Memleketimden yangın manzaraları

Sevgili okurlarım, bazı medya kuruluşlarında olduğu gibi bizim gazetenin Ankara bürosunda da her sabah yazılı bir gündem hazırlanır, yazarlara ve muhabirlere iletilir.

Biz de böylece o gün hangi haberlerin öne çıktığını, ya da çıkacağını o gündeme bakarak öğrenmiş oluruz.

Dün sabah gelen gündemin ilk üç maddesi orman yangınlarıyla ilgili idi.

Bunların bazılarını bugünkü SÖZCÜ'de büyük olasılıkla okuyacaksınız.

İşte haberi yazan muhabir arkadaşların isimleriyle birlikte o ilk üç madde;

1)- Bu mu önlem? Söylediklerinin ömrü bir ay sürdü…

Tarım Orman Bakan Yardımcısı Akif Özkaldı, TBMM'de 30 Haziran günü orman yangınları konusunda alınan önlemlere ilişkin milletvekillerine bilgi verdi. Özkaldı, “Orman yangınlarında ilk müdahale süresi ve yerel alanlar bakımından, teknolojiyi en üst seviyede kullanıyoruz. Tüm bölgelerimizde 12 ay esasına göre yangınla mücadele ve müdahale ekipleri oluşturuldu. Uzaktan ısıya dayalı gözetleme yapılıyor. Mevcut kulelerinin yanında İHA ve dronelar var. Erken uyarıyı aldığımız andan itibaren yayılmadan, hemen noktasal müdahaleler yapılıyor. Orman yangınları için Meteorolojik Erken Uyarı Sistemi (MEUS) geliştirildi” dedi. Özkaldı'nın alındığını söylediği önlemlerin hiçbirinin işe yaramadığı, ciğerimizi yakan son yangınlarla ortaya çıktı. (Başak KAYA)-Fotoğraf.

2)- KIZILAY yangını fırsat bilip yine para istedi.

Elazığ ve Malatya'da 41 vatandaşımızın hayatını kaybettiği deprem ile korona salgını sonrası vatandaşlara SMS göndererek para isteyen Kızılay, Ege ve Akdeniz'i sarsan yangınlar için de yine SMS atıp IBAN numarası vererek yardım istedi. Kızılay'dan gönderilen mesajda, “Canımız ormanlarımız yanıyor. Kızılay tüm imkanlarıyla sahada. ‘Yangın' yaz, 10 TL destek ol. Ateşi birlikte söndürelim” denildi. Kızılay'ın internet sitesinde de IBAN numarası paylaşıldı ve kredi kartıyla yardım yapılabileceği belirtildi. Vatandaşlardan “Her felakette kendine pay çıkartan Kızılay'ı kınıyorum. Sanki pusuda bekliyor bir felaket olsa da yine yardım toplasak diye. Ayıptır” tepkisi geldi. (Deniz AYHAN)

3)- Orman yangınları önergesini de reddettiler…

Ciğerimizi yakan orman yangınları konusunda eksiklik ve ihmallerin belirlenerek önlem alınması konusundaki Meclis araştırma önergesinin, AKP-MHP oylarıyla reddedildiği ortaya çıktı. 2020 yılı Ekim ayında TBMM'de ele alınan önergenin sahibi CHP Hatay Milletvekili Suzan Şahin, “Şimdi AKP ve MHP'lilere sormak istiyorum, vicdanınız hiç sızlamıyor mu?” dedi. Şahin Meclis görüşmeleri sırasında da “Çocuklarımızın geleceği için bu önergeyi vicdanlarınıza teslim ediyoruz” açıklaması yapmıştı. (Deniz AYHAN)

★★★

Ankara büromuzun dünkü haber gündeminde yer alan ilk üç madde aynen böyle idi.

İktidarın sorumsuz yetkilileri adına utanç verici bir olaydır.

Hele şu Kızılay'a bakın siz!

AKP'nin ele geçirdiği kalelerden biri.

Üst düzey yönetici kadrolarının tamamı bu iktidar tarafından özenle seçilmiş yandaşlardan oluşuyor. 

Her ulusal afette, depremlerde, su baskınlarında duygu sömürüsü yapıp halktan para toplamaya kalkışırlar.

Şimdi de aynı şeyi orman yangınlarında yapıyorlar!

Valla kusura bakmasınlar, sizi bilmem ama ben AKP'nin Kızılay'ına bir kuruş bile yardım parası vermem.

★★★

Muhalefet partileri günün birinde Meclis'e bir önerge veriyor: Orman yangınları konusunda Meclis Araştırma Komisyonu kurulsun.
Doğruları, yanlışları ve eksikleri milletin gözleri önünde tartışalım, ona göre önlemler alınsın…

Ve her zaman olduğu gibi yine AKP-MHP çoğunluğu tarafından reddediliyor!

Şimdi al sana memleketi kasıp kavuran orman yangınları…

Hadi bakalım, ne yapacaksanız yapın.

★★★

Ormanlarımız cayır cayır yanarken bazıları ise yine kişisel şov yapmanın peşinde.

Bazı yarı çıplak fotoğraflar görüyoruz!

-Ünlü manken Marmaris'te yangından zor kurtuldu!

-Sevgilisiyle birlikte Bodrum'da tatil yapan şarkıcı Ayşe hanım ‘Bu yangın çok kötü oldu, ne güzel dinleniyorduk' dedi!

-Çiftliğinin yandığını iddia eden falanca hanım felç geçirdiğini söyledi.

Şimdi bu utanmaz reklam kampanyaları bir süre daha devam edecek.

★★★

Bazıları bu felaketi bile sömürüyor, ne pahasına olursa olsun isminin medyada geçmesi için çaba harcıyor.

İşte size, adına cübbeli Ahmet hoca denilen ve her fırsatta şov yapma peşinde olan sakallı “din adamının” dünkü sözleri:

“Tekbir yangınları söndürür. Yangını gören ya da izleyen herkes bulunduğu yerden Allahü ekber deyip tekbir getirmeye devam etsin.”

★★★

Olan oldu…

Kurban derilerini topluyor diye tu kaka ilan ettikleri Türk Hava Kurumu bu iktidar tarafından mahvedildi, kayyumların insafına terk edildi.

Ulusal varlığımız olan yangın söndürme uçakları, 19 yıllık bu iktidar tarafından çürümeye terk edildi, pilotların görevine son verildi.

Uzaya gitmekten (!) dem vuranlar bu tablo karşısında acaba utanıyor mu? 

Türkiye'de şu anda bu yangınlar için kullanılan kaç uçak ve kaç helikopter olduğu belli değil.

Bunlar nereden, hangi ülkelerden sağlandı?

İhale mi açıldı, firmalar nasıl belirlendi?

Bu firmalara kaç para ödeniyor?

Bilinmiyor.

Bu soruların yanıtları da ticari sır (!) kapsamında.

İktidar bu konuda da büyük lokma yedi ama lokmasını yutamadı.

Bu arada sormak gerekir:

Her fırsatta ve her konuda nutuk atan Recep Bey yanan orman bölgelerine niçin gitmiyor? (Bu yazıyı yazdığım dün akşam saatlerine kadar gitmemişti!)