Sözcü Plus Giriş
AYTUNÇ ERKİN

Neo-FETÖ, Neo-Mafya ve istihbarat elemanı Peker

26 Mayıs 2021 Yazarlar

Organize suç örgütü mensubu Sedat Peker, birinci videosunda şu cümleyi kurdu: “Devletin içindeyim…”

Sedat Peker, 6'ncı videosunda da çok açık konuştu:

“… Büyük skandallar benim gibi insanların anlattıklarıyla ortaya çıkar… Ömrü devletin içinde geçmiş, istihbaratta, poliste, askeriyede, siyasette, sokakta geçmiş… Benden çıkacak, bakkaldan değil ki…”

Peki bu bilgi ne zaman doğrulandı? Pazartesi günü! Habertürk canlı yayınında İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun şu cümlelerinin altını çizdim:

“… Hepimiz eski Türkiye'yi biliyoruz. Bir delinin her türlü sapkınlığın içerisinde olan kişinin söylediği ipe sapa gelmez sözler olarak görmedim. İstihbaratımızda binlerce elemanımız var. Terör örgütleriyle diğer organize suç çeteleriyle nasıl mücadele ettiğimizi biliyoruz. Bazen en büyük uyuşturucu kaçakçılığını onlar vasıtasıyla öğreniyoruz. Baktım ki, bir eleman spikerlik yapıyor. Bir sözcülük ortaya koyuyor. İddiaları ve iftiraları tamamen boş olsa da devlete laf ediyor, Türkiye'ye güya kendi adına vesayet ortaya koymaya çalışıyor güya, tırnak içinde. Ve herkese ipiniz elimde diyor ve Türkiye'de bir sessizlik hakim.”

Yani… Sedat Peker bir istihbarat elemanıymış! Bunu İçişleri Bakanı Süleyman Soylu söyledi!

Peker'e ‘eleman' görevini kim verdi?

Dün yazdım… MİT'in 1996 tarihli Susurluk Raporu'nda şu tespit vardı:

“… Devletin içinde kontrolsüz güçlerin varlığı… Bu güçlerin devletin ihtiyaçları dışında da bazı istenmeyen faaliyetlere yönelebildiğini… Güvenlik kuvvetlerinin resmi güçler dışında bazı unsurları da devlet görevi adı altında kullandıkları…”

Raporda, “Örtülü operasyonlar, bütün demokratik ülkeler tarafından olağanüstü durumlarda, ulusal çıkarların korunması amacıyla başvurulan mücadele metotlarından birisidir. Ancak bu tür çalışmalar, bütün ülkelerde merkezi karara dayanmakta, etkili bir merkezi denetime tabi olmakta ve devletin meşru güçlerince icra edilmektedir” denilmişti.

Şimdi İçişleri Bakanı Soylu'nun “Baktım ki, bir eleman spikerlik yapıyor. Bir sözcülük ortaya koyuyor” cümlesiyle akla şu soru geldi:

Sedat Peker ne zamandan bu yana ‘eleman'? Hangi istihbarat biriminde, hangi görevler aldı?

İllegaliteyi sisteme dahil etmek

Hürriyet'in deneyimli yazarı ve dostum Toygun Atilla'yla dün sabah İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun canlı yayını değerlendirirken Atilla şu tespiti yaptı: “Daha önce de Fetullahçıları sisteme entegre edip legalleştiren anlayış sonrasında da organize suç örgütü liderini sistemin içine dahil etti. Devlet, Fetullah konusunda kamuoyunu ikna etti ama Sedat Peker konusunda ikna ederken zorlanıyor. Çünkü adam gözümüzün önünde legal hale getirildi.”

İşte mesele bu!

Fetullah'ın devlet kadrolarına yerleşmesine izin veren bir sistem kurdunuz, iş insanlarını, yoksul halkı, ‘cemaate' mahkum ettiniz… 15 Temmuz'a giden sürecin taşlarını döşediniz yani sisteme uyumlu hale getirdiniz… Bu örgütle kavga edenleri de ‘Bana muhalif' diye tasfiye etmeye çalıştınız!

Bugün de… Miting yapmasına izin verilen, iş insanı ödülü alan, savcılık tarafından soruşturma açılmayan hatta koruma verilen bir kişinin illegal faaliyetlerini anlatırken kamuoyunu ikna etmekte tabii ki zorlanırsınız! (Bu video yayınlayan şahsın organize suç örgütü lideri olduğunu değiştirmez)

Sorun şu: Fetullah gider, Sedat Peker gider, o boşluk Neo-FETÖ, Neo-Mafya ile dolar. Devlet buna izin vermediği zaman devlet olur!

– – – – – – –

NOT: Bakan Soylu'nun “Sessizlik hakim” serzenişine ilk destek dün MHP lideri Devlet Bahçeli'den geldi ve Soylu'nun yanında net tavır aldı! Şimdi kartlar yeniden dağıtılacak.

 

YAZARIN TÜM YAZILARI