Artıran yok mu?

Ağustos ayı bizim için tam bir felaket ayıydı.

Aynı anda başlayan yüzlerce yangında onbinlerce hektar orman alanı yandı.

SÖZCÜ'nün 1 Eylül 2021 tarihli nüshasısnda Erdoğan Süzer'in yazdığına göre son 15 yılda çıkan yangınlarda 148 bin, ağustos ayında sadece üç haftada çıkan yangınlarda ise 137 bin hektar orman yok oldu.

Gerçekten çok büyük kayıp.

Ağustos ayında ülkemizi sadece yangınlar değil bir de sel felaketi vurdu.

Karadeniz bölgesinde Kastamonu, Giresun, Rize, Artvin gibi illerde yerleşim yerlerini ve canları sel aldı. Dereler taştı, apartmanlar çöktü.

Yani iki farklı bölgede iki farklı şekilde karşılaştığımız doğal felaketlerde hem canları hem milli servetimizi kaybettik.

★★★

Afetlerle mücadele için kurulmuş olan AFAD, bütün imkanlarıyla seferber oldu ama maalesef kaynakları da sınırlıydı. Haliyle IBAN numarası (Herhangi bir bankaya kolayca para göndermek için kullanılan numara) paylaşılarak halktan destek istendi.

Bu da yetmeti “YANGIN” ya da “SEL” yazıp 1886'ya SMS gönderen her vatandaşın, felaket bölgesinde yaşayanlara 10 TL yardım etmiş olacağı duyuruldu.

Biliyorsunuz Türk Milleti'nin en önemli özelliği, felaket anlarında mağdurlarla gösterdiği dayanışmadır. Bu kez de aynısı oldu ve millet, felaket mağdurlarının yardımına koşmak için birbiriyle yarıştı.

AFAD'ın paylaştığı IBAN numaralarına ve 1886'ya hem Türkiye'den hem yurt dışından para yağdı. Dolar, Euro ve TL hesaplarında 216 milyon 93 bin 384 lira karşılığı para toplandı.

★★★

Millet bu kadar cömert olur da ülkeyi yöneten kabine ve partinin yönetimi durur mu? Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, hep yanında taşıdığı deri kaplı defteri önce kabine toplantısında açtı.

Bakanlardan felaket bölgesinde kullanılmak üzere AFAD'a destek olmalarını talep etti ve bakanlara tek tek ne kadar destek olacaklarını sordu.

Eskiden bakanların sadece bakanlık maaşı vardı. Öyle çok yüksek meblağlar veremezlerdi. Ancak şimdiki bakanların bazıları aynı zamanda iş insanı.

Turizm Bakanı Mehmet Ersoy “Bir buçuk milyon lira” dedi.

Kabinenin ikinci zengin ismi Sağlık Bakanı Fahrettin Koca olacak ki Cumhurbaşkanı Erdoğan dönüp kendisine “Fahrettin sen ne diyorsun” sorusunu yöneltti. Koca biraz düşündü. Herhalde o ayki maaş ödemelerini, giderleri gelirleri aklından geçirdi ve ağzından “Bir milyon lira efendim” cümlesi çıktı.

Bir bakan, daha yeni İstanbul'daki lüks bir siteden (bir akrabasının üzerine) 15 milyon liraya ev satın almıştı. O yüzden çok yüksek bir meblağ söyleyemedi.

Diğer bakanlar da rakamlarını açıkladı.

Erdoğan, o ünlü defterine önce bakan ismini, ardından rakamı not etti. Toplam rakam 6 milyon 430 bin lirayı buldu.

Peşi sıra AK Parti yönetim toplantısı vardı. Erdoğan deri kaplı defterini orada da açtı. AK Parti yöneticilerinden AFAD'a destek olmalarını istedi.

Toplantıya katılan Bakanlar kabine toplantısında desteklerini açıkladığından sorudan muaf tutuldu. Parti yöneticilerinin sayısı biraz daha fazla olduğundan orada 8 milyon lira civarında para toplandı.

Parti yönetimiyle kabinenin yaptığı yardım arasındaki fark 1 milyon liradan fazla olunca bir bakan, “Efendim ben 1 milyon lira daha vereceğim, kabineyle parti yönetimi arasında uçurum olmasın” dedi.

Böylece, kabinenin topladığı para miktarı 7 milyon 430 bin lira oldu ve AK Parti ile kabine AFAD'a 15 milyon liradan fazla destek olmuş oldu.

★★★

Ben, sonuçta afetzedelere gittiği için 15 miyon liradan fazla para toplanmasını önemsediğimden bu kulisi AK Partililerin de olduğu bir yemekte anlattım ve çok şaşırdığım iki tepki aldım.

Önemli bir mevkide bulunan biri “Eskiden ne kabineden ne parti yönetiminden bu kadar para çıkarmak mümkün olurdu. Demek ki yeni bakanlar ve parti yöneticileri çok zengin” dedi. Masada gülüşmeler oldu.

Bir başka katılımcı ise “Herkes bizi kıskanıyor ama biz veresiye defterine benzer bir defterle adeta ‘artıran yok mu' dercesine doğal afetlerde halka destek olması gereken AFAD'a destek topluyoruz” diye hayıflandı.

Bakanlarımızın, iktidar partisi yetkililerinin “zenginliğine ve cömertliğine” mi sevinsek, AFAD'ın ve devletin düştüğü duruma mı üzülsek ben bilemedim!

Siz karar verin!