Kılıçdaroğlu: Ahdim, niyetim, yeteneğim var

İzmir’de süt işletme fabrikasının temel atma töreninde konuşan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, üreticilere seslendi, iktidar olduklarında atacakları adımları sıraladı.

Kılıçdaroğlu: Ahdim, niyetim, yeteneğim var

Bir dizi ziyaretler gerçekleştirmek üzere İzmir'e gelen Kılıçdaroğlu, Baysan süt işletme fabrikası temel atma törenine katıldı.

“TÜRKİYE'DE TARIM 20 YILA YAKINDIR KÜRESEL ŞİRKETİLERİN İSTEDİĞİ GİBİ ŞEKİLLENİYOR”

Törenin açılış konuşmasını yapan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Anadolu ve Trakya binlerce yıldır atalarımızı doyurduğu gibi bugün de bizi besliyor. Biz korudukça bu topraklar, çocuklarımızın da rızkını vermeye devam edecek. Türkiye'de tarım, 20 yıla yakın bir süredir tümüyle küresel tarım şirketlerinin istediği şekilde şekilleniyor. Yakın zamana kadar çeşit çeşit atalık tohumlarımızı serptiğimiz vatan toprağına artık ithal tohumları ve ilaç diye satılan zehirleri saçıyoruz; kuraklık ve yoksulluk biçiyoruz.” dedi.

“TOPRAKLARIMIZIN BU SESSİZ İŞGALİNE BAŞ KALDIRDIK”

Birkaç holdingleşmiş tarım şirketi yerine yüzbinlerce küçük üreticiyi desteklediklerini belirten Soyer, “Tohumundan gübresine ithalata bağlı bir düzen yerine yerli ve milli bir tarım ekonomisi kuruyoruz. Bu iddiamızın tam merkezinde, tarımsal planlama için kurduğumuz yeni kurumlar kurallar yer alıyor. Çiftçimizin kaderine terk edilmediği ve kendini güvende hissettiği bir gelecek tesis etmeyi amaçlıyoruz.” diye konuştu.

“BENİM UMUDUM DA SİZLERSİNİZ GENÇLER”

Soyer'in ardından konuşma yapmak üzere kürsüye giden Kılıçdaroğlu'na, “Gençliğin umudu Kılıçdaroğlu” sloganı atıldı. Kılıçdaroğlu, “Benim umudum da sizlersiniz gençler. Beraber mücadele edeceğiz. Türkiye'yi aydınlığa çıkarmak için önümüzdeki seçimde sandığa ilk kez 6 milyon 300 bin genç gidecek ve oyunu kullanacak. 6 milyon 300 bin genç, Türkiye'nin kaderini değiştirecek, Türkiye'ye bereket getirecek, Türkiye'ye demokrasiyi getirecek, Türkiye'ye özgürlük getirecek. Buna inanıyorum.” diyerek karşılık verdi.

“SARAY’DAN BAKARSAN ÇİFTÇİNİN DURUMUNU GÖREMEZSİN”

Vatandaşlara ve üreticilere seslenen Kılıçdaroğlu, “Bize diyorlar ki Batı'nın egemen güçleri, ‘Niye toprağı ekiyorsunuz? Size un mu lazım? Biz verelim. Buğday mı lazım? Biz verelim. Et mi lazım? Biz verelim. Yem mi lazım? Biz verelim. Saman mı lazım? Biz verelim. Bizim çiftçimiz kazansın.' Ya bizim çiftçimiz ne olacak? ‘Kazanmasın.' Bu kaderi değiştireceğiz. Beraber değiştireceğiz. ‘Çiftçi milletin efendisidir' der Gazi Mustafa Kemal Atatürk. Efendiliği bırakmadılar… Her şey dışarıdan geliyor. Deniyor ki, ‘Efendim çiftçinin durumu çok iyidir.' E sen çiftçinin arasına girmeyip de Saray'dan bakarsan çiftçinin durumunu göremezsin. Çiftçinin durumu iyi mi, kötü mü anlayamazsın. Bakması lazım.” ifadelerini kullandı.

“YENİ BİR STRATEJİYİ HAYATA GEÇİRMEYE ÇALIŞIYORUZ”

Kılıçdaroğlu, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü:

“Elin oğluna kazandırıyoruz, bizim çiftçi niye kazanmıyor? Neden kazandıramıyoruz? Biz yeni bir stratejiyi hayata geçirmeye çalışıyoruz. İktidar değiliz doğru. İnşallah olacağız sizlerin oylarıyla, o da doğru. Ama bütün belediye başkanlarımız, siz kazanasınız diye çaba harcıyorlar. Sizin çocuklarınız kazanacak. Sizin çocuklarınız daha iyi bir hayat standardı yakalayacak. Bütün amacımız o zaten.

“AÇLIĞA MAHKUM EDİYORSUNUZ”

Bir bakan düşünün, adı Tarım Bakanı. Çiftçiyi şöyle tanımlıyor: ‘Çiftçi çok çok çalışır, az az kazanır.' Allah aşkına böyle bir tanım duydunuz mu hiç? Niye az kazansın? Daha fazla kazanması lazım. Çiftçinin traktörüne devri iktidarımızda hiç kimse, hiçbir güç haciz koyamayacak, tarlasına haciz uygulayamayacak. Adamı perişan etmişsiniz, borç batağına sokmuşsunuz, parasını ödeyemiyor; geliyorsunuz, traktörünü kamyona yükleyip götürüyorsunuz. Ne yapacak bu adam? Açlığa mahkum ediyorsunuz.

“İKTİDAR OLACAĞIZ, HALKIN İKTİDARINI KURACAĞIZ”

Haram yiyenin burnundan fitil fitil yiyeceğim. Herkes emin olsun. İnşallah iktidar olacağız göreceksiniz, beraber olacağız, halkın iktidarını kuracağız. Sizin bankalardan aldığınız kredi, tarım kredi kooperatiflerinden aldığınız kredilerin faizlerini ilk bir haftada sileceğim. Ne faizi ya? Batırmışsınız zaten adamı… Ana parayı da makul taksitlerle alacağız.

“GENÇLER HİÇ MERAKLANMAYIN, BUNA DA SON VERECEĞİM”

Gelişmiş ülkelerde sabah önce sütçü sizin kapınızı çalar ve sütü kapıya bırakır, çocuklar süt içsin diye. Bizde ise sabahın köründe polis gelir, kapıya vurur, ‘İçeridekileri tutuklayacağım. Gençleri gözaltına alacağım.' Neden? Bir tweet atmış diye…  Gençler hiç meraklanmayın, buna da son vereceğim. İstediğiniz gibi tweet atabilirsiniz. Korkmayın. Sabah hiçbir polis, güvenlik görevlisi gelip sizin kapınızı çalmayacak. Bundan da emin olmanızı isterim. Bu memlekete huzuru getireceğiz, barışı getireceğiz, bereketi getireceğiz, her evde huzur olacak. Hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği bir Türkiye inşa edeceğiz.

“AHDİM, NİYETİM, YETENEĞİM VAR”

Güvenin bu kardeşinize. Türkiye'yi gerçekten de, Mustafa Kemal'in dediği gibi çağdaş uygarlığın ötesine taşıyacağız. Ahdim var, niyetim var, yeteneğim var, bunu mutlaka, sizlerin desteğiyle yapacağız.”

“HAKKINIZI ARADIĞINIZ SÜRECE YANINIZDA OLACAĞIZ”

Kemal Kılıçdaroğlu, Bayraklı’da 30 Ekim İzmir Depremi Proje Alanı Mağdurları Platformu üyeleriyle bir araya geldi. CHP lideri Kılıçdaroğlu’na İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer de eşlik etti.

Hükümetin sosyal devlet politikasını yürütemediğini ifade eden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

* Bütün depremzede kardeşlerime, sadece burada değil Elazığ’da da diğer yerlerde de olan kardeşlerime seslenmek isterim; hakkınızı arayın, aradığınız sürece biz yanınızda olacağız. Bu konuda endişe etmeyin. Evlerinizin metrekaresi düşürüldü, kat sayısı düşürüldü bir sürü sıkıntı var.

* Şu soru çok önemli; zaten zar zor bir ev sahibi olmuşum, emekli olmuşum, evimde oturuyorum deprem oldu ev yıkıldı. Sosyal devletin bana yardımcı olması lazım, gelip bana bir kağıt imzalatıyorlar, diyorlar ki ‘evini yapacağız ama seni borçlandıracağız’.

* Ben bu emekli aylığıyla o kadar parayı nasıl ödeyeceğim? Asgari ücret ile geçiniyorum, ben bunu nasıl ödeyeceğim? Sosyal devletin, bir kişi afetzede ise onun karşılaştığı bütün zararı hiçbir karşılık beklemeden karşılaması gerekiyor.

* İzmir milletvekillerinin verdiği kanun teklifleri var, parlamentoda bekliyor kanun teklifleri. Açıldığında, kanun teklifleri görüşüldüğünde sizlere haber verecekler, gerçekleri göreceksiniz. Kimler afetzededen yana, kimler karşı, bütün açıklığıyla oylamada göreceksiniz.

“VATANDAŞ NE İSTİYORSA BİZ YAPACAĞIZ”

Depremzedelerin emsal artışı talebine ilişkin de bir açıklama yapan Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı:

* Kat yükseklikleri konusunda Sayın Tunç Başkan, ‘eğer vatandaşımız bunu ödeyemiyorsa, bu ödemeyi bir şekliyle başka yollardan karşılamak gerekiyorsa, bunun için kat yüksekliği gerekiyorsa vereceğiz' dedi.

* Sizden isteğim burada, ‘gerekirse yapılacak’ dediniz, gerekirse değil ‘yapılacak’ deyin. Burada yüksek binalar yapılıyor değil mi, yapılıyor. Diğerleri neden yapılmıyor? Engel çıkaracaklar. Onlar engel çıkarırsa bütün İzmirliler onlara hesap sorar. Engel bizden kaynaklanmasın. Biz yapacağız, vatandaş ne istiyorsa biz yapacağız.

“CEBİNİZDEN EK PARA ÇIKMAYACAK”

CHP lideri, yangın bölgelerinde evleri zarar gören vatandaşları hatırlatarak, şunları belirtti:

* Orman yangınlarının olduğu bölgelerde 1-2 katlı evler vardı. Bunlara da kağıt imzalatılıp borç altına sokuyorlar. Biz dedik ki ‘belediye başkanları olarak bunları karşılayacağız’. Burada evlerin sayısı çok az. 11 büyükşehir belediye başkanımız bunların ek yükümlülüklerini karşılayabilir.

* Ama İzmir’de yeni yapılanmanın maliyetini 11 belediye başkanının karşılaması mümkün değil. Karşılarız deyip de yarın bunun gereğini yapmazsam size mahcup olurum, doğruyu söylememiş olurum.

* Doğrusu kat yüksekliği vereceksiniz, gelecekler ve yapacaklar. Maliyetler karşılanacak, kimsenin cebinden de 5 kuruş ek para çıkmayacak. Olması gereken budur, sosyal devlet de bunun gereğini yapacak.

SOYER: SONUNA KADAR YANINIZDAYIZ

İzmir’in deprem bölgesi olması nedeniyle yaptıkları çalışmaları ve 30 Ekim İzmir depreminin ardından yürütülen kampanyaları anlatan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer şunları söyledi:

* En önemli meselenin, bu şehirde yaşayan insanlar olarak bizlerin yaşadığımız şehirde güven taşımamız, güven duygusu içinde yaşamamız gerektiğine inanmak olduğunu düşünüyoruz.

* Eğer güven duymuyorsanız bu şehirde, ne yediğiniz ekmeğin tadı var, ne gelecek kurgusu yapabiliyorsunuz. Öncelikle şehrimizin güvenliğini ortaya çıkartmak istiyoruz. Bunu yaparken, imar mevzuatıyla uygun olmayan çözümler üretmek zorunda kalacağımızı fark ettik.

* Binası hasar görmüş, orta ya da ağır hasar her ne şekilde tespit yapılmış olursa olsun bu binalarla ilgili yeni düzenleme yapma ihtiyacı ortaya çıktı. Mevzuat bunlara şöyle bir düzenleme getiriyor; örnek olarak kabaca Gümüşpark Apartmanı 9 kat, yıkıldı yerine imar mevzuatına göre 6 kat maksimum inşaat yapabiliyorsunuz.

* Tablo aslında çok büyük hak kayıplarına yol açacak bir tabloydu. Adına K Alanı verdiğimiz ‘Korunması Gereken Alan’ diye tarif ettiğimiz bir düzenleme yaptık. İlçe belediyelerimiz, ilçesinde korunması gereken alan diye tarif ettiği parselleri, adaları çizdiler çalıştılar ve getirdiler. Biz de büyükşehir olarak onayladık.

* Böylece korunması gereken alan sıfatı kazanmış bölgelerde mevcut durum neyse onun mevzuata rağmen aynısının yerine yapılmasını mümkün hale getirdik. 9 katlı bina yıkıldığında K sınırı içine dahil edildiğinizde tekrar 9 kat yapılabilir hale geldi.

* Emsal artışını biz aslında bir biçimde böylece vermiş olduk. Sayın Genel Başkanımızın da talimatıyla bizler İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Bayraklı Belediyesi olarak, ada ölçeğinde veya daha geniş ölçekte revizyon yaparak emsali de artırmak için ne gerekiyorsa yapacağız.

* Biz bürokrasimizi de görevlendirerek artış için ne yapılması gerekiyorsa yapacağız. Bu mevzuatın acilen değişmesi lazım. Bu mevzuat sürdürülebilir bir mevzuat değil. Bina ya oturulur, ya oturulmaz.

* Azı ya da ortası olduğu zaman kafa karışıyor. Oturulmayan binaya da çözümü devlet getirmek zorundadır. Biz belediye olarak sonuna kadar yanınızda olacağız. Haklarımızı ararken mağdur olmamanız için sonuna kadar yanınızdayız.

30 Ekim İzmir Depremi Proje Alanı Mağdurları Platformu adına konuşan Nilsu Karaman Aktarıcı, depremden sonra yaşadıkları sorunları anlattı. Nilsu Karaman Aktarıcı, “Mülkiyetlerimizi aynı şekilde geri istiyoruz” şeklinde konuştu.

KILIÇDAROĞLU OYUN FESTİVALİNDE GENÇLERLE BULUŞTU

Kılıçdaroğlu, Gaziemir'de Oyun Girişimciliği Merkezi açılışında gençlerle bir araya geldi. Düzenlenen oyun turnuvaları hakkında bilgi de alan CHP lideri Kılıçdaroğlu ardından Kule İzmir açılışına katıldı.

Kılıçdaroğlu: Derdini anlatan gençlere yaklaşıp 'çıkar telefonunu göster' diyen dayılara benziyorsun Erdoğan İlginizi Çekebilir Kılıçdaroğlu: Derdini anlatan gençlere yaklaşıp 'çıkar telefonunu göster' diyen dayılara benziyorsun Erdoğan Kılıçdaroğlu: Gençlerimiz sağlıklı bir çalışma ortamı bulamadıkları için umudu dışarıya bağlıyorlar İlginizi Çekebilir Kılıçdaroğlu: Gençlerimiz sağlıklı bir çalışma ortamı bulamadıkları için umudu dışarıya bağlıyorlar