Dar gelirliler taş mı yiyecek?

Bizim evde tüm alışverişleri eşim Emel yapar…

Çarşı-Pazar fiyatlarını genellikle ondan öğrenirim. Herkes gibi o da pahalılıktan çok şikâyetçi… Alışverişlerden her dönüşte “Fiyatlar uçuyor… Şu, bu kadar olmuş, bu şu kadar olmuş” diye bilgi verir ve içini çekerek:

“Allah bu milletin yardımcısı olsun!” der.

İktidarın sözcüsü Türkiye İstatistik Kurumu TÜİK'in “Türkiye yüzde 21,7 büyüdü” iddiasından sonra “Acaba nasıl büyümüşüz?” diye çarşı-pazarı, marketleri dolaştım.

Aman Allahım! Gözlerim fal taşı gibi açıldı!

“Büyüyor muyuz, büyümüyor muyuz?” derken gerçekte fiyatların nasıl büyüdüğünü, kanatlanıp uçuşa geçtiğini gördüm. Halkın geliri enflasyon karşısında küçüldükçe küçülüyor!

Et fiyatları, sebze-meyve fiyatları, süt ürünlerinin fiyatları, neredeyse uzay yolculuğuna çıkmış! Dar gelirliler taş mı yiyecek?

★★★

TÜİK'in yaptığı yüzde 21,7 büyüme açıklaması, teknik ve ekonomik ifadelerle anlatılınca kafalar karışıyor…

Bu nedenle, hem ekonomi uzamanı, hem de usta gazeteci olan dostlarımın basit benzetmelerine yer vererek anlatmayı tercih ediyorum.

Önceki gün Meriç Köyatası'nın “Kuyu” benzetmesini nakletmiştim. Ekonomimizin büyümesini, 100 metrelik kuyuya düştükten sonra zıplayarak 20 metre yükselmemize benzetiyor “Ama hâlâ 80 metre dipteyiz” diyordu.

Dün Ege Cansen'in bu konudaki benzetmesini de beğendim.

Nasreddin Hoca, eşeğini kaybedip, tekrar bulduktan sonra çok sevinmiş ya… Halimizi buna benzeten Ege Cansen:

“Kaybolan eşekler bulundu” diyor.

★★★

Durumumuzu net olarak anlamak için sadece dolar fiyatlarına bakmak yeterli.

Geçen yılın Ağustos ayında dolar ortalama 7 lira 28 kuruştu…

Bu yıl doların fiyatı ortalama 8 lira 48 kuruş oldu.

Birkaç yıl önce 12 bin doları aşan kişi başına milli gelirimiz şimdi 8 bin dolar civarına düştü.

Önümüzdeki günlerde kriz derinleşeceğe, yoksulluk artacağa benziyor. Palavrayı bırakıp ekonomiyi ehil ellere teslim etmek şart. Yoksa bu günleri bile arar hale geliriz!

ABD, Avrupa ve biz!

Gerçek enflasyon panik yaratırken Türkiye İstatistik Kurumu enflasyonun yüzde 19,25 olduğunu açıkladı.

Millet TÜİK tarafından bilimsel yolla kandırılmak isteniyor!

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan:

“Enflasyon sadece Türkiye'nin değil, Euro bölgesinin de, Avrupa'nın da sorunu” diye açıklama yaptı.

Doğrudur. ABD ve Avrupa'da da enflasyon yüksek… Fakat, onların enflasyon nedeni ile bizdeki enflasyonun nedeni arasında benzerlik var mı?

Bunu, gazeteci kökenli ekonomist olan Doğru Parti Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Meriç Köyatası şöyle özetledi:

“Hiçbir benzerlik yok! Korona salgını nedeniyle bütün ekonomiler ciddi bir durgunluğa girdi, işsizlik arttı. Gelişmiş ülkeler, halkın ve esnafın sefalete düşmemesi için para basıp nakit desteği verdiler. Bunun enflasyonu arttıracağını biliyorlardı ama ekonomik yaraları “para desteği” ile sardılar.

Türkiye ise vatandaşına doğrudan gelir desteği sağlamak yerine IBAN numarası verip yardım istedi. Millete ilk etapta 50 milyar liralık bir destek verildi ama bu, meşhur beşli müteahhit gruba ve elektrik dağıtım şirketlerine gitti.

Türkiye vatandaşlarına, en fakir ülkelerin ortalaması olan yüzde 3,6'nın bile çok altında yüzde 1,1 destek verdi.

Avrupa'da müzisyenler intihar etmedi, hepsi devlet tarafından desteklendi. Türkiye'de ise işsiz kalıp çoluğuna çocuğuna ekmek götüremeyen 106 müzisyen intihar etti!

Gelişmiş ülkeler enflasyonla mücadele ederken, biz Türkiye'de bu yönetimle, Doları ve Euro'yu tutamayacağız!”

GÜNÜN SÖZÜ

İnsan, açlık hariç, binlerce felakete karşı durabilir!