarılacağına inanıyorum.

“DÜNYANIN EN MODERN SAVUNMA HİZMETLERİNDEN BİRİNE SAHİP OLACAĞIZ”

* Uzunca süredir düzenli olarak katıldığımız Malazgirt Zaferi’nin törenlerini de 26 Ağustos’ta gerçekleştirdik. Ertesi gün Balkanlardaydık. Bosna Hersek’e, 27 Ağustos’ta Karadağ’a yaptığımız ziyaretlerde pek çok hususu muhataplarımızla ele alma fırsatı bulduk.

* Gerek 25 Ağustos gerek 26 Ağustos’ta Cumhur İttifakı’nın iki tarafı olarak buralarda bulunmamız aramızdaki dayanışmanın, aramızdaki birliğin, beraberliğin özellikle tabanın da kaynaşmasına vesile olacağı için çok çok bunu önemsiyorum. Bu ziyaretlerde oralarda yaşayan kardeşlerimizin bize gösterdikleri samimi sevgi Balkanlarla kalbimizin halen birlikte çarptığının ifadesidir.

* Akıncı’nın TSK’ya teslim törenini yaptık. Akıncı sayesinde bu teknolojiye sahip aracı bu sistemi üreten 3 ülkeden biri haline geldik. Kendi sınıfında dünyanın en iyilerinden olan Akıncı sayesinde bu teknolojiye sahip aracı üretebilen 3 ülkeden biri haline geldik.

* Dünyada ve bölgemizde yaşanan gelişmeler savunma sanayiinde katettiğimiz mesafenin önemini tekrar tekrar ortaya koymaktadır.

* İnşallah halen devam eden projelerimizi de hızla neticelendirerek ülkemizi savunma sanayiinde en üst lige çıkarmakta kararlıyız.

* Bu yıl 99’uncu yıl dönümüne ulaştığımız 30 Ağustos Zafer Bayramı töreninin ardından Ay Yıldız projesinin temelini attık.

* Ordumuzu tek çatı altında yönetebileceğimiz, çevre hassasiyetiyle öne çıkacak dünyanın en modern savunma hizmetlerinden birine sahip olacağız. Bu temel atma törenin ardından Kara Harp okulumuzun törenine katıldık. Üniversitemiz 5 yılda ordumuzun insan kaynağa ihtiyacını istenilen standarda gelmiştir.

* Eğitimlerini tamamlayan karacı teğmenlerimizi buradan tebrik ediyorum. Bu sene adli yılı inşası tamamlayana yeni Yargıtay binamızı da açtık.

“YARGIYA VERDİĞİMİZ DESTEĞİ SÜRDÜRECEĞİZ”

* Sadece bugünün değil geleceğin de ihtiyacını karşılayacak şekilde inşa ettiğimiz 10 bloktan oluşan yeni binamızın burada görev yapan hakim savcılarımızın da kalitesini artıracağına inanıyorum.

* Geçmişte vesayetten FETÖ’ye kadar üzerine düşen nice gölgelerin tartışması altında kalan yargımızın, artık milletimizin kendisinden beklediği bağımsız ve tarafsız duruşunu her geçen yıl güçlendirdiğini görüyoruz. Önümüzdeki süreçte de yeni reformlarla yargıya verdiğimiz desteği sürdüreceğiz.

* Milli Eğitim Bakanlığı’mızın 20 bin öğretmen atama törenini 3 Eylül’de icra ettik. Ataması yapılan öğretmenlerimizin her birini tebrik ediyorum.

* Bu törenin hemen ardından da yangın ve sel afetlerinde maruz kalan illerimizden Rize’ye hareket ettik. İlk olarak Avrupa’dan gelip Orta Asya’ya uzanan Kafkasya koridoru ile Rize-Mardin hattındaki kuzey-güney ulaşım koridorunun en önemli güzergahlarından birinin üzerinde yer alan İyidere-İkizdere yoluyla Hurmalık tünellerini hizmete açtık.

* Bölge ekonomisinin canlanmasına önemli katkıları olacak bu yolun ve tünellerin bir kez daha ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Cumartesi günü de Rize için, ‘dağın ardı ile önünün buluşması’ anlamını taşıyan Salarha tünelinin açılışıyla merkezdeki kentsel dönüşüm projesinin temel atma töreninde hemşehrilerimizle bir araya geldik.

* Ardından da üniversitemize giderek hem diş hekimliği fakültemizin yeni binasının açılışını yaptık hem de üniversitenin kurucular kuruluyla bir araya gelerek yürütülen çalışmaları ve projeleri konuştuk.

ORMAN YANGINLARI VE SEL FELAKETLERİ

* Cumhurbaşkanlığı kabine toplantısında salgından güvenliğe, afetlerden yeni turizm sezonuna gündemdeki hususları etraflıca istişare ettik. Ülkemiz ve milletimiz için gece gündüz çalışıyor, eser ve hizmet siyasetimizin ürünü projeleri, yatırımları, icraatları adım adım hayata geçiriyoruz.

* Rabbim bu ülkenin ve milletin geleceği için çalışan, koşturan, terleyen, üreten, tuğla üstüne tuğla koyan herkesten razı olsun. İnşallah 2023 hedeflerimize ulaşarak tüm bu gayretleri taçlandıracak, ülkemizi hak ettiği seviyeye çıkartacağız.

* Salgınla mücadelemizin sürdüğü bu dönemde afetlerin yol açtığı can ve mal kayıplarının acısını hissettik. Güney sahillerimizde etkili olan orman yangınlarının yanı sıra, hayvanlar, evler seralar da tahrip oldu.

* Yangınların söndürülmesinin hemen ardından zararların telafisi için çalışmalar başladı. Şimdiden tamamlanıp teslim edilen evler var. Amacımız 1 yıla kadar inşa edilecek yapıları bitirip hak sahiplerine teslim etmektir.

* Kastamonu’nun Bozkurt, İnebolu, Küre, Pınarbaşı ve Azdavay, Sinop'un Ayancık, Bartın’ın Ulus ilçelerinde ve bağlı köylerinde çok ciddi can kayıplarına ve yıkımlara yol açan sel felaketinin izlerini silme çalışmaları sürüyor. Hayatını kaybeden 82 vatandaşımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Halen kayıp olan 15 vatandaşımızın arama çalışmaları devam ediyor.

* Özellikle Kastamonu ve Sinop’taki durum eşi benzeri görülmemiş bir olay ama böyle bir afeti, manzarayı yaşadık. Mesela Bozkurt'ta, ilçeye bir yılda yağan yağış sadece 2 günde düştü. Bu olağanüstü durum, yüksekliği 5 metreyi bulan sel baskınlarının ortaya çıkmasına neden oldu.

* Sel bittiğinde mesela Bozkurt ilçemizde geride yüksekliği 4,5 ile 7 metre arasında olan toprak, taş, ağaç karışımı bir rüsubat kaldı. Yaşanan felaketle mücadele için tüm bakanlıklarımızın, kurumlarımızın, belediyelerimizin, sivil toplum kuruluşlarımızın imkanlarını seferber ettik.

* Helikopterler, iş makineleri, botlar, itfaiye araçları, 10 binin üzerinde personel ve ihtiyaç duyulan her türlü araç gereçle felaket bölgelerine adeta çıkarma yaptık.

* Bu süreçte 1345 afetzedeyi helikopterlerle, 501 afetzedeyi botlarla tahliye ettik. Avrupa ülkelerinde yaşanan sel felaketlerinin ardından aylarca kaldırılamayan atıkları birkaç hafta içinde önemli ölçüde temizledik, aylarca yeniden işler haline getirilemeyen altyapıyı bir haftaya kalmadan ayağa kaldırdık.

* Vatandaşlarımızın çoğunun sel baskının ardından bir daha asla eski günlerine geri dönebileceğine ihtimal vermedikleri binaları, sokakları, caddeleri devlet millet işbirliğiyle kısa sürede tekrar yaşanır hale getirdik. Sadece Bozkurt ilçemizden çıkartılan rüsubat miktarı 20 bin kamyonu geçmiştir.

AFET BÖLGESİNE 287 MİLYON TL ÖDENEK

* İçişleri Bakanımız, Çevre ve Şehircilik Bakanımız, ihtiyaca göre diğer bakanlarımız afet bölgesine adeta kamp kurmuştur. Yıkımlar, zararlar, sıkıntılar yerinde tespit edilmiş ve süratle çözüme kavuşturulmuştur.

* Kapalı yolların önemli bir bölümü tamir edilerek veya servis hatları kurularak ulaşıma açılmıştır. Su ve elektrik altyapısı neredeyse tamamen çalışır hale getirilmiştir. Yardımların temini ve dağıtımı AFAD tarafından koordine edilmektedir.

* Tamamlanan tespitlere göre bu üç ilimizde vatandaşımızın 590 milyon liralık zararı ortaya çıkmıştır. Bugüne kadar afet bölgesine 287 milyon ödenek aktarılmıştır. Son afetler için düzenlenen yardım kampanyasında toplanan meblağ da 345 milyon lirayı bulmuştur.

* Afet bölgesinde yıkılan veya yıkılması gereken binin üzerinde bağımsız bölüm vardır. Selde ürünü, mahsulü veya araç gereci zarar gören çiftçilerimizin sayısı 3 bin 800 civarındadır.

* Tüm bunlarla ilgili süreçler devam ediyor. Hiçbir vatandaşımızı mağdur etmeden bu felaketin izlerini silmekte kararlıyız.

“TÜM KURUM VE VATANDAŞLARIMIZI AFET PLANLARINI GÖZDEN GEÇİRMEYE DAVET EDİYORUM”

* Temel gıda maddelerinden barınmaya, enerjiden iletişime kadar insanın her ihtiyacı ve her talebinin anında karşılandı.

* Sel bölgelerinde yıkılan evlerin ve iş yerlerinin tamamını 1 yıla kadar teslim etmeyi planlıyoruz. Hatta sokak hayvanlarına kadar felaket bölgesindeki tüm canlıların ihtiyaçları düşünülmüş, gereken mekanizmalar kurulmuştur.

* Bilim insanlarının sürekli dikkat çektiği büyük depremlere karşı hazırlıklarımızı titizlikle yürütürken, diğer afetler hususunda da önemli bir kabiliyet kazandığımızı memnuniyetle görüyoruz.

* Afetlerin ortaya çıkmasını tamamen engellemek insan iradesini aşıyor ama afetlerde yaşanacak hasarların azaltılmasını, can kayıplarının en aza indirilmesini afet sonrasında hızlı bir toparlanmanın sağlanmasını temin edecek sistemi kurmak bizim elimizdedir.

* Son dönemde yaşanan afetlere geçmişe göre daha hızlı ve etkin müdahalede bulunmayı elimizdeki plana borçluyuz. Buradan özel sektör dahil tüm kurumlarımızı ve vatandaşlarımızı Afet ve Acil Durum Yönetim Başkanlığımız, AFAD’ın yönergelerine göre afet planlarını gözden geçirmeye, eksiklerini tamamlamaya davet ediyorum. Rabb’imden ülkemizi ve milletimizi deprem, sel, yangın ve heyelan gibi her türlü afetten, kazadan beladan muhafaza eylemesini diliyorum.

“TÜRKİYE KESİNTİSİZ BÜYÜMESİNİ SÜRDÜRDÜ”

* Pek çok ülke mevcut imkanları çerçevesinde krizin etkilerini azaltmak için görülmemiş ölçülerde genişleyici politikalara yöneldi. Buna rağmen küresel ekonomide küçülmenin önüne geçilemedi.

* Böylesine zorlu bir dönemde Türkiye, salgının olumsuz etkileri ile mücadelede son derece başarılı oldu. Ekonomilerin derinden sarsıldığı 2020 yılında yüzde 1,8’lik bir büyüme kaydederek OECD ve G20 ülkeleri arasında bu başarıyı elde edebilen birkaç ülkeden birisi olduk.

* Bu gelişmede salgın tedbirlerinin ekonomi üzerindeki olumsuz etkilerini hafifletmek amacıyla uyguladığımız kararlı ve etkin politikalar ile büyümeyi destekleyici adımlar önemli rol oynadı.

* Türkiye ekonomisi küresel krizden bu yana iç ve dış konjonktürde yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen kesintisiz büyümesini sürdürdü. Bu senenin ilk yarısında da güçlü büyüme devam etti.

* Yılın ilk çeyreğinde yıllık yüzde 7,2 ve ikinci çeyreğinde yüzde 21,7 oranında bir büyüme rakamına ulaştık. Bunu başararak, buna ulaşarak Türkiye dünyada İngiltere’den sonra ikinci sırada yer aldı.

“YILLIK İHRACATIMIZ 207 MİLYAR DOLARI AŞTI”

* İkinci çeyrek performansımızda iç talepteki güçlü görünümün yanı sıra dış talebin 6,9 puanlık katkısı da belirleyici oldu. Özellikle bu dönemde sabit sermaye yatırımlarımızın yüzde 20,3 oranında büyümesi oldukça sevindiricidir.

* Bir diğer olumlu gelişme ise makine teçhizat yatırımlarımızın 2019 yılının 3. çeyreğinden bu yana 7 çeyrektir büyümeye devam etmesidir. Hiç kuşkusuz bu yatırımlar üretim kapasitemizi ve büyüme potansiyelimizi daha da artıracaktır.

* Bu yılın büyüme performansı açısından dikkat çekici bir diğer özelliği de yüksek büyüme oranını düşük bir cari açıkla gerçekleştirecek olmamızdır.

* İhracatımız rekorlar kırmaya devam ediyor, ağustos itibariyle yıllık ihracatımız 207 milyar doları aştı. Dünya ihracatından aldığımız pay da artıyor.

* Seyahat gelirleri bu yılın haziran itibarıyla yıllık yüzde 31 oranında artarak cari dengenin iyileşmesine önemli katkı sağladı. Cari işlemler açığımız yılın ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine göre 7,6 milyar dolar azalarak 13,6 milyar dolar seviyesine geriledi.

“DÖVİZ REZERVİMİZ 118 MİLYAR DOLARI AŞTI”

* Geçen seneyi 93,3 milyar dolarla kapattığımız döviz rezervlerimiz, özellikle muhalefetin, ana muhalefet ile diğer hepsinin buraya çok dikkat etmesi lazım, 27 Ağustos itibarıyla 118 milyar doları aşmış durumdadır.

* Bu yılın ilk yarısında sağlanan istihdam artışı 1,5 milyon kişiye çıkarak salgın öncesi seviyeleri bile aşmıştır. Ekonomimizin en önemli sorunlarından birinin enflasyon olduğunu biliyoruz. İnşallah bu meselenin de üstesinden geliyoruz.

* Salgınla birlikte yeniden şekillenmeye başlayan küresel ekonomik düzende, ülkemizi sürekli daha üst sıralara taşımanın gayretindeyiz. Bu amaçla programlarımızı ve hedeflerimizi sürekli güncelliyoruz.

* Önümüzdeki 3 senenin ekonomideki yol haritasını içeren Orta Vadeli Programımızı (OVP) Resmi Gazete’de dün yayınladık. Makro ekonomik politikaları, temel ilkeleri, hedef ve gösterge niteliğindeki ekonomik büyüklükleri bu politika belgesi ile ortaya koyduk.

* Program Hazine ve Maliye Bakanlığımız ile Bütçe ve Strateji Başkanlığımız tarafından hazırlandı. Bu süreçte ilgili tüm bakanlıklarımız, kurum ve kuruluşlarımızla iş birliği içinde çalıştılar. Öncelikleri hep birlikte belirledik. Programda temel amacımız yüksek katma değerli üretimi önceleyerek, ülkemizin büyüme potansiyelini artıracak politikalara hız vermektir.

* Özel sektör öncülüğünde dayanıklı bir büyüme için makroekonomik istikrarı güçlendirerek ekonomide şeffaflığı, öngörülebilirliği, rekabetçiliği ve verimliliği artıracak bir dizi politikayı hayata geçireceğiz.

* Nitelikli istihdamı oluşturan enflasyon ve cari açık üretmeyen, yeşil dönüşümü dikkate alan, istikrarlı, dengeli ve gelir dağılımı adaletini gözeten bir büyüme yapısını tesis edeceğiz.

* Büyümenin finansmanını ise ağırlıklı olarak yurt içi tasarruflar ve doğrudan uluslararası yatırımlarla yapmayı planlıyoruz. Küresel değer zincirlerindeki değişimleri dijital ve yeşil dönüşüm alanlarındaki eğilimleri de bu süreçte dikkate alıyoruz.

* Uluslararası arenada rekabet gücü yüksek ve istihdam potansiyeli barındıran sektörleri destekleyerek, cari işlemler dengesinde kalıcı ve sürdürülebilir bir iyileşmeyi de sağlayacağız.

ENFLASYON MESAJI

* Program dönemi boyunca para ve maliye politikalarının eş güdümünü güçlendirmek, mal ve hizmet piyasalarında verimliliği artırmak suretiyle enflasyonun kalıcı olarak tek haneli seviyelere inmesini hedefledik. Mali disiplinin sürdürülmesi olmazsa olmazlarımızdandır. Bunu bir defa herkes böyle bilecek.

* Büyüme Türkiye’nin hedeflerine ulaşmasının temel şartıdır. Bu yılı dengeli iç ve dış talep kompozisyonunun katkısıyla yüzde 9 civarında büyümeyle kapatmayı ümit ediyoruz.

* Orta Vadeli Program dönemi boyunca ekonominin yıllık ortalama yüzde 5,3 büyümesini öngördük. Milli gelirimizi bu yıl 800 milyar doların üzerine, program dönemi sonunda da 1 trilyon dolar seviyesine taşıyacağız.

* Bu büyümenin kaliteli, kapsayıcı ve sürdürülebilir olması için makro ekonomik dengeleri gözeten ve yapısal reformlarla desteklenen bir kalkınma modeli uygulayacağız. Bu kapsamda, ekonominin motoru olan sanayi sektöründe teknoloji seviyesi yüksek sabit sermaye yatırımlarını ve doğrudan yabancı yatırımları özendireceğiz.

* Özellikle de yatırım teşvik sistemi sadeleştirilmeye devam edilecek, yenilikçi üretime yönelen öz sermaye ağırlıklı gerçekleştirilen ve bölgesel kümelenme öncelikleriyle uyumlu yatırımlar desteklenecek.

* Teknoloji odaklı sanayi hamlesi programı sürdürülecek, desteklenen projeler için yenilikçi finansman modelleri geliştirilecek.

* Modern teknolojilerle çalışma kapasitelerinin geliştirilip salgın sonrası döneme uyumlarını hızlandırmak için KOBİ’lerin dijital dönüşüm projelerine daha çok katkı sağlanacak.

* Yeşil dönüşüm alanında da iddialı politikalar bulunuyor. Yeşil Mutabakat Eylem Planı’nda yer alan hedefler doğrultusunda gereken adımların atılacak.

* Geri dönüşüm teknolojileri başta olmak üzere verimliliği artıran ve sera gazı emisyon artışını sınırlayan yatırımlara daha çok destek verilecek, böylece uluslararası ticaret alanında iklim değişikliği politikalarıyla uyumlu şekilde ihracatın rekabet gücü de artırılacak.

* Program dönemi boyunca, istihdamın yıllık ortalama 1 milyon 170 bin kişi artmasını ve iş gücüne katılım oranlarındaki artışa rağmen işsizlik oranının kademeli olarak gerilemesini hedefliyoruz. Biz gücümüzü genç ve nitelikli insan kaynağımızdan alıyoruz.

* Evlatlarımızın istihdamını artırmak ve yeteneklerini geliştirmek bizim en temel önceliklerimiz arasındadır. Eğitim, istihdam, üretim ilişkisini güçlendirmek için sektör iş birliklerini artıracağız. Reel sektörün ihtiyaç duyduğu kalfa ve usta talebini karşılamak üzere meslek eğitim merkezlerini güçlendirecek, yaygınlaştıracak ve kazanılan yeteneklerin belgelendirilmesini sağlayacağız.

* Türkiye’nin beşeri sermayesini güçlendirmek için okullar arası başarı farklarını azaltarak ve okul öncesi eğitimi yaygınlaştırarak eğitimde fırsat eşitliği tahkim edilecek.

* Kadınların ekonomik hayata etkin katılımı için iş kurma ve geliştirme süreçlerinin kolaylaştırılacak, elektronik ticaret platformlarındaki faaliyetler teşvik edilecek.

* İş ve aile hayatını uyumlu hale getirerek iş gücüne katılımı teşvik etmek amacıyla kaliteli, ekonomik ve kolay erişilebilir çocuk, engelli ve yaşlı bakım imkanları yaygınlaştırılacak.

* Enflasyon hedeflemesi uygulamasına devam ederek arz yönlü yapısal sorunlara odaklanacağız. Enerji piyasaları başta olmak üzere şeffaflık ve rekabet odaklı uygulamaların genişletilecek.

* Gıda arz güvenliğini sağlamak amacıyla tarım arazilerinin korunması ve etkin kullanımı çalışmalarına ağırlık verilecek, ekilebilir ve sulanabilir alanların artırılması için yatırımlar hızlandırılacak.

“SEYAHAT GELİRLERİNİN 33 MİLYAR DOLARA ÇIKMASINI BEKLİYORUZ”

* Tohum gübre, yem ilaç ve mazot gibi girdi maliyetlerinin yanı sıra çiftçilerin finansman yükünü hafifletici ve teknoloji odaklı dönüşümü sağlayıcı programların uygulanacak. Tarım sanayi entegrasyonunu sağlamak amacıyla sözleşmeli tarım mekanizmaları geliştirilecek.

* Orta Vadeli Programla ödemeler dengesi tarafında da bir dizi kritik politika hayata geçirildi. Program dönemi boyunca ihracattaki artışın devam etmesini bekliyoruz.

* İhracatın 2021 yılında 211 milyar dolar, program dönemi sonunda ise 250 milyar doları aşacağını tahmin ediyoruz. Seyahat gelirlerinin bu yılki 17 milyar dolar seviyesinden 33 milyar dolara çıkmasını bekliyoruz. Cari işlemler açığının milli gelire oranının program sonunda yüzde 1 seviyesine gerilemesini öngörüyoruz.

* Bunun için Gümrük Birliği başta olmak üzere mevcut tercihli ticaret ve serbest ticaret anlaşmalarının güncellenmesini sağlayacağız.

* Türkiye’ye coğrafi olarak uzak ancak ihracat potansiyeli yüksek ülkelerle ticaretimizi geliştirmek amacıyla uzak ülkeler stratejisini hayata geçireceğiz.

* Elektronik ihracat dahil hizmet ihracatına yönelik destekleri etkinleştirecek ve yeni destek mekanizmaları oluşturacağız.

* Yurt dışı lojistik merkezler üzerinden ihracatçıların potansiyel pazarlara ve dağıtım kanallarına erişimi hızlandırılacak. Türk Eximbank, uluslararası uygulamalar dikkate alınarak yeniden yapılandırılacak.

* Türkiye’deki endüstriyel ve metalik maden cevherleri katma değeri yüksek ürünlere dönüştürülerek ekonomiye kazandırılacak, program döneminde mali disipline kararlılıkla devam ederek kaynakların verimli kullanılması temin edilecek.

* Bu yıl bütçe açığı hedefimizi sene başında yüzde 3,5 olacak şekilde revize etmiştik. Sözümüzde durarak inşallah bu hedefi rahat bir şekilde yakalayacağız.

* Salgınla mücadele kapsamında esnafın, çiftçinin, sanayicinin ve tüm vatandaşların mağduriyetine meydan vermeyeceğiz. Geçen 2 yıla yakın süre boyunca gerek bütçeden gerekse diğer kamu kaynaklarından verilen doğrudan desteklerin yanında vergi ve prim kolaylıkları uygun şartlı kredi imkanları da sağladık.

* Bu kapsamda aldığımız tedbirlerin ve sağladığımız desteklerin ekonomik büyüklüğü yıl sonunda toplamda 734 milyar liraya ulaşacak. Önümüzdeki dönemde de vatandaşlarımızı ve üreticilerimizi desteklemeyi sürdüreceğiz.

* Kamu kesimi borçlanma gereği ve kamu borç stokunun milli gelire oranını düşürerek maliye politikasının sürdürülebilirliğini güçlendireceğiz. Bu kapsamda merkezi yönetim bütçe açığının milli gelire oranının program dönemi sonunda yüzde 2,9 olarak gerçekleşmesini öngörüyoruz. Faiz dışı dengenin de program dönemi sonunda yüzde 0,3 fazlaya dönmesini bekliyoruz.

“TÜRK LİRASI ÖNCELİKLİ HALE GETİRİLECEK”

* Program süresince harcamaları gözden geçirmeye devam edeceğiz. Kamu taşıtlarının tedarikinde, kullanımında ve tasfiyesinde verimliliği artırmak için Kamu Taşıt Filo Yönetim Sistemini kuracağız. Dijital ekonominin sağlıklı ve tam olarak kavranmasına ve vergilendirilmesine yönelik çalışmaları hızlandıracağız.

* Stratejik öncelikler çerçevesinde yürüttüğümüz borçlanma politikası, Türk lirası öncelikli hale getirilecek, yurt içi döviz ve altın cinsi borçlanmalar daha da azaltılacak.

* Kayıt dışı ekonomi ile mücadelede kapsamlı bir program oluşturup uygulamaya koyacağız. Orta Vadeli Programımız ile birlikte kamu kurum ve kuruluşlarımızın bütçelerinin hazırlanmasına yönelik yasal süreci başlatıyoruz.

* Bu kapsamda Meclisimize sunacağımız ödenek teklif tavanlarını belirledik. İnşallah Meclisimizden de onay aldıktan sonra 2022 yılında yapmayı hedeflediğimiz işler için hemen kolları sıvayacağız.

* Büyük ve güçlü Türkiye’nin inşası yolunda önemli bir adım olduğuna inandığımız Orta Vadeli Programın ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum ve programın hazırlanmasında emeği geçen tüm kamu kurum ve kuruluşlarına teşekkür ediyorum.

SALGINLA MÜCADELE

* Salgınla mücadelede hala tek ve en önemli kozumuz aşıdır. Okulların açıldığı, iş yerlerinin tam kapasite üretime geçtiği şu dönemde vatandaşlarımızı bir kez daha aşılarını yaptırmaya ve tamamlamaya davet ediyorum. Küresel sağlık krizinin bitmediğini göz önünde tutarak temizlik, maske ve mesafe başta olmak üzere tüm tedbirlere hassasiyetle riayet etmeyi sürdürmeliyiz.

ÇELTİK FİYATLARINI AÇIKLADI

* Çeltik hasadı için Toprak Mahsulleri Ofisi’nin alım fiyatlarını da belirledik. Buna göre, ton başına baldo çeşidi için 5 bin 500 lira, Osmancık çeşidi için 4 bin 500 lira, Luna çeşidi için 4 bin lira alım fiyatı uygulanacaktır.

Bu köye corona virüsü giremedi İlginizi Çekebilir Bu köye corona virüsü giremedi Bilim dünyası Türk doktorları konuşuyor: Delta varyantı travma yaratıyor İlginizi Çekebilir Bilim dünyası Türk doktorları konuşuyor: Delta varyantı travma yaratıyor
ABD AMASYA Bilim Corona Cumhurbaşkanı doktor hemşire Recep Tayyip Erdoğan Sağlık Türkiye