İhalelere doymayan pist: Sabiha Gökçen

Sabiha Gökçen Havalimanı'nın yıllardır bitirilemeyen bir “ikinci pist” meselesi var. 7 yıldır “bitti, bitiyor” diye millet oyalanıyor. Oyalama sürerken, çatlaklar, göçmeler, çökmeler birbirini kovalıyor. Aksilikler çıktıkça da sorumlusu bizmişiz gibi Ulaştırma Bakanlığı ihale üstüne ihale yapıyor. Müteahhitlik firmalarına aktarılan milyarların hesabı  sorulamıyor.

Ama bu durum yeni gelişmeyi duyurmaya engel değil. Bugün ihaleye doymayan Sabiha Gökçen 2. pistiyle ilgili son ihaleyi anlatacağım. Öncesinde meselenin can alıcı noktasını hatırlatalım: Havaalanı/şirket akrabalığı ve çıkar çatışması.

Biraz açalım…

Yılan hikayesine dönen ikinci pistte ilk ihaleyi YSE, sonra ikinci kısım ihalesini Makyol almıştı. Makyol, kısa süre sonra Sabiha Gökçen'in bir numaralı rakibi İstanbul Havalimanı'nı işleten İGA A.Ş.'nin ortaklarıyla pist için bir araya gelecekti.

Bir yandan yolcu garantili İGA Havalimanı'nı işletirken, diğer yandan rakip konumdaki Sabiha Gökçen'de artan yoğunluğa çare olacak ikinci pisti yapacaktı yani. Çıkarların çatışması olgusuna tipik örnek. Ve bu durum sektörde ikinci pistinin yılan hikayesine dönmesinin asıl nedeni olarak gösteriliyor.

Devam edelim.

İkinci pist ikinci kısım inşaatındaki sıradışı tablo, bu kadarla kalmamış ihaleyi Makyol aldığı  halde, sonrasında şirket kimlik değiştirmişti. Makyol, ansızın pist yapımını üstlenmek üzere kurulan “KMC Sabiha Gökçen Havaalanı Adi Ortaklığı”ndaki üç şirketten birine dönüştü.

Diğer iki ortak mı? Pek tabii ki Kalyon ile Cengiz. Yani İGA Havalimanı'nın ortakları.

BAKANIN SÖZÜNE NE OLDU?

Konu Meclis'te gündeme geldi. Ulaştırma Bakanı Adil Karaismailoğlu, CHP Milletvekili Gülizar Emecan'ın sorusuna cevapta; Covid-19 nedeniyle aksaklıklar çıktığını, iş bitim tarihinin 28 Aralık 2021 olarak revize edildiğini söylüyordu (4 ay sonraya. İnanırsanız.)

Daha ilginci “Pistin tamamlanamamasından kaynaklı kamunun uğradığı bir zarar bulunmakta mıdır?” sorusuna Bakan, “maliyet artışının oluşmadığını” belirtiyordu.

Bendeniz de konuyu aktardığım son yazımı (28 Haziran 2021) şöyle bitirmiştim:

“Bu iyi bir haber. Çünkü pist tünelinde oluşan çatlak nedeniyle, güçlendirme ihtiyacının doğduğu, bu ihtiyaç için de ek 400 milyon TL gerektiği, Ankara kulislerinde konuşuluyordu. Bakan bu yanıtı verdiğine göre, demek ki Sabiha Gökçen Havalimanı ikinci pisti için ek bir ihale ihtiyacı çıkmayacak.”

Pist için 18 Ağustos'ta pazarlık usulüyle yapılan yeni ihalenin bakanlıkça belirlenen yaklaşık maliyet tutarını görünce “Ne kadar naif bir yorumda bulunmuşsun” diye kendime teessüf ettim.

★★★

Bu özetin ardından, Ulaştırma Bakanlığı'nın geçen hafta yapıp açıklamadığı ihaleye gelebiliriz:

Adı: Sabiha Gökçen Havalimanı TEM Bağlantı Yolu Tünelinin Güçlendirilmesi ve İlave İmalatların Yapılması işi

Yaklaşık değer: 842 milyon 239 bin 810 TL, 66 kr

Çatlak tünele neden kamu kaynağı

“Tünel güçlendirmesi” dedikleri iş, tüneldeki hasarın büyüklüğünü gösteriyor. Geçen yıl tünel inşaatında iki kez büyük çatlaklar oluştuğu haberleri medyada yer almıştı. Havalimanını yöneten HEAŞ Genel Müdürü Hüseyin Sağlam, HaberAero sitesine, ikinci pistin sorununun Pendik sahilini otobana bağlayan tüneldeki çatlak olduğunu söylemişti.

Bu çatlaklarda çökmelerdeki sorumluluk ortaya çıkarılmadan yine yakın firmaların pazarlık usulü ihaleye çağrıldığı bir düzenin içindeyiz. Peki firmaların hataları sonucu tünele gömülen milyarları niye biz ödüyoruz? Sessizce yapılan bu son ihaleyle, yükü sırtımıza yüklenerek tüneldeki hasar kamufle mi edilecek?

METRO KREDİSİNE HACİZ KOYDURDU

En düşük teklifi veren Met-Gün'ü kamuoyu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun açıklamasıyla hatırlayabilir.

Met-Gün, İBB AKP yönetimindeyken biriken asfalt hakedişlerini tahsil için, İmamoğlu'nun metro projeleri için sağladığı krediye haciz koydurmuştu. İBB'nin banka hesaplarına gönderilen hacizle 536 milyon TL'nin şirket hesaplarına geçtiği açıklanmıştı.

Son söz: Sabiha Gökçen'in ikinci pisti, Ulaştırma Bakanlığı marifetiyle gözü daima vatandaşın cebinde olan projedir.