Sorun mu? Muhalefet

Görünen o ki, yirminci yılına yaklaşan AKP iktidarı artık finale yaklaşıyor. Bu düşünce sadece bizlerin değil aynı zamanda o partiye yıllarını vermiş kişilerin de düşüncesi. Sayın Erdoğan'ın da partililere artık kapı kapı dolaşacağız demesi de bu görüşü destekler nitelikte.

AKP, yerel seçimlerden önce metal yorgunluğunu öne sürerek özellikle büyükşehir belediye başkanlarını istifa ettirmişti. Bugün ortaya çıkan tablodan anlaşılan ise metal yorgunluğunun AKP'nin tüm yönetim kadrolarına ulaştığı yönünde. Ülkenin iyi yönetilemediği artık ayan beyan ortada.

Son dönemlerde hem videolar yüzünden hem de küçük ortağın olur olmaz meseleler ile ilgili yaptığı açıklamalardan, sanıyorum ki Sayın Erdoğan da mutsuz. Ama yapabileceği bir şey yok. Oylar eridikçe erirken, minik ortak da kamuda iyice kadrolaşmış durumda. Öyle ki artık istediği halde Soylu'yu bile görevden alamıyor! Çünkü minik ortağın genel başkanı, “Soylu'yu yedirmem” diyor.

Sayın AKP Genel Başkanı; artık millet ittifakından iktidara ekmek çıkacak gibi gözükmüyor. Hele hele yıldızı giderek daha da parlayan Demir Leydi Akşener'den, partinize kesinlikle ekmek çıkmayacağı gibi HDP'nin kapatılması da size asla oy olarak dönmez.

Özü şu, Ordu Fatsalı Dursun Ali Akınet'in ünlü türkü sözünde dediği gibi;
“Bana ne yazdan, bahardan, aşağıdan yukarıdan yolun sonu görünüyor”…

Sayın Kılıçdaroğlu, CHP Genel Başkanı olarak özellikle son yerel seçimlere giderken hem büyükşehir başkan adaylıkları konusunda  (tüm karşı çıkışlara rağmen) hem de millet ittifakındaki birlikteliği sağlamada gösterdiğiniz başarı her türlü övgünün üstündedir. Genel başkanlığınız sürecinde zaman zaman sizi acımasız biçimde eleştirdim. Ancak gelinen bu noktada hem CHP Genel Başkanı hem de millet ittifakının önderi olarak size büyük sorumluluk düşüyor. Cumhuriyet'in kuruluş ilkeleri ile hesaplaşan bir iktidarın, ülkeyi içine soktuğu ekonomik, sosyal ve siyasi sıkıntılardan ancak millet ittifakının sağlayacağı demokratik bir Türkiye ile çıkılacaktır.

Lakin yukarıda bahsettiğim AKP'nin tüm yönetim kadrosuna yayılmış olan metal yorgunluğunun aynısı CHP'nin üst yönetim kadrolarında da görülmektedir. O yüzden de  ülkenin geleceği açısından CHP'nin kuruluş ilkelerine bağlı, donanımlı parti örgütleri ile iç içe çalışacağı ekiplere çok ihtiyaç olacaktır.

Hiçbir dönemde, CHP'ye yıllarını vermiş parti büyüklerinin kapısını çalıp öğütlerine kulak vereniniz var mı? Yıllardır orada iktidar olmayı değil, parti yönetimi içindeki köşe kapma siyasetini çok iyi öğrendiniz. Şimdi hemen alt kadro diyecek ki biz çok başarılıyız, büyük şehirleri nasıl kazandık gibi afaki sözlerle savunmaya geçecekler. Peki, şöyle soralım o zaman CHP'nin ağa dayıları olarak yıllardır orada oturuyorsunuz da iktidar mı oldunuz? Bu denli başarısız bir iktidar ve yaşanan tüm olumsuzluklara karşın oyunuz  artıyor mu?

Sizler, iktidar olma hırsı olmayan bir partide ancak yönetim kadrolarını oluşturabilirsiniz. Partinin üst yönetim kadroları arasındaki çekişme, sandalye kapma, partiyi ele geçirme gibi sürtüşmeler olduğu iddiaları artık ayyuka çıktı. Sizlerin bu yönetim başarısızlığı, artık akademik kadrolarda doktora tezi olacak nitelikte.

Kısa bir süre önce CHP'den kopan Sayın İnce'nin söyledikleri iç yaralayıcı değil mi? Yine bir milletvekili başka bir partiye gitti. Son yıllarda yapılan ayak oyunları ile çok sayıda  CHP sevdalısını liste dışı bırakmak için uğraş vermediniz mi? Kemal Bey'in ayağına dolanmayın artık.

Kemal Bey, artık genel başkan olarak yumruğunuzu masaya vurup “yetti artık değişim zamanı” demelisiniz. Parti kurullarınızda her türlü tartışma olabilir ancak dışarıda raconu kesecek olan sizsiniz.

Durup dururken Sayın Kuşoğlu, bizim Cumhurbaşkanı adayımız Kılıçdaroğlu demez mi! Hem de onun kadar deneyimli biri!.. Günaydın…  Zaten yandaş medya, CHP'nin içini karıştırmak için hem Sayın İmamoğlu'nun hem de Sayın Yavaş'ın isimlerini Cumhurbaşkanlığı için sık sık gündeme getiriyor. Halbuki 11 büyükşehir belediye başkanı, daha uzun süre ülkeye sosyal belediyecilik nasıl yapılırı gösterip yeni geleceklere de yol açacaklar.

Gelelim Sayın Kılıçdaroğlu'nun Cumhurbaşkanlığı adaylığına… Sayın Kılıçdaroğlu'nun millet ittifakının oluşturduğu demokrasi yolunda çok önemli bir görevi var. Tarih, millet ittifakının içindeki tüm partilerin isimlerini, demokrasinin yeniden inşası ile ilgili olarak altın harflerle yazacak.

Sayın Kılıçdaroğlu çok iyi biliyor ki, şu an da her makamdan daha yüksektir ülkenin içinde bulunduğu durumdan kurtarılması. Tabii ki kişiliği, temiz geçmişi, donanımı, zarafeti ve efendiliği ile Sayın Kılıçdaroğlu bu göreve çok yakışır.

Neden CHP içinde Cumhurbaşkanlığı adaylığı ile ilgili söylentiler çıkıyor? İddialara göre parti içinde iki grup birbiriyle çekişiyormuş!!! Kemal bey aday olup giderse!….Hiç boşuna uğraşmayın Kemal bey noktayı koydu” Cumhurbaşkanlığı ortak adaylığına millet ittifakı karar verir”. Boşuna umutlanmayın Genel Başkan Kemal Bey yerinde kalacak!!!

Ama benden söylemesi, örgüt ve CHP'ye gönül vermiş büyük kesimlerin arzusu, üst yönetimdeki kadroların bir an önce değişmesidir. Bunu bilin.

Şu gerçeği de kimse unutmasın. Hiç kimse CHP'den büyük değildir, olamaz ve olamayacaktır. Bu parti, Cumhuriyet'in kurucu partisi olup, büyük Önder Mustafa Kemal ATATÜRK'ün emanetidir.

SON SÖZ: İNSANI AYAKTA TUTAN İSKELET VE KAS SİSTEMİ DEĞİL,PRENSİPLERİ VE İNANÇLARIDIR. ALBERT EINSTEIN