Uğur Dündar’dan Diyanet’e sert tepki

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 11 yıldır olduğu gibi bu yıl da Zafer Haftasında cuma gününe denk gelen hutbesinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını anmamasına dikkat çeken Uğur Dündar, “Maalesef 11 yıldır Diyanet İşleri Başkanlığı, bizim şu anda hür nefes almamızı, bağımsız devlet oluşumuzu, denizlerimizi, topraklarımızı, neyimiz varsa, varoluşumuzu ve nefes alışımızı bile borçlu olduğumuz 30 Ağustos zaferini, büyük önder Atatürk ve silah arkadaşlarına teşekkür ederek anmıyorlar. Bu, bizi çok yaralıyor. Bütün toplumu çok yaralıyor" dedi.

Uğur Dündar’dan Diyanet’e sert tepki

SÖZCÜ yazarı Uğur Dündar, Bozcaada'dan canlı yayınlanan Demokrasi Arenası programında halkla buluştu. Tele 1'de yayımlanan Demokrasi Arenası'nın konukları CHP Grup Başkanvekilleri Engin Altay, Engin Özkoç ve Özgür Özel oldu.

DÜNDAR’DAN DİYANET’E SERT TEPKİ

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın 11 yıldır olduğu gibi bu yıl da Zafer Haftasında cuma gününe denk gelen hutbesinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını anmamasına dikkat çeken Uğur Dündar, “Maalesef 11 yıldır Diyanet İşleri Başkanlığı, bizim şu anda hür nefes almamızı, bağımsız devlet oluşumuzu, denizlerimizi, topraklarımızı, neyimiz varsa, varoluşumuzu ve nefes alışımızı bile borçlu olduğumuz 30 Ağustos zaferini, büyük önder Atatürk ve silah arkadaşlarına teşekkür ederek anmıyorlar. Bu, bizi çok yaralıyor. Bütün toplumu çok yaralıyor” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı'nın paylaştığı Atatürk resminin kesildiği 30 Ağustos paylaşımına tepki gösteren Engin Özkoç ise, “Önce AKP genel başkanına buradan seslenmek isterim. Başkomutanlık miras yoluyla olmuyor. Başkomutanlık, cephede savaşarak oluyor. Onun için Mustafa Kemal Atatürk'ü resimlerden kaldırmak mümkündür ama Türk milletinin yüreğinden silmek asla mümkün olmayacaktır” dedi.

“ALİ ERBAŞ ALLAH’TAN KORK”

Engin Altay ise, “Türkiye'de Allah'tan kork denilecek son kişi Diyanet İşleri Başkanıdır aslında. Ama ben buradan söylüyorum. Ali Erbaş, Allah'tan kork. Buna verilecek tek cevap budur. Erdoğan her vesileyle her gün 16 defa televizyona çıktığında yerlilik ve millilik edebiyatı yapar” ifadelerini kullandı.

“NOT EDER GÜNÜ GELİNCE HESABINI SORARIZ”

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, “Ali Erbaş'ın adını Atatürk ile aynı paragrafta anmak bile müsriflik. Fesli Deli Kadir hayattayken, ‘Atatürk'e zerre muhabbet besleyen ne dirime ne ölüme gelsin' dedi. Bunun dirisine gidenlerden bir tanesi Ali Erbaş. Biz Ali Erbaş'a kızmayız. Atatürk'ü ansa takiye yapmış olacak. 5 tane kitapla makamını temsil eden cübbesiyle önünde eğilip o kitapları hediye etti. Ali Erbaş'ı not ederiz. Günü gelince hesabını sorarız. Hiç merak etmeyin” şeklinde konuştu. Özel, şöyle devam etti:

“SAFLARI NETLEŞTİRMİŞ DURUMDALAR”

“‘Biz ve onlar' çelişkisi nedir? 2 şahidin ifadeleriyle özetleyeyim. 2 tanığım var. Bir tanesi Numan Kurtulmuş. Şu anda da AKP'nin genel başkanvekili. Numan Kurtulmuş diyor ki, “150 yıldır 2 farklı siyaset yolu var Türkiye'de, bunlardan bir tanesi Jön Türkler'den beri gelen, sonra ittihatçılar, sonra Anadolu ve Rumeli Müdâfaa-i Hukukçular, Cumhuriyet Halk Fırkası, Cumhuriyet Halk Partisi…Bunlar Jakobendir. Biz esas ümmeti temsil ediyoruz. Biz bunların hep karşısında olduk'. Vallahi, billahi, meseleyi bu kadar net ortaya koyan başka bir ifade olmaz. Jön Türkler, Genç Türkler, yani Türkiye'nin batılılaşmasıyla ilgili, padişahın yetkilerinin sınırlanmasıyla ve bilime kulak verilmesiyle ilgili…Biz buradaysak karşımızda kim var? Karşımızda İskilipli Ali Atıf Hoca var. Karşımızda İngiliz muhipleri var. Karşımızda İslam Teali Cemiyeti var. Karşımızda 9 zararlı ve düşmanla iş birliği yapan dernek var. Biz Mustafa Kemal'in tarafındayız. Numan bey, ‘150 yıldır karşı taraftasın' diyor. Safları bu şekilde netleştirmiş durumdalar. Doğru söylüyor Numan bey. O akımın devamıyız. Cumhuriyet Halk Fırkasıyız, Cumhuriyet Halk Partisiyiz, Atatürk'ün kurduğu geleneğin devamıyız.

“HESAP SORMAZSAK NAMUSSUZUZ”

Onlar İstanbul hükümetinin, İskiliplinin ve 9 tane Yunanla iş birliği yapan zararlı derneğin tarafındalar. Recep Tayyip Erdoğan, ‘Bu memlekete 200 yıldır istikamet dayatıyorlar' diyor. Bu sözü ilk 2009 yılında söyledi. 1809'da sened-i ittifak var. Yani padişahın mutlak yetkilerinin ilk kez tartışıldığı yıllar. Adam buna bile karşı. Yani tek adamcı. İşte onun Diyanet İşleri Başkanı o. Atatürk'ün değil. Fesli Deli Kadir'in cenazesine de 5 tane bakan yollayan Recep Tayyip Erdoğan'dan başkası değildir. Atatürk sevgisinin karşısına duramayacağı için takiye yapıp anacaklarına Diyanet İşleri Başkanı gibi hiç anmasınlar daha iyi. Hepsini not ediyoruz. Günü gelince hesabını soracağız. Burunlarında fitil fitil getireceğiz. Şunu bilsinler, oy verenden değil, o dönemde görev yapan memurdan ondan bundan değil, ama bu Atatürk düşmanı, bu karşı devrimci çabayı organize edenlerden, orada rol alanlardan, veya o rolün kendisine verilip de o rolü uyguluyanlardan günü gelince hesap sormazsak namussuzuz.

“YÜCE DİVANDAN SAKINDILAR”

Erdoğan Bayraktar’ın ‘Tapelerde yalan yok’ itirafıyla ilgili CHP grup başkanvekilleri şöyle konuştu:

Özgür Özel: 

“Bayraktar, herkesin bildiği bir konuya aleniyet kazandırdı. Davutoğlu geldiğinde, o sırada soruşturma komisyonu varken, ‘Hırsızlık yapan kardeşim olsa kolunu koparırım' dedi. Davutoğlu'nun kapasının koparılmasının siyaseten temel argümanlarından birisi budur. İkincisi ‘Siyasi etik yasası çıkaracağım' dedi. ‘İl başkanı bulamazsın' dediler. O komisyon görev yaptı. Komisyonun raporuna göre Bayraktar'ın değil, diğer 3 bakanın yüce divana gitmesini komisyon öneriyordu. Biz 4'ü de gitsin dedik. Ama onlar 3'ünü yollayacaklardı Bayraktar hariç. Genel bilgi, bulgu bu yönde diyorlar. ‘Neden birisini sakınıyorlar' dediğimizde, Erdoğan Bayraktar'ın görevden alındığı gece çıkıp da ‘Ne yaptıysam Tayyip beyin bilgisiyle, talimatıyla, emriyle yaptım. Benden hesap sorarsanız dönerim, gerçek sahibine soruları ben iletirim' dedi. Yani Bayraktar'ı yüce divandan sakınan iradede, giderse ipin ucunun nereye gideceğini Bayraktar o günlerde söylemişti. Bugün de çıkmış diyor ki ‘Tapelerde yalan yok'. Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kendi kitlesine ezberlettiği yalan ‘Tapeleri FETÖ'cüler uydurdu'.

O süreç, yasa dışı dinlemeler, bunların delil sayılmama gerçeği, hepsi hukuksuzdur, elde ediliş yöntemi ve uygulanışla bir FETÖ kumpasıdır. Ama orada duyduğumuz hiçbir şey gerçek dışı değildir. Orada duyduklarımız doğrudur. Delillerin yasa dışı toplanmış olması başka bir şey. Ama Erdoğan Bayraktar'ın bugün itiraf ettiği gibi, dünya siyaset tarihinin parti boyu, aile boyu ve en tepeye kadar ulaşan en büyük yolsuzluğununun olduğu, Ağrı Dağı ne kadar gerçekse bu da o kadar gerçektir.

“ONLARIN HIRSIZ OLDUĞUNU BİLİYORDUN”

Engin Özkoç:

Sayın Bayraktar, ‘Ben o zaman ne yaptıysam, Erdoğan'ın emriyle yaptım' diyor. Onun bahsettiği ‘hırsızlar' dediği kişi, Recep Tayyip Erdoğan'ın bakanları. Sen onların hırsız olduğunu biliyor muydun? Biliyordun. Recep Tayyip Erdoğan'ın sana verdiği emirler yasal olmadığını, bu millete ihanet olduğunu biliyordun. Niye orada durdun? Niye o imzaları attın? Neden o adamın emri altında devam ettin? Recep Tayyip Erdoğan'ı, Recep Tayyip Erdoğan yapan onun gibi oradaki hırsızlar ve onun yanında menfaati için yıllarca yalakalık yapanlardır. Ben Erdoğan'ın çay atmasına şaşırmıyorum, o çayları alan insanlara şaşırıyorum. Recep Tayyip Erdoğan'ın yaptıkları beni şaşırtmıyor ama Bayraktar gibi insanların hala kendisine onun üzerinden bir namus kılıfı biçmeleri beni çok şaşırtıyor. Bu millete verilecek hesapları var. Allah'a da verecek hesapları var.

UĞUR DÜNDAR’DAN CANLI YAYINDA ANKET

Canlı yayında izleyicilere anket yapan Uğur Dündar, “Hepinizin çevresinde geçmişte AKP'ye oy vermiş olan yurttaşlarımız vardır. Acaba onlarda siz de bir çözülme görüyor musunuz? Bir daha AKP'ye ve Cumhur İttifakı'na oy vermem diyen yurttaşlarımız varsa lütfen ellerini kaldırsınlar” dedi. Birçok izleyicinin ellerini kaldırdığını gören Dündar, “Demek ki iktidar oylarında bir azalma, bir erozyon değerli konuklarımız tarafından saptanmış durumda” dedi.