Somali’ye para var Türk’e para yok!

Türkiye ağlıyor!

Bir yandan yangın, bir yandan sel…

Diğer yandan Afgan ve Suriyeli terörü!

Yaşanan olaylar, daha büyük olaylara gebe gibi görünüyor.

Sığınmacılardan bazıları “Dağdan gelip, bağdakini kovan” tipler! Bulundukları yerlerde huzuru yok ettiler. Bunlarla sanırım çok uğraşacağız.

Dertler bir türlü peşimizi bırakmıyor.

★★★

Ülke tarihindeki en büyük sel felaketlerinden biri Kastamonu, Sinop ve Bartın'da yaşandı. 3 il afet bölgesi ilan edildi.

Resmi rakamlara göre 350 civarında insan sellere kapılıp kayboldu. Ölenlerin sayısı ve facianın bilançosu tüyler ürpertici!

Hiç kimse mazeret beyan etmesin! Bu felaketler kötü yönetimin sonucudur!

İktidarın yanlış HES politikası (ülkemizde elektrik üretmek amacıyla kurulan ırmak, dere tipi tesisler politikası) ve dere yataklarına depolanmasına izin verilen tomruklar, sel felaketinde facianın daha da büyümesine sebep oldu.

Köpürerek akan sel suları, tomrukları, ağaçları, evleri, arabaları içindekilerle birlikte sürükleyip götürdü.

★★★

Acıların paylaşılması lâzım… Fakat, Somali'ye 30 milyon dolar hibe yardım gönderen iktidarın kendi vatandaşına verecek para bulamaması hazindir!

Felaketler için önlem almayan yönetim, şimdi çareyi vatandaşın cebinde buldu.

Devlet milletten para istiyor! Sel ve yangın felaketlerinin yaralarını sarmak için bankalarda yardım hesapları açıp vatandaşa İBAN numarası verdiler.

CHP'li Veli Ağbaba “Salgın, sel deprem, yangın fark etmiyor. İktidar ‘Help Turkey' (İmdat Türkiye) diyor. CİHAN devleti olacakken İBAN devleti olduk.” diye tepki göstermekte haklının da haklısıdır!

İstifa etmek erdemdir!

Yol geçen hanı mıyız?

Hayır, değiliz!

Aslında yolgeçen hanı olsak daha iyi…

O zaman geçip giderler…

Fakat bu sığınmacılar geçici değil, kalıcı!

Sayıları ne kadar? Devlet dahil, kesin rakamı kimse bilmiyor. Tahminlere göre toplam 8 milyon civarındalar.

Şimdi biz Avrupa Birliği ülkelerinin rahat etmesi, onların huzur bulması için milyonlarca Suriyeli, Afganistanlı, Iraklı, İranlı, Afrikalı sığınmacıyı barındıracağız!

İçlerinde muhtemelen ajanlar, teröristler, katiller, caniler var. Bunların hepsi canlı birer bomba gibi aramızda dolaşacak.

Ülkemizde yaşayan her 10 kişiden 1'i sığınmacı…

Türkiye bu fedakârlığı neden yapıyor?

Avrupa huzur bulsun diye!

AB'den 5-6 milyar Euro alıp, bu para ile mülteci bekçisi olacağız!

Darda kalanlara el uzatıp, sığınmacıları korumak elbette ki iyi bir haslettir ama…

Kendi vatandaşımızı düşünmemek kötü!

Sorunlar karşısında bu kadar yetersiz kalan başarısız bir yönetimin, hatasını kabul edip, özür dileyerek istifa etmesi lâzımdır. İstifa bir fazilettir, erdemdir ama…

Böyle istifalar demokratik Batı ülkelerinde görülür. Biz Batı ülkesi değiliz ki…

Türkiye'deki yönetimin hamuru Ortadoğu ile yoğurulmuş. Batılı olmak istemiyorlar!

… Ve seller bizi, bin bir dert içinde kıvranan Ortadoğu'ya doğru sürüklüyor!

TEBESSÜM

İçki, kumar ve çapkınlık!

Temel bir gün yolda yürürken belediyenin açtığı derin bir çukura düşer ve başlar bağırmaya:

“İmdaaat! Kimse yok mu beni kurtaracak?”

Bir melek onun imdadına yetişir ve der ki:

“Seni 3 şartla kurtarırım: İçkiyi, kumarı, çapkınlığı bırakacaksın. Tamam mı?”

Temel düşünür ve tekrar bağırmaya başlar:

“Başka kimse yok mu? Başka kimse yok mu?”

GÜNÜN SÖZÜ

Büyük felaketler kabarık dost sayısını neredeyse sıfıra indirir.