Aytunç ERKİN
Aytunç ERKİN

Külliyenin ekonomistleri

AKP'nin 18 yılında… 3.4 trilyon dolar ithalat, 2.3 trilyon dolar ihracat yapılmış. Yani… 1.1 trilyon dolar dış ticaret açığı var! 2002'den bugüne kadar borç 304 milyar dolar! 18 senede borca karşılık 602 milyar dolar faiz ödendi. Hanenin ödediği borç ne kadar: 2002'de 4 milyar dolarken 2020'de 109 milyar dolar oldu!

CHP'nin ekonomist milletvekili İlhan Kesici şu tespiti yapmıştı:

“… Ekonomiyi merkez bankasına sıkıştırmak doğru değil. Elbette, Merkez Bankası, para politikaları, enflasyon hedeflemesi önemli. Ama çok daha derin meseleleri var! Üretim, yatırım, istihdam, tarım, turizm, dış ticaret, ithalat ve ihracatta durum ne? Ekonomi dediğin zaman bütüne bakarsınız ve ona göre yorumlarsınız! (2 Mart 2021/SÖZCÜ)”

Ekonomin bütünü önemli.

Örneğin…

23 Aralık 2020'de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Ekonomi Başdanışmanı Cemil Ertem, Twitter paylaşımında (sonrasında sildiği) şunları kaydetti: “Neoliberal körlük ve saldırı yalnız akademi ve medya ile sınırlı değildir. Milli olmayan siyasetçi ve bürokratlar yüksek faizci-neoliberal politikaları ideolojik saplantı katılığında savunabiliyor.”

Erdoğan'ın başdanışmanlarından Ertem daha önce de şunları kaydetmişti:

“… Hem neoliberal ezberleri savunup hem de tam şimdi Filistin'in yanında, Kudüs'ün yanında olamazsınız. İktisadı bize teknik, aptal bir ‘bilim' gibi yutturmayın, bizi de aptal yerine koymayın. Sizin tercihinizi biz biliyoruz! (14 Aralık 2017/Milliyet)”

SORU ŞU: Peki, neoliberal politikalardan, özelleştirmelerden vazgeçmeden ekonomiyi nasıl düzelteceksin? Ya da borçlanma ekonomisiyle! Ki… Beştepe'de, ödünsüz piyasa savunucularıyla -ki başında Cumhurbaşkanı Erdoğan geliyor- Cemil Ertem gibi neoliberal düşünceye karşı çıkanlar arasında bugüne kadar ‘kriz' çıkmaması da şaşırtıcı. (Nedeni sonra ortaya çıkar) Ancak…

Akıl hocaları…

Türkiye'deki ilk özelleştirme, 1985'te, Sümerbank'ın Iğdır Pamuklu Dokuma tesisinin Aras Tekstil'e 6.7 milyon dolara satılmasıyla gerçekleşti. İlk özelleştirmenin temelini de 24 Ocak 1980 kararlarının (serbest piyasaya/liberalizme geçiş) 1983'te uygulayıcısı olan ANAP lideri Turgut Özal attı! (24 Ocak kararlarının mimarı da Özalgiller'di) Daha önce de yazdım ve sordum: Erdoğan'ın akıl hocası kim? Hatırlatayım: Turgut Özal'la başlayan ve sonrasında devam eden iktidarlar döneminde yani 1986-2002 döneminde toplam 8 milyar dolarlık özelleştirme gerçekleştirildi. Ancak… 2003-2016 döneminde 60 milyar dolardan fazla özelleştirme gerçekleştirildi. 1986'dan bugüne kadar 220'den fazla kamu kuruluşu satıldı… Yetmedi… Sat sat bitmedi! Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ‘kararı'yla, Türkiye Elektrik İletişim (TEİAŞ) özelleştirme kapsamına alındı. Özelleştirme hazırlık işlemlerinin de 31 Aralık 2022'ye kadar yapılacağı açıklandı. (2 Temmuz 2021) TEİAŞ… Türkiye'nin en büyük 500 şirketinin sıralandığı Fortune 500 Türkiye Araştırması sonuçlarına göre, 2020 yılında 14.9 milyar TL'lik ciroyla 500 şirket arasında 26. sırada yer aldı.  Bu kadar kritik bir devlet kuruluşu neden özelleştirilir? Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın akıl hocası kim? Turgut Özal'ın, Tansu Çiller'in ya da Kemal Derviş'in hocaları…

Beştepe'nin ekonomistleri “neoliberalizme” karşı çıkadursunlar… Özelleştirmeler hız kesmeden devam etti.

Kaybedenler kulübü

Tarih 28 Ekim 2021… Cumhurbaşkanı Erdoğan, 29 gün önce beş özelleştirme kararına daha imza attı. Örneğin; mülkiyeti Şeker Fabrikaları'na ait Samsun Havza'daki arazinin imar planlarında yapılan değişikliğin onaylanmasına karar verildi. Örneğin; mülkiyeti Hazine'ye ait Tekirdağ Kumbağ'daki arazi, Karayolları'na ait İzmir Seferihisar Payamlı'daki arazi ve üzerindeki yapıların özelleştirme kapsamına alınmasına karar verildi. Bu taşınmazlarla ilgili satış, kiralama işletme haklarının tesisi, inşaat yaptırma yöntemlerinden biri veya birkaçının birlikte uygulanarak 31 Aralık 2025'e kadar özelleştirilmesine karar verildi.

Şaşırtıcı değil mi?

Kamu iktisadi teşekküllerin özelleştirilmesi… Devletin üstlendiği sosyal güvenlik sisteminin adım adım özel şirket ve kurumlara devredilmesi… Devletin yatırımlardan ve düzenleme görevlerinden çekilmesi ve yönetimin “Laissez Faire est Laissez Passer” (bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler) sloganıyla piyasaya bırakılması… Sendikaların eritilmesi, sağlık sektörünün piyasaya devredilmesi fikrini savunan Erdoğan'ın ekonomistleri ‘neoliberalizm' karşıtı!

Asıl mesele şu: İktidarın, Beştepe'nin, ekonomi konusunda denediğinin ne olduğunu kimse anlayamadı? Çünkü… Yarın sabah kalkıp Merkez Bankası'nda yönetim değişikliği yapmayacağının garantisi yok! Ekonomiye yön veren danışmanların “neoliberalizm” karşıtı olmalarının da geçerliliği yok!

SONUÇ: Çözümün adresi olarak gösterilen muhalefetin de artık karar vermesi gerekiyor. Ekonomi programınız nedir? Bu iktidar gittiğinde ‘enkaz' devralacağınızı söylüyorsunuz. Örneğin… İktidara geldiğinizde daha önce özelleştirilen kritik kurumları kamulaştıracak mısınız? Örneğin… Özel okulları, hastaneleri devletleştirecek misiniz? İngiltere'de Blair, ABD'de Obama denendi, olmadı, Fransa'da sol paramparça. Çünkü… Hepsi neoliberal anlayışla yönetti, iktidara gelmek istedi! O zaman Erdoğan'a karşı programınızı açıklayın ve halk sizin ne yapmak istediğinizi görsün!

Loading...