Vatandaşa yeni bir kazık geliyor!

Batı dünyasında da, uygar ülkelerde de muhakkak ki çok mutsuz insan var. Fakat bu guruptaki en mutsuz insanlar sanırım Türkiye'de…

Dünyada en ağır vergileri Türk insanı ödüyor.

Gelen vuruyor, giden vuruyor, her şeye yeni yeni vergiler bindiriliyor.

“İtibardan tasarruf olmaz” diye savurganlığa, lükse, şatafata para yetmiyor!

★★★

Şimdi de yeni bir kazık! Emlak vergileri fahiş oranda arttırılıyor!

2022 ve 2025 yılları arasında uygulanacak vergi değerleri, insanları isyan ettirecek ölçüde insafsız!

Hemen her ilçede (üzülerek söylüyorum ki, özellikle CHP'li belediyelerin yönettiği ilçelerde) mahalle, cadde ve sokaklar için ayrı ayrı belirlenen metrekare birim fiyatları, ev sahiplerinin canını fena halde yakacak!

Askıya çıkartılan değerlerde yüzde 100, yüzde 200 artış yapıldığı görüldü. Bazı ilçelerde on kat artış bile var!

Bu fahiş artış sadece ev sahiplerini değil, kiracıları da zor durumda bırakacak.

★★★

Emlak vergisi değerlerini astronomik ölçüde yükselten belediyeler, vatandaşa hizmetlerini aynı oranda arttırmışlar mıdır? Hayır!

Birçok ilçede belediye hizmetleri gerilemiştir. Bunu vatandaşların gönderdiği mesajlardan anlıyorum.

Yeterince hizmet yok ama vergi çok! Nasıl iştir bu?

Hizmette uyuşuk olan ilçe belediyeleri, para istemeye gelince aslan kesiliyorlar!

O belediyeler emlak vergisi değerini arttıracak neler yapmışlardır ki, bu paraları istemektedir?

Pandemi nedeniyle ağır bir darbe yiyen vatandaşa, bir darbe de belediyelerin indirmesi insafsızlıktan başka bir şey değildir!

Peki, ne olacak?

Vatandaşlar Vergi Mahkemeleri'nde dava açacaklar! Ya da iktidar, 4 yıl önce olduğu gibi, vergi artışını yüzde 50 ile sınırlayan yeni bir yasa çıkartacak. Başka çare yok!

Bir doğa cinayeti daha!

Genç meslektaşım Ersoy Öngün'den bir mektup aldım.

Bir doğa cinayeti işlenmek üzere olduğunu, pırıl pırıl, tertemiz denizi olan Saros Körfezi'nin “Doğalgaz Depolama Tesisleri” yapılarak dev doğalgaz tankerleriyle mahvedileceğini bildiriyor ve şöyle diyor:

“Aslen Keşan'lıyım ve İstanbul'da yaşıyorum.

Burada Saros Körfezi var. Kendimi bildim bileli buraya bir tane bile tanker girmedi.

Keşan'a bağlı Sazlıdere Köyü, Saros Körfezi kıyısında, ormanlardan geçilerek gidilen ve doğa harikası Ege Denizi'nin en güzel köylerinden biridir.

Başka yer yokmuş gibi BOTAŞ buraya doğalgaz depolama tesisi planladı. Sıvılaştırılmış doğalgaz limanı ve boru hattı yapacak.

Katar'dan gemilerle gelecek sıvılaştırılmış gaz, boru hattına basılarak Avrupa'ya gönderilecek.

Sanayi atığı olmayan pırıl pırıl denizli Saros'a bunu yapmak bir cinayet!

Üstelik tesislerin yapıldığı yer fay hattına 3 kilometre mesafede ve bu nedenle tehlike altında!

Bu bölge turizm merkezi ve SİT alanı… Projeye karşı davalar açıldı ve kazanıldı. Çed Raporu iptal edildi ama inşaat yine devam ediyor.

Bu proje, Fethiye Ölü Deniz'e veya Okluk Koyu'na  Botaş'ın depolama tesisi yapması ile eşdeğer.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Okluk Koyu'na tankerlerin girmesine ve dolum tesisi yapılmasına onay verir mi? Verirse buraya da verebilir.”

TEBESSÜM

Temel ve karanlık tünel!

Temel ile çok güzel bir sarışın hanım trenin aynı kompartımanında yolculuk ediyorlarmış.

Temel içinden “Tanrım günah yazmasın. Şu kıpkırmızı dudaklara bayıldım. Ah ne olurdu onları bir öpebilsem…” diye düşünmüş.

Tren o sırada karanlık bir tünele yaklaşmış. 

Temel kıza “Korkma…” demiş “Birazdan bir tünele gireceğiz. Ama ağzındaki sigarayı çıkar!”

GÜNÜN SÖZÜ

Hiçbir kaz, tilkiyi tanımayacak kadar kaz kafalı değildir!