“Şeriat devletine giden çıkmaz sokak”

Türkiye Cumhuriyet, Anayasası, kutsal din duygularının devlet işlerine ve politikaya kesinlikle karıştırılmamasını emrediyor ve:

“Kimse, devletin sosyal, ekonomik, siyasi veya kişisel çıkar sağlama
amacıyla her ne suretle olursa olsun dini veya din duygularını, dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz.”
diyor.

Diyor da… Dinleyen kim?

Ülkede anayasa-babayasa bırakmadılar ki!

Son zamanlarda resmi törenlerde dualar okunarak din istismarı yapılıyor…

Yeni adli yıl dualarla açılıyor millet bahçeleri dualarla açılıyor, Atatürk Kültür Merkezi dualarla açılıyor. Amaç inançlı insanları etkilemek!

Tüm bunlar Anayasa'nın laiklik ilkesine aykırı ama dedik ya, dinleyen kim?

Ülkede hukuk guguk oldu!

★★★

Bu konuda eski Devlet, Milli Savunma ve Adalet Bakanı Prof. Dr. Hikmet Sami Türk yazılı bir değerlendirme yaparak:

“Resmi törenlerde yapılan dualar açık açık bir din istismarıdır. Giderek yaygınlaşan bu yöntemin yerleşmesiyle adım adım laiklikten uzaklaşılıyor.

Bu yol şeriat devletine giden bir çıkmaz sokaktır!

Herkes dini inançlarının gereği olarak dua etmekte serbesttir. Ancak, toplu duaların yeri camilerdir.

Toplumu kutuplaştıracak uygulamalardan vazgeçmek gerekir. Özellikle devletin başı olarak Cumhurbaşkanı, bütün toplumu kucaklayıcı bir tutum içinde olmalıdır.” dedi.

★★★

Prof. Dr. Hikmet
Sami Türk,
haklı olmasına halıdır ama ne yazık ki, durum böyle değil! Toplum son zamanlarda iyice kutuplaştı ve ortalıkta birleştirecek kimse de görünmüyor!

“Marketlerde raflar boş mu?” diye Londra'ya sordum!

Ekonomimiz uçuyor ya… Avrupa'yı bile yaya bırakmışız…

İngiltere'de, Avrupa'da, Amerika'da marketlerin rafları boşmuş… Halk yiyecek bulmakta sıkıntı çekiyormuş…

Danışmanları Cumhurbaşkanı Erdoğan'a böyle bilgi vermişler…

Ankara'da millet bahçesinin açılışında konuşan Erdoğan:

“Şu an Avrupa'ya bakalım. İngiltere'de, Avrupa'da, ABD'de raflar boş. Elhamdülillah bizde, bolluk, bereket yoluna devam ediyor. Nankörlere ne anlatırsan anlat gözleri var görmez, kulakları var duymaz, dilleri var hakikati söylemez.” dedi.

“Acaba öyle mi?” diye merak ettim. İngiltere'de dostlarım var. Görüntülü telefonla onları arayıp “Araştırın bakayım, Londra'da ve diğer tüm illerde böyle bir sıkıntı var mı?” dedim.

Londra'nın önde gelen bütün süpermarketlerini dolaştılar.

En büyüğü Tesco… Raflar lebalep gıda maddeleriyle dolu…

Londra'nın diğer ünlü süpermarketlerini de gezdiler.

Waitrose, Saninsbury, Morrison, Azda, Aldi, Lidl ve Costco…

Hepsinin rafları her türlü gıda maddesiyle dolu. Yok yok!

Peki, muhalefetin eleştirilerine tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan neden “İngiltere'de, Avrupa'da, ABD'de raflar boş” dedi? Bunu Saray danışmanlarına sormalı!

TEBESSÜM

Acemi berber…

Karadenizli'nin biri sakal tıraşı olmak için berbere gider.

Berber acemi… Hem gevezelik yapıp, hem tıraş ederken adamın yüzünü dört yerinden keser.

Berber özür diler… Karadenizli tedirgin ve gergindir…

Berber, havayı yumuşatıp, yüzü kesik müşterinin dikkatini başka yere çekmek için sorar:

“Siz daha önce burada hiç tıraş olmuş muydunuz?”

“Hayır” der Karadenizli:

“Ben bu kolumu Kıbrıs Savaşı'nda kaybettim…”

GÜNÜN SÖZÜ

Kendi nefsini düzelt ki, halk da sana karşı dürüst olsun. (Hz. Ebubekir)

Loading...