Ruhat Mengi
Ruhat Mengi

Cumhur İttifakı Anayasa’nın ilk 4 maddesini değiştirebilir mi?

CHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI MUHARREM ERKEK SÖZCÜ'YE KONUŞTU:

Erkek, ilk 4 maddenin değiştirilmesinin teklif bile edilemeyeceğini hatırlattı. “Açıkça Anayasal düzeni çiğnemiş olurlar” dedi. Erkek'e göre Anayasa, siyasi partinin mutfağında hazırlanamaz, toplumsal uzlaşma ile hazırlanır.

İktidara yakın Türkiye gazetesi Ak Partili hukukçuların Anayasa'nın ilk 4 maddesinde değişiklik yapmak için hazırlık yaptıklarını yazdı. Habere göre AKP'li isimlerin yer aldığı Anayasa Bilim Kurulu Ekim'de MHP ile görüşmeye başlayacak ve Anayasa metninde iki parti arasında uzlaşma sağlandıktan sonra Ocak veya Şubat'ta halka açıklanacak.

Bu metnin diğer partilere sunulmayacağı, referanduma gidilmeyeceği, sadece halkla paylaşılarak “Yeni anayasamız budur” denileceği ve seçime giderken “Cumhur İttifakı'nın anayasası budur şeklinde taahhütte bulunulacağı” belirtiliyor. Devletin şekli, Cumhuriyet'in nitelikleri, devletin bütünlüğü, resmi dili, bayrağı, milli marşı ve başkenti belirleyen maddelere dokunulmayacak ama “Devletin dili Türkçedir” ifadesine ekleme yapılacak, “Türk milleti” kavramı değişecek, vatandaş tanımında daha kapsayıcı hükümler getirilecek… Millet İttifakı ve dışındaki diğer partiler acaba böyle bir girişim için ne söyleyecekler? Konuyu önce CHP Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu ve yeni anayasa taslağı hazırlıklarını yöneten Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek ile konuştum.

TEKLİF DAHİ EDİLEMEZ

Sayın Erkek, Cumhur İttifakı'nın Anayasa'nın ilk 4 maddesinde de bazı değişiklikler yapacak, örneğin Türk Milleti kavramını değiştirecek bir anayasa taslağı üzerinde çalıştığı haberi iktidara yakın bir gazeteden verildi. Aynı zamanda bu taslağın tüm muhalefet partilerinin istediği “güçlendirilmiş parlamenter sistem” yerine yine “Türk usulü başkanlık sistemi”ne devam edilmesi yönünde olduğu da biliniyor. Anayasa'nın ilk 4 maddesinde değişiklik mümkün olur mu, bunun yolu mu açılıyor?

Yapamazlar. Anayasa'ya göre ilk dört maddenin değiştirilmesi teklif dahi edilemez. Parlamentoda 360 oyları mı var veya 400 oyları mı var? Referanduma gidemezler çünkü gitmeleri için 360 oya, parlamentoda kabul ettirmek için 400 oya ihtiyaçları var, nasıl yapabilecekler? Kaldı ki bunu bulsalar da bu şart Anayasa'nın ilk 4 maddesi için değil, o teklif dahi edilemez. Açıkça Anayasal düzeni çiğnemiş olurlar. Bir de şöyle bir durum var, zaten o kadar yanlış bir yolda ilerliyorlar ki Türkiye'yi tek adam sistemiyle uçuruma sürüklediler, şimdi tek adam sistemine yani “patronlu başkanlık” dediğimiz bu sisteme dayanan bir anayasayı kendi mutfaklarında hazırlıyorlar. Anayasa, bir siyasi partinin mutfağında hazırlanamaz, anayasa bir barış belgesidir, toplumsal uzlaşma ile hazırlanır; tüm partiler, üniversiteler, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları, barolar ve toplumun birçok kesimiyle hazırlanır. Kapsamlı bir anayasa yapacaksanız “yasama ve yürütmeyi” yazarken bunların nasıl oluşacağına karar vermek için önce hükümet sistemini belirlemeniz gerekiyor, yargıyı söylemiyorum, yargı ne olursa olsun bağımsız olmak zorundadır.

MİLLET İSTEMİYOR

Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem'de millet Meclis'i seçiyor, hükümet Meclis'e karşı sorumlu oluyor. Mevcut sistemde hükümet dediğiniz tek kişi; Cumhurbaşkanı ve cumhurbaşkanı da aynı zamanda parti başkanı. Yani parti başkanı hem devleti yönetiyor, hem hükümeti yönetiyor, böyle bir ucube sistem. Bu sistemin devamını istiyorlar. Bu sisteme millet evet demiyor. Kamuoyu araştırmaları “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” denen patronlu başkanlık sistemine hayır diyor. Neredeyse oran yüzde 70'lere vardı. Milletin de onaylamadığı bir şeyi nasıl yapabilirsiniz? Kaldı ki parlamentoda da böyle bir gücünüz yok. Bir hayal dünyasında yaşıyorlar. Biz, Cumhur İttifakı dışındaki tüm partiler “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem” diyoruz. Millet İttifakı dışındaki Gelecek Partisi, Deva Partisi, HDP, onlar da aynı sistemi istiyor. Yani, Cumhur İttifakı dışındaki tüm siyasi partiler istenen demokratik sistem konusunda hemfikir. Cumhur İttifakı'nın bunu yapması mümkün değil, yine bir kandırma, aldatma projesi herhalde!

Muharrem Erkek, CHP'nin yeni Anayasa taslağı hazırlıklarını da yönetiyor.

Barzani ile niye görüşmeyelim?

Medya tartışmalarında sık sık “CHP neden Erbil'e gitti, neden Barzani'yle görüştü” sorusu tartışılıyor, açıklar mısınız?

Barzani'yle kendileri de görüşüyor. Dışişleri Bakanı'mız, Milli Savunma Bakanı'mız gidip görüşmüyorlar mı? AKP hükümeti çok uzun yıllardır Barzani'yle, Kuzey Irak yönetimiyle görüşüyor, en son Milli Savunma Bakanı resmi heyetle gitti. Bize niye soruyorlar, çok mantıksız geliyor bana. Biz Türkmenler'le de görüştük, bölgedeki herkesle görüşüyoruz çünkü bizim bir projemiz var; Millet İttifakı'nın iktidarında Ortadoğu Barış İşbirliği Teşkilatı'nı (OBİT) kuracağız. Bu teşkilatın kurucu dört devleti Türkiye, İran, Irak ve Suriye olacak. Egemen güçlerin bu şekilde bölgede vekalet savaşlarıyla sürekli barışı, huzuru etkilemesine müsaade etmememiz lazım, Ortadoğu'daki sorunları Ortadoğu'daki
devletler çözebilir.

Bu sistem hiçbir krizi çözemez, ağırlaştırır

CHP'nin yeni anayasa taslağı çalışmalarını siz yürütüyorsunuz, ne aşamada acaba?

Demokratik hukuk devleti için güçlendirilmiş parlamenter sistem, bağımsız ve tarafsız yargı çalışmalarımız bitti, Parti Meclisi onayladı, yakında aynı isimli bir kitapçık halinde basılıp halka sunulacak. Partimizin bu konudaki alt yapısı çok sağlam. Bugün dünyanın kişi başına geliri en yüksek, hukukun üstünlüğünde en üst sıralarda olan, en gelişmiş ülkeleri; İngiltere, Almanya, Norveç, Danimarka, Japonya, Kanada, hepsi güçlendirilmiş parlamenter sistemle yönetiliyor, Türkiye de bunu hak ediyor. Mevcut sistemle devam edemez, yönetilemez. Bu sistemle devam ettiği sürece ne ekonomik, ne siyasi, ne adalet krizlerini, hiçbir sorunu çözemez tam aksine ağırlaştırır. Hâlâ bu sistemi Türkiye'ye dayatanlar Türkiye'yi değil, kendilerini düşünüyorlar ama artık güçleri yetmez, öyle bir güçleri yok.

Diyanet işleri eski saygınlığına dönecek

Diyanet İşleri Başkanı artık Cumhur İttifakı'nın üçüncü ortağıymış gibi bir durum ortaya çıktı. Sanki ittifak genişlemiş gibi. Anayasa'nın dışına çıkıyor ve giderek daha çok siyasallaşıyorsa muhalefet nasıl önleyebilecek?

İlk seçimde iktidar olacağız ve Diyanet İşleri eskiden olduğu gibi saygın konumuna dönecek. Genel Başkanımız Sayın Kılıçdaroğlu “camiye, okula, kışlaya, adliyeye siyaset sokmayın” diyor, 15 Temmuz'dan sonra Yenikapı mitinginde de söyledi bunu. Artık ekonomik krizleri  ve hiçbir krizi çözemiyorlar, Türkiye'yi yönetemiyorlar ve maalesef Diyanet ve kutsal dinimiz de siyasete alet ettiler. Tabii ki buna müsaade etmeyeceğiz, bunu millet de görüyor, ilk seçimde zaten gidecekler ve her şey düzelecek.