Kemal Kılıçdaroğlu, SÖZCÜ’nün manşetini hatırlattı…

"Yeraltı dünyası ile siyasetçi arasında parasal ilişki var; Bir bakanın iki yardımcısı 111 suç işlemiş" diyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Böyle bir rezaleti Türkiye Cumhuriyeti tarihinde yaşamadı" ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Van’da muhtarlar, imamlar ve köylü vatandaşlar ile buluştu, kanaat önderlerine seslendi.

Kılıçdaroğlu, son günlerin tartışmalı konularından “göçmen sorunu” konusunda şunları söyledi:

“TEREDÜDÜM YOK… GÖNDERECEĞİM”

* Sığınmacılar en temel sorunumuz şu anda. Söyledim; Suriyeli kardeşlerimi ırkçılık yapmadan, onların hakkını yemeden, onları evlerini, yollarını, okullarını, hastanelerini, kreşlerini yaptıktan sonra memleketlerine göndereceğim. Hiçbir tereddütüm yok bu konuda. En geç 2 yıl içinde bunu yapacağım.

* Kendi ülkelerine gitsinler kardeşim. Diyorlar ki gitmezler, oturacağız bununla ilgili. Bu dış politikayı 180 derece değiştireceğim. Bu dış politika Türkiye'nin başına bela.”

“OTURACAĞIZ, SURİYE İLE BARIŞACAĞIZ”

* Birilerinin talimatı ile dış politikayı oluşturuyorlar. Suriye ile niye kavga ediyoruz? Niye birbirimizi öldürüyoruz? Bakın Suriye gerçeğine bakalım.

* İki taraf var değil mi? İki taraf da müslüman mı müslüman. İki taraf da birbirini nasıl öldürüyor? ‘Allah Allah' diyerek. Ellerindeki silahlar egemen güçlerin. Niye buna izin veriyoruz? Oturacağız Suriye ile barışacağız. Büyükelçiliği göndereceğiz onlar da gönderecekler.

* Buradan gidecek olan Suriyelilerin can ve mal güvenliğini sağlayacağız. Onları çöle veya şiddetin ortasına atmayacağız. Ayrıca biz kendi iş adamlarımıza, Anteplilere diyeceğiz ki, ‘gidin kardeşim orada yeni fabrikalar kurun.' Bütün Suriyeliler gitsinler o fabrikalarda çalışsınlar hepsi üretsinler.

* Mallarını gerekirse biz satın alacağız. ‘Efendim bu olmaz' diyorlar. Niye olmaz? Yapacağım en geç 2 yıl içinde ben bunu yapacağım. Yetki verirseniz tabi.

“DIŞİŞLERİ DEVRE DIŞI BIRAKILDI”

* Şimdi Afganistan'dan geliyorlar. Sürüler halinde geliyorlar, binlerce kişi geliyor. Kimden talimat aldılar? Tartışma bir tivitimle başladı. Biden ile Erdoğan konuşuyorlar.

* Erdoğan'ın yanında bir kadın kardeşimiz var. Tercüme işini o yapıyor ama Dışişleri mensubu değil. 27,5 yılını devlete veren pek çok uluslararası görüşmeye katılan bir kişi olarak devletin geleneği şöyleydi; Giderdik heyetler karşılanırdı, bizi götürürlerdi otele ertesi gün heyetler karşılıklı otururdu, bizim bayrağımız olurdu, onların bayrağı olurdu, heyet başkanları karşılıklı olurdu.

* Dışişleri Bakanlığı'ndan bizden bir kişi olurdu onların Dışişleri Bakanlığı'ndan da bir kişi olurdu. Görüşmeleri raporlardı ve Ankara'ya gönderirlerdi. Devletin geleneği buydu. Biz de ise Dışişleri Bakanlığı tamamen devre dışı bırakıldı.

“BURASI SÖMÜRGE DEPOSU MU?”

* Erdoğan Biden ile yaptığı görüşmede Afganların Türkiye'ye gelmesini kabul etti. Sonra bunu gizlediler uzun süre. Bir baktık ABD'deden bir yetkili açıklama yaptı.

* Kendileri Afganistan'dayken kendilerine yardım eden Afganlar ile işbirliği yapmışlar o işbirliği yapan Afganlardan 1 milyon kişi gelecek, bunlar Türkiye'ye bir süre kalacaklar, Türkiye demiyor ‘üçüncü ülke' diyor. Kalacaklar orada ve bir süre sonra bunların içinden seçecekler, bazılarını götürecekler.

* Diğerleri bizim başımızda kalacak. Niye kardeşim? Burası sömürge deposu mu? Burası sığınmacı deposu mu? Efendim onlar bize para vereceklermiş.

* Ne diyor Erdoğan? ‘Finans işini iyi ayarlarsak kabul edeceğiz, ediyoruz'. Ne demek finans işi? Köleliği parayla mı yapacaksın arkadaş? Devletin itibarını devletin saygınlığını parayla mı satacaksın?

“ERDOĞAN ÇOK İSTİYORSA KENDİSİNİ KEFENLE KARŞILAYANLARI GÖNDERSİN”

* ABD Dışişleri Sözcüsü, ‘Türk müttefiklerimizle en üst düzeyler de dahil olmak üzere' yani Erdoğan da dahil olmak üzere, ‘Tartıştığımız bir konu Afgan mületicileri. Başkan Biden tabi ki Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştü. Dışişleri Bakanlığı bunu çeşitli düzeylerde tartıştı.

* Şimdi esas olarak Savunma Bakanlığı’nın öncülük ettiği bir tartışma var. Her zaman yaptığımız gibi bu tartışmaları gizli tutuyoruz ancak Türkiye'nin önemli bir rol üstlenmesindeki istekliliğini takdir ediyoruz.' İlla Kabil'e bizi gönder. Gideceğiz orada efendim Taliban'la biz mücadele edeceğiz. Sana ne kardeşim ya, sana ne kardeşim? Bakın gencecik insanlar Afganistan'dan çıkıyorlar 2 bin 400 km. yolu aşıyorlar Türkiye'ye geliyorlar, Türkiye'de yerleşiyorlar. Otobüslerle, TIR’larla geliyorlar, sözde sınır kapınız kapalı değil mi?

* O kapı kapalı bütün sınır açık. Bu hükümetin gözetiminde geliyor tamamı. Yerleştiriliyorlar, içlerinde bir kadın yok, bir çocuk yok, bir yaşlı yok hepsi genç, askerlikten yeni gelmiş gibi.

* Peki biz ne yapıyoruz bunun karşılığında? Oradan kaçanlar buraya geliyor, biz de diyoruz ki pırıl pırıl evlatlarımıza gençlerimize ‘Siz de gidin Kabil'e’. Niçin? Gidin orada savaşın. Onlar buraya çalışmaya, biz oraya ölmeye gidiyoruz.

* Niçin? Hangi akıl, mantık bunu kabul eder? Ki bizim Afganistan ile tarihi dostluğumuz var. Biz Afganistan'ın içişlerine barış için girebiliriz ama kavganın parçası olmak son derece yanlıştır.

* Bütün Afganistan'ı karşımıza alırız. Erdoğan çok istiyorsa bizim evlatlarımızı değil kendisini bir ara havaalanında kefen giyip karşılayan gençler vardı, onları göndersin.

* Madem ölümü göze almışlar Erdoğan için gitsinler Afganistan'a. Ama bizim askerimizi göndermesin. Suriye'de başımıza gelenler, şimdi Afganistan var daha gelecekler. 1 milyondan daha fazla gelecek.

* Geri İran'a iade edebilir uluslararası sözleşmeye göre, onu da iade etmiyor. Türkiye'nin başına önümüzdeki süreç içinde büyük felaketler gelebilir. Büyük iç çatışmalar olabilir. Hepimiz sakin olmalıyız. Bunları demokratik yollarla göndermek zorundayız.

SÖZCÜ’NÜN MANŞETİNİ HATIRLATTI 

CHP Kılıçdaroğlu Van konuşmasının devamında SÖZCÜ'nün dünkü manşetini hatırlatarak, “Yolsuzluklar, hırsızlıklar diz boyu. Ya hangi ülke bana bir ülke gösterin, rüşvet alan bir adam Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni temsil etmek üzere bir yere büyükelçi tahin edilsin. Ya aklın alacağı şey değil. Dün SÖZCÜ Gazetesi'nde vardı. Bir bakanın 2 yardımcısı 111 suç işlemiş, hapse girip çıkmışlar şimdi ikisi de bakan yardımcısı (Danışmanı). Böyle bir Türkiye hiç aklımızın ucuna bile gelmez. Düşünemezdik böyle bir Türkiye'yi. Bu ülkenin İçişleri Bakanı çıktı, bir siyasetçinin her ay yer altı dünyasından mafyadan 10 bin dolar rüşvet aldığını söyledi. Dava açan var mı? Yok. Soran var mı bizim dışımızda? Yok” dedi.

“ESKİDEN OLSA BUNLARIN HER BİRİSİ AYRI HÜKÜMET DEVİRİRDİ”

Kılıçdaroğlu ş ifadeleri kullandı:

* Serik Belediye Başkanı AKP'lidir. İki bakan var, Vali var, AKP'li, MHP'li milletvekilleri toplantı yapıyorlar. 500 bin liralık bir rüşvet olayı gündeme geliyor.

* Serik Belediye Başkanı, ‘Ya iki bakansınız burada. Sizin haberiniz var ve buna ses çıkarmıyorsanız yazıklar olsun' diyor ve toplantıyı terk ediyor. Bakanlar yine yerinde, Vali yine yerinde, herkes yerli yerinde. Kimse bir şey söylemiyor hiç kimse.

* Savcıya şikayet edildi dosya, savcı korkudan kapağı bile açamadı. Eskiden olsa bunların her birisi ayrı hükümet devirirdi. Düşünün toplum nereden nereye kadar bir yozlaşma zinciri içine sokuldu.

“BARIŞ AKADEMİSYENLERİ’NİN TAMAMINI İADE EDECEĞİZ”

6 yıl önce bir bildiriye imza attıkları için görevlerinden uzaklaştırılan “Barış Akademisyenleri”nin durumu hakkında da konuşan Kılıçdaroğlu,

* Benim size sözümdür. Bu topluma sözüm olsun. Allah'ın izniyle iktidar olduğumuzda ilk bir hafta içinde Barış Akademisyenleri’nin tamamını (görevlerine) iade edeceğiz. Farklı düşünceden diye bir adam üniversiteden mi atılır ? Böyle rezalet mi olur ? Buna izin vermeyeceğiz.

* Irkçılığı bitireceğim. Herkesin kimliği kendi şerefidir. İnanç, kimlik, yaşam tarzı üzerinden siyaseti bitireceğim. Bizim kabahatimiz yok muydu? Bizim de vardı. CHP olarak toplumdan uzaklaşmıştık, halktan kopmuştuk bunu değiştirdik. Son 10 yılda en çok değişen parti CHP'dir.

Kılıçdaroğlu, daha sonra Van Tarihi Peynirciler Çarşısı’nda esnaf ziyaretinde bulundu.

Kılıçdaroğlu'ndan Erdoğan'a prompter tepkisi İlginizi Çekebilir Kılıçdaroğlu'ndan Erdoğan'a prompter tepkisi