Keyif paketleri!

Milletin malı-mülkü, canı-ciğeri yanmış, Sayın Cumhurbaşkanı onlara çay paketi atıyor!

Adı “Keyif paketi”…

“Madem sel bastı, yangın yaktı… Alın, için, keyiflenin bari!” demek mi isteniyor, bilmiyorum!

 Giresun'da büyük sel felâketi oldu. Cumhurbaşkanı oraya gidip millete çay paketi attı.

 Rize'de korkunç bir sel felâketi oldu, Sayın Cumhurbaşkanı millete çay paketi atarak üzüntülerini gidermeye çalıştı.

 Manavgat'ta yangın çıktı, ormanlar cayır cayır yandı, can ve mal kayıpları oldu, bölgeye giden Cumhurbaşkanı insanlara çay paketleri attı.

Toplum bu görüntülere haklı olarak tepki gösteriyor. Saray'ın “Evet efendimci” danışmanlarından hiç birisi:

“Sayın Cumhurbaşkanım. Bu acılı günlerde ‘keyif paketi' atmak pek şık olmuyor.” demek cesaretini gösteremiyor!

Bazı okurlarım “Böyle acılı günlerde vatandaşın kafasına atılan her çay paketi, iktidar için oy kaybıdır. Bırakın atsınlar!” diye mesaj yolladılar.

★★★

Bekir Pakdemirli adında bir Orman Bakanımız var. Babası rahmetli Ekrem Pakdemirli'yi tanırdım. Muhterem bir siyaset adamıydı. Onun hatırına Bakan Beyi fazla eleştirmek istemiyorum ama öyle lâflar söylüyor ki, şaşırmadan edemiyorum.

Orman yangınları konusunda sanki ondan başka herkes suçlu! Kendini hatasız, pirüpak (tertemiz) gösteren Pakdemirli:

“Böyle milli birlik ve beraberlik gününde ağaç üzerinden siyaset yapanları ayıplıyorum” diyor.

Biz de, orman yangınları için yıllardır bir tek ‘yangın söndürme uçağı' almayı bile düşünmeyen ve yabancıların kiralık uçaklarıyla yangınları söndürmeye çalışıp çok yetersiz kalan Orman Bakanı'nı ayıplıyoruz.

★★★

Orman yangınları başlamadan bir gün önce Resmi Gazete'de, son derece sakıncalı görünen bir yasa yayınlandı.

Bu yasa ile ormanlarımızın yağmalanması işten bile olmayacak!

18 Temmuz günü çıkarılan yasa özetle şöyle:

“Kültür ve Turizm Gelişme Bölgeleri dışında kalsa bile orman arazileri kamu yararı kapsamına alınarak turizm yatırımcılarına açılabilecek. Yeri, mevkii ve sınırları Cumhurbaşkanı kararıyla tespit ve ilan edilecek bu alanlardaki bütün devlet taşınmazları da turizm kapsamına alınabilecek!”

Ormanların yağmalanması için yasal bir dayanak değil de nedir bu?

Çıkartılan bu yasadan sonra garip bir şekilde, orman yangınlarının daha da arttığını belirtelim!

★★★

Türkiye alevlerle boğuşurken, orman alanlarını yapılaşmaya açma yetkisi Kültür ve Turizm Bakanlığı'na devredilince buna en sert tepkiyi Kemal Kılıçdaroğlu gösterdi. CHP lideri:

“Erdoğan bir imzayla ormanlarda yapılaşma yetkisini Turizm Bakanı'na verdi. Her şey yandı, bunların derdi, dağı-taşı, ormanı betonlaştırmak. Tek bir tuğla dahi koymaya kalkarsanız önce ekskavatörle (toprak kazma işlerinde kullanılan makine ile) beni çiğnemeniz gerekecek. Ormanlarımıza dokunamayacaksınız!” diye isyan etti.

Kılıçdaroğlu'nun tepkisine hak vermemek mümkün değil. Biz, doğayı, ormanları, ağaçları, insanları seviyoruz ve bu mücadelesinde ona destek olacağız.

Pazarda da yangın var!

Orman yangınları yüreklerimizi dağlıyor ama… Ülkede sönmeyen bir yangın daha var!

Mutfakta ve çarşı-pazardaki yangın yaşam kalitemizi bozuyor!

“Bahar geldi, yaz geldi. Sebze ve meyve bollaşacak, çarşı-pazar ucuzlayacak” diye umut ederken fiyatlar daha da yakıcı hale geldi!

Sabit gelirli yurttaşlar, her geçen gün biraz daha fakirleşiyorlar!

“Ekonomimiz iyi gidiyor, dünya bizi kıskanıyor” masalları artık insanlarımızı avutmuyor!

Dua okumakla yangınların söneceğini sanan, Ay'a 5 şeritli, otoyol yapılacağına inanan insanların ülkesinde işler hiçbir zaman düzgün gitmez!

Yaz aylarında bile dolmayan filelere bakıp da “Allah vatandaşın yardımcısı olsun” dememek mümkün değil!

GÜNÜN SÖZÜ

Çin'de, orman yakanın cezası, halk önünde idamdır!