Sürat Kargo’da ihale soruları

FETÖ soruşturması kapsamında el konulan Sürat Kargo ve Sürat Lojistik için, Tasarruf  Mevduatı Sigorta Fonu'nun (TMSF) yaptığı tartışmalı ihalenin sonucu üç haftayı geçmesine karşın açıklanmadı.

TMSF'nin ihale sonrası sonucu ilettiği kurumlar arasında yer alan Rekabet Kurumu da bu bildirimi birleşme ve devralmalar sayfasında ilan etmedi.

★★★

CHP'li Bülent Kuşoğlu, 29 Temmuz'daki ihaledeki en yüksek teklif olan 335.5 milyon TL'yi, Port Kargo ve Lojistik adlı şirketin verdiğini açıklayarak sorular yöneltmişti. Söz konusu şirketin, denizcilik şirketiyken, ihaleden üç hafta önce unvan ve amaç değişikliğine gittiğini, sahibinin ise iktidara yakın dinci vakıfların yönetiminde yer alan Halil İbrahim Bacacı olduğunu bu köşede açıkladık.

Kamu kaynaklarını korumak amacıyla faaliyet gösteren TMSF'nin bu ihalesinde kamu kaynakları açısından çelişkili bir boyut mevcut:

TMSF, iddiaların ardından yaptığı açıklamada, ihalede esas alınan şirket değerinin 2019 yılında hazırlanan bir rapora dayandığını bildirmişti.

Kuşoğlu telefon görüşmemizde, bu cevabın iddialarını doğruladığını belirterek, “2019 yılında hazırlanan rapor, zarar ettiği belirtilen 2016, 2017, 2018 yıllarını esas alıyor. Evet, şirket o zaman zararda. Ama o raporu izleyen iki yıl boyunca şirket kâr ediyor. Alacak kişi, 335.5 milyon TL teklifi aslında kârlı bir şirkete vermiş” değerlendirmesini yaptı.

DEĞER TESPİTİNDE GÖLGE Mİ VAR ?

Diğer taraftan aynı TMSF açıklamasında, Sürat Kargo ile Sürat Lojistik şirketlerinin değer tespitinin TSKB (Türkiye Sınai Kalkınma Bankası) tarafından yapıldığı belirtilmişti.

Bu konuyla ilgili, yine kamu yararı açısından önem taşıdığını düşündüğüm bazı bilgi ve iddialar ulaştı. Öne çıkan iddia şu:

Port Kargo'nun sahibi Halil İbrahim Bacacı'nın sahibi olduğu diğer bir şirket olan “Bacacı Uluslararası Ticaret Yatırımları ve Yönetim  A.Ş.” nin ihale tarihinden önce inceleme yaptığı.

Bu iddia sonrasını soru olarak yöneltiyorum. Kamunun hakları için faaliyet gösteren TMSF'nin bu sorulara yanıtı, hepimiz ve bütün vergi yükümlüleri için önem taşıyor:

TMSF'nin Sürat Kargo'ya ilişkin muhammen bedel çalışmasında, kamuoyuna açıklamış resmi TSKB çalışması dışında (ve daha sonraki bir tarihte) “Bacacı Uluslararası Ticaret Yatırımları ve Yönetim A.Ş. adlı şirket de yer aldı mı?

Yer aldıysa dayanağı nedir?

Bacacı'nın şirketi Port Kargo ve Lojistik, ihaleye girerken diğer katılımcılardan daha mı fazla bilgi sahibiydi?

BENZER DETAY

Bu arada “Bacacı Uluslararası Ticaret Yatırımları ve Yönetim A.Ş.” şirketinin sicil kayıtlarında Port Kargo'dakini anımsatan bir detay dikkat çekiyor.

İddialara konu şirketin kuruluş tarihi 26 Kasım 2019.  Kuruluş 2 Aralık 2019 tarihli sicilde yayımlanıyor. Şirketin ilk adı: “Bacacı Uluslararası Dış Ticaret A.Ş.”

Bilgisayar, iletişim, kimyasal madde, elektrik elektronik, inşaat, otomotiv, tekstil, halı dokuma gibi konular sıralı. İki ay sonra, unvan ve amaç değişikliğine gidiliyor. (Port Denizcilik'in, Port Kargo ve Lojistik oluşu gibi)  2 Mart 2020'de yayımlanan karara göre, şirketin yeni adı, “Bacacı Uluslararası Ticaret Yatırımları ve Yönetim A.Ş.” oluyor. Unvanın yanı sıra şirketin “amaç ve konular”ında da değişikliğe gidiliyor. Bu maddeye “yönetim ve danışmanlık” başlığıyla yedi madde daha ekleniyor. Yeni maddeler, “resmi kurumlara yatırım, bankacılık, işletmecilik, finans, pazarlama v.s. gibi konularda bilgi sağlamak,  denetim ve eğitim ve danışmanlık hizmetleri sunmak” diye sürüyor.

Sürat Kargo ihalesinin adil ve rekabetçi yapılıp yapılmadığına ilişkin iddia ve soruların yanıtları, bütün yurttaşlar için önem taşıyor.

Manavgat'taki ihale saklandı mı?

Okurlar arasında hatırlayan çıkacaktır.

Manavgat'ta 28 Temmuz'da başlayan yangın tam söndürülmeden TOKİ (Toplu Konut İdaresi) bir duyuru yaparak, yöresel mimariye uygun köy evi projelerinin hazırlandığını belirtmişti. TOKİ'nin sosyal medya hesabından yaptığı bu açıklama, övgüler kadar eleştiriyle de karşılaşmış ve daha hasar tespit çalışması yapılmadan projelerin bu kadar hızlı hazırlanmış olması tuhaf bulunmuştu.

Yine Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum da o günlerde medyaya yaptığı açıklamada ihaleleri bir ay içinde yapıp inşaatları hızlı bir şekilde başlatacaklarını, bütün köy evlerini bir yılda tamamlayacaklarını söyledi.

★★★

Bugün TOKİ'nin işte bu duyurusuna esas olan ihalesini anlatacağım.

Sosyal medya hesabında birçok konut ve millet bahçesi gibi projelerin ihalelerine günlük olarak yer veren TOKİ, nedense 13 Ağustos'ta yaptığı “Antalya İli Manavgat İlçesi Merkez ve Çevre Köyleri 250 Adet 6B Tipi Köy Evi İnşaatları İşi” ihalesinden söz etmemiş. Acaba pazarlık usulü yapıldığı için mi?

TOKİ'nin sitesinde de yer almayan bu bilgileri okurlarla paylaşalım. Bu arada not düşelim: 250 köy evi için belirlenen yaklaşık maliyet ile firmaların ihalede verdiği ilk teklif tutarı arasında büyük bir uyumsuzluk olduğu dikkat çekiyor.

Yaklaşık maliyet: 219 milyon 6 bin 505 TL.

Verilen tekliflere bakıldığında en düşük teklifi Can İnşaat'ın verdiği görülebiliyor. TOKİ açıklama yaparsa, Manavgat yangınının “yaralarını saracağı” söylenen bu ihalede hangi şirketin kazandığı ve sözleşme imzalanıp imzalanmadığını da öğreniriz.

Bahçe harcaması enflasyonu katladı

Temmuz ayına ilişkin bütçe verileri açıklandı. Ocak-temmuz dönemini içeren yedi aylık sonuçlar da ortaya çıktı. Bütçe açığı rekor seviyelerde. Sadece temmuz ayında 45.8 milyar TL olarak gerçekleşti. Bu yılın yedi aylık açık bilançosu 78.3 milyar TL'ye ulaştı.

“Harcamalar ne durumda?” sorusuna birçok pencereden bakmak mümkün.

Zaman zaman bu köşede yer verdiğim, bahçe harcamalarına göz atalım. AKP iktidarı, geçtiğimiz ay bahçe malzemesi ve yapım/bakım için 10 milyon 514 bin TL harcamış. (Bu tutar, 3.721 kişinin asgari ücreti)

Bu kalem ocak-temmuz döneminde toplam 54 milyon 853 bin TL'ye ulaşmış.

Yaklaşık 55 milyon TL olan bu tutar, geçen yılın aynı döneminde 39 milyon 559 bin TL'ydi.

Böylece iktidar bahçe bakımı ve malzemesine bu senenin yedi ayında, geçen yıla göre bütçeden 15.3 milyon TL daha fazla ödenek aktarırken, bu artışın oransal karşılığı yüzde 38.6 oldu.

Bu toplum, iktidarın hemen her felakette kendisinden IBAN istenmesine boşuna içerlemiyor.