Üretici Kılıçdaroğlu’na böyle yakındı: Mezardakilere ‘kalk biz yatalım’ diyecek hale geldik

Muğla’da açıklamalarda bulunan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, “Son zamanlarda siyasette sertleşme var. Bana yönelik tehditler var. Hiç ama hiç umurumda değil. Benim en büyük güvencem, bu ülkenin saygıdeğer insanlarıdır. Çünkü ben hiçbir ayrım yapmadan insanlara hizmet etmek istiyorum. Gözdağı, ne yaparlarsa yapsınlar. Feriştahları gelse inandığım yoldan beni geri döndüremezler. Çünkü ben bu ülkeye hizmet etmeye ant içmiş bir kişiyim.” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Muğla’da bir dizi ziyaret gerçekleştirdi. Dalaman'da bir narenciye bahçesine girerek üreticilerle bir araya geldi. Kılıçdaroğlu'na derdini anlatan limon üreticisi; maliyetlerdeki yüzde 83'lük artışa karşın limon fiyatlarının geçen seneye göre neredeyse yarı yarıya azaldığını anlattı.

Kılıçdaroğlu'na yaşadıklarını anlatan bir başka üretici ise “Şu an hükümetten birinin bana desteği hiç yok. Yalnızım. Elimizden tutsa, devlet bize destek verse. Teşviklerini bize verse ne olur, her şey düzelir. Seneye çok kötüyüz” dedi.

Kılıçdaroğlu daha sonra Köyceğiz'de Beyobası Tarımsal Kalkınma Kooperatifini ziyaret ederek burada üreticilerle birlikte, çiçek ekti. Ardından üreticilerle bir toplantı yaptı. Burada kooperatif kurarak kendi üretimini yapan kadınlar, artan girdi maliyetleri nedeniyle zorlandıklarını ifade etti.

“MANDALİNAYI 2 LİRAYA SATACAĞIM ALICI YOK”

Toplantıda konuşan bir narenciye üreticisi Kılıçdaroğlu'na adeta isyan etti:

* Maliyeti 2 lira, 1 liraya Türkiye Cumhuriyeti'nde limon işlem görmüyor. Ben bu limonu ellerimle, gayret göstererek ürettim. Bu gördüğünüz limon Muğla piyasasında 1 liraya işlem görmüyor. Mandalinanın şu anda piyasada adı yok. 2 liraya satacağım, alıcı yok.

* Geçen sene aldığım, tonu 2 bin 400 lira olan gübrenin (fiyatı) 5 bin 400 lira, 3 bin 200 lira olan 7 bin 800 lira. Tonu 15 milyara (bine) gübre var. İlkokulda ben de matematik dersi gördüm, bu TÜİK'te hesaplayanlar, ilkokulda ben de matematik gördüm, bu hesap nasıl yüzde 21 çıkıyor? Bir çiftçi olarak bana bunu bir anlatsınlar. Aynı okulu okumadık mı aynı hesabı görmedik mi?

“ONLAR SARAY'IN OKULUNDAN MEZUN”

Çiftçiye yanıt veren Kılıçdaroğlu ise, “Onlar farklı fakülteden mezun. Onlar Saray'ın okulundan mezun olmuşlar” dedi.

“BENİM PARAMI DEMİRÖREN'E VERDİLER”

Üretici şöyle devam etti:

* Efendim biz limonumuzu, mandalinamızı, portakalımızı, narımızı satamazsak devlete yükümlü olduğumuz vergimizi nasıl yatıracağız? İki tane çocuğu nasıl okutacağız Sayın Genel Başkanım? Evime ekmeği nasıl götüreceğim, bankaya borcumu nasıl ödeyeceğim? Ziraat Bankası çiftçinin bankası dediler. Demirören'e 750 milyar dolar, bu benim paramı çiftçinin parasını gittiler oraya verdiler.

“MEZARDAKİLERE ‘KALK BİZ YATALIM’ DİYECEK HALE GELDİK”

* Bir dönüm yer 850 milyar (bin) artı KDV, 850 milyar (bin) kazanan var mı içinizde? Bunu çiftçi alabilir mi? Biz ne yapalım? Ya fabrika yapsınlar işe girelim ya da bizi Rodos'a bağlasınlar Avrupa vatandaşı olalım. Biz ne yapacağız genel başkanım? Traktörüm evimin önünde. Gemiciye veriyor 3,5 liraya mazotu, bize veriyor 8 bin 500 liraya (8 buçuk liraya). Traktör, tarla boş yatıyor. Buğday ekemiyorum. Ben bu buğdayı bu sene dikmezsem haziranda, temmuzda nerede hasat yapacağım? Maliyetten de yapamıyorum. 6 liraya tohum alacağım 3 liraya buğday satacağım. Biz ne iş yapacağız? İliğimize kadar her gün vergi veriyoruz. Artık mezardakilere kalk biz yatalım diyecek hale geldik. Bu çiftçinin sahibi yok.

CEBİNDEN 6 TL ÇIKARAN TÜCCAR: BU SON PARAM

Benzer sorunlar nedeniyle mağdur olduğunu söyleyen bir başka üretici ise, şunları söyledi:

* Burada olduğunuzu duyup geldim, (cebinden 6 TL çıkararak) inanır mısınız, tünelden geçecek param yoktu, üstten geldim ve basarak geldim. Ticaret yapıyorum, 4 aya çek veriyorlar. Sabah verdiğim fiyata akşam müşteriye mal satamıyorum. Buraya kadar geldi. 4 eleman çalıştırıyorum onlara dahi maaş verecek param yok. (masaya koyduğu 6 TL'yi göstererek) cebimdeki tüm para bu. Son param bu. Belki cüzdanına saklıyor derler. (boş cüzdanını sallayarak) işte. Ben Fethiye'de dürüst ticaret yapmaya çalışan bir insanım.

“SABREDİN, AZ KALDI GÖNDERECEĞİZ”

Çiftçilerin sorunlarını dinleyen Kılıçdaroğlu ise, şöyle konuştu:

* Biz isteriz ki üreten, alın teri döken herkes kazansın. Herkes evine bereketle ekmek götürsün. Huzur içinde yaşasın. Herkesin kazandığı bir toplumda herkes mutlu olur. Her evde mutluluk olur. Bizim umudumuz bu. Fiyatların olağanüstü artmış olması dolayısıyla büyük bir sıkıntı var.

* Biraz sabredeceksiniz. Sandığa kadar… Altı ay içinde çiftçiye nefes aldıracağız. Özellikle kadın kooperatiflerinin sayısının artmasını istiyoruz. Bekleyin. Moralinizi bozmayın, umudunuzu kaybetmeyin, az kaldı. Göndereceğiz. Geliyor gelmekte olan.

Kapalı pazar yerini gezerek esnaf ve vatandaşın sorunlarını dinleyen, daha sonra 100 Yaş Evi'nde bulunan vatandaşlarla bir araya gelen Kılıçdaroğlu, ardından Muğla Büyükşehir Belediyesi'ni ziyaret etti.

“TEZKEREYE ‘HAYIR' DEDİĞİNİZ İÇİN TEBRİK EDİYORUM”

Ziyaretleri sırasında bir vatandaş Kılıçdaroğlu'nun yanına gelerek, “‘Hayır' dediğiniz için tezkerede, tebrik ediyorum. Arkasından gitmiyoruz, gitmeyeceğiz…” dedi.

“HER YERDE CİDDİ BİR SORUN VAR”

Kılıçdaroğlu daha sonra Muğla Büyükşehir Belediyesi'nin toplu açılış ve temel atma töreninde konuştu. Açıklamalarından satırbaşları şöyle:

* Yerel yönetimlerde yaptıklarımızın tümünü ve daha fazlasını Türkiye genelinde yapacağız. Bundan hiç kimsenin endişesi olmasın. Vatandaşların büyük sıkıntıları var, biliyorum. Az önce başkanlarla birlikte gezdik, vatandaşları dinledik. Az kazandıklarından, girdi fiyatlarının yüksekliğinden, pek çok şeyden şikayet ediyorlar. Bu şikayet sadece Muğla'ya özgü bir şikayet değil.  Benzeri Kars'ta da yapılıyor. Benzeri Adana'da da yapılıyor. Benzeri Rize'de de yapılıyor. Her yerde maalesef ciddi bir sorun var.

“VATANDAŞ NASIL BU YÜKÜN ALTINDAN KALKACAK?”

* Önümüzde bir kış var ve gerçekten de bu kış, Allah fakir fukaraya yardım etsin, elektrik, doğal gaz faturaları, bütün bunlar katlanarak gelecek. Nasıl ödeyecek vatandaş bunları? Nasıl bu yükün altından kalkacak? Tepedekiler bunun farkında mı? Emin olun farkında değiller. Yaşadıkları ortamda bunu fark etmiyorlar. Sanıyorlar ki her şey kendilerinin yaşadığı gibi, Türkiye'de böyle bir ortam var… Tam tersine Türkiye'de, Saray'ın yaşam tarzıyla sıradan vatandaşın yaşam tarzı arasında 180 derece fark var. Büyük sıkıntılar var.

“KARA KIŞ HEPİMİZİ BEKLİYOR”

* Pazarı da gezdik, pazarda da vatandaşların şikayeti var. Geçinemiyorlar. Asgari ücret 2 bin 825 lira. Bu parayla; doğal gaza, elektriğe, akaryakıta, tüp gaza gelen zam, tüm bunları düşündüğünüz zaman, bakın bunların içinde daha yiyecek yok… Bir de kira ödediğini düşünün, bir de 2 çocuğu olduğunu ve okula gittiğini düşünün. Nasıl geçinecek bu insan? Bu sıkıntılar hepimizin önünde duruyor ve bir kara kış hepimizi bekliyor.

“'EVET' DERSEK CUMHURİYET'E İHANET ETMİŞ OLURUZ”

* Son zamanlarda siyasette sertleşme var. Bana yönelik tehditler var. Hiç ama hiç umurumda değil. Benim en büyük güvencem, bu ülkenin saygıdeğer insanlarıdır. Çünkü ben hiçbir ayrım yapmadan insanlara hizmet etmek istiyorum. Kendi ülkeme hizmet etmek istiyorum ve ülkemin itibarını artırmak istiyorum. Terörle mücadele edilecekse terörle mücadeleyi bu ülkenin saygı değer polisleri, şanlı şerefli askerleri yapar. Yabancı askerler gelecek, Türkiye'de terörle mücadele edecek…  Bana da diyorlar ki,' Buna evet de'. ‘Evet' dersek, Cumhuriyet'e ihanet etmiş oluruz.

“BU FELSEFEYİ DOSTLARIMIZLA BİRLİKTE YAKALAYACAĞIZ”

* Bu ülkenin topraklarına yabancı postalların basmasını istemem. Mustafa Kemal'in temel felsefesidir o; ‘Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir.' Bayrağımın altında özgürce yaşarım. Hiçbir müdahaleyi kabul etmem. Yine Mustafa Kemal der ki; ‘Savaş meydanlarında kazanılan zaferler, ekonomik zaferlerle taçlandırılmadıkça bağımsızlığınız sürekli olmaz.' Bağımsızlığı sürekli kılmanın yolu, ekonomik açıdan güçlü olmaktan geçer. Eğer bu ülkenin 83 milyon insanı Londra'daki bir avuç tefeciye faiz ödemeye mahkum edilmişse, Mustafa Kemal'in felsefesinden çok uzaklaştığımız görülür. Bu felsefeyi birlikte, dostlarımızla beraber yakalayacağız.

“ÜLKEYE HİZMET ETMEYE ANT İÇMİŞ BİR KİŞİYİM”

* ‘Sizin dostlarınız kim?' diye soruyorlar. Bizim dostlarımız esnaflarımız, kasaplarımız, bakkallarımız, kadınlar, gençler, çiftçiler, manavlar, tüm bunlar bizim dostlarımız. Bütün bu dostlarıma söylüyorum ki; yarın sandık gelecek, sandığa gideceksiniz. Hep beraber Cumhuriyet'in 2. yüz yılında, Cumhuriyet'imizi gerçek anlamda demokrasi ile taçlandıracağız. Gözdağı, ne yaparlarsa yapsınlar. Feriştahları gelse inandığım yoldan beni geri döndüremezler. Çünkü ben bu ülkeye hizmet etmeye ant içmiş bir kişiyim.

Biden-Erdoğan görüşmesi öncesinde dikkat çeken yorum İlginizi Çekebilir Biden-Erdoğan görüşmesi öncesinde dikkat çeken yorum Erdoğan'ı destekleyen AKP'lilerin oranı 8 puan azaldı İlginizi Çekebilir Erdoğan'ı destekleyen AKP'lilerin oranı 8 puan azaldı

Günün Trend Videosu

Daha fazla göster
Loading...