Hatırlamak

Ne zaman Sinan Çetin ile ilgili haber yazsak ağabeyi Sabahattin Çetin telefonla beni arar, sitem ederdi. Ancak:

Sabahattin Çetin'in anılarını yazdığı “Hatırlamak” adlı kitabından öğrendim ki; meğer kardeşleri Sinan (ve Cemalettin ile) yirmi yıl dargın kalmışlar! Ağabeylik böyle duygusallığı barındırıyor demek; küs olduğunda bile onu savunuyorsun!

Öyle ki:

Sabahattin Çetin film yapımcısı. Bir gün Orhan Oğuz yöresi Trakya'ya ait “Şaban Ağa” isimli senaryo getiriyor. Başrol olarak hayli yüksek paraya Kemal Sunal ile anlaşıyorlar. Sinan Çetin daha fazla para vererek Kemal Sunal'ı “Propaganda” filmine dâhil ederek “Şaban Ağa” işini bozuyor.

Ağabey Sabahattin Çetin küçük kardeşi için en yakın arkadaşlarıyla bile karşı karşıya geliyor. Örneğin:

12 Mart 1971 askeri darbesinden sonra legal sol örgütleri birleştirmek için “Sosyalist Birlik” kurup, dergi çıkarıp hareket başlatılıyor. Hareket içindeki Sabahattin Çetin ve gazeteci Yavuz Gökmen iki yakın yoldaş.

Yıl 1977. Bir gün Yavuz Gökmen yoldaşına, “söyle kardeşine uzak dursun o kızdan” diyor.

“O kız” denen Sezen Aksu

“Kardeşin” denen Sinan Çetin

İki genç arasındaki aşk Yavuz Gökmen'i neden rahatsız etmişti? Hayli sinirle “kardeşinin bacaklarını kırarım” diye sesini yükseltince iki yoldaşın ilişkisi bir daha düzelmemek üzere bozuluyor.

Yazdıklarına göre Sabahattin Çetin, -zamanla politik olarak ayrı yerde dursalar da- kardeşlerine hep ağabeylik yapıyor…

“Sosyalist Birlik” kadrosu içinde Aytunç Altındal'ın da olduğunu ekleyeyim!

SİYASİ MAGAZİN

Sabahattin Çetin, gençlik yıllarında sosyalist/ Aydınlık hareketine mensup. Sonra yollar ayrılıyor.

Siyasi magazini bol kitap “Hatırlamak”… Mesela:

Nazım Hikmet'in eşi Münevver Hanım'ın, Nazım yurt dışına gittikten sonra Kemal Tahir ile aşk yaşadığını bilmiyordum! Münevver Hanım yurt dışına çıktığında mektuplaşmaları hep sürüyor. Sabahattin Çetin bu ilişkileri Münevver Hanım'ın merkezinde olduğu film yapmak istiyor. Olmuyor.

1940'larda İstanbul İktisat Fakültesi öğrencisi Mustafa Oktay'ın anlattığı TKP'li olma ve parti içindeki-dışındaki sürecini Çetin, keşke ayrı kitap yazsaydı diye düşündüm.

Yıldız Sertel'i eşi Malatyalı Kürt Abuzer Özdemir'in boşanınca, parti çalışmalarını eleştirdiği 150 sayfalık mektubundan sonra Doğu Almanya'da “yok edildiği” gibi pek bilinmeyen bilgiler var çünkü…

Politika anıları TKP ile sınırlı değil…

SHP'de siyaset yapıyor Sabahattin Çetin. Hatta 1989 yerel seçiminde Tayyip Erdoğan'a karşı Beyoğlu'nda yarışıp kazanıyorlar. ( AKP çevreleri o seçimi sandık hilesiyle kaybettiğini söylese de Erdoğan/RP ancak üçüncü parti oluyor.)

Kitapta Erdal İnönü başta olmak üzere politikanın renkli anıları var. Bir dönem yakın dostu Sevinç İnönü ile köpeklerinin Yıldız Sertel'in bacağını ısırması yüzünden küsüyorlar.

“Bir limon gibi ezilmek istemiyorsan oylar SHP'ye”  sloganının nasıl yaratıldığını anlatıyor…

CEM YILMAZ'A VETO

Keyifle okudum “Hatırlamak” kitabını:

Yönetmen Yavuz Özkan ile yumruklaşmalarını

Yönetmen Zeki Ökten ile Kemal Sunal'ın cimriliklerini

Yönetmen Memduh Ün'ün saatlerce briç oynamasını…

Müjde Ar'ın para hesapçılığını…

Aytaç Arman'ın erdemli ruhunu

Nesimi Çimen'in kendisine Atatürk yüzünden darılmasını…

“Orta sınıfı en iyi kavrayan” dediği yönetmen Ertem Eğilmez'in ağzından küfür düşmediğini öğrendim.

Neler yok ki:

 “Ağır Roman” filmdeki “Salih” karakteri için Cem Yılmaz'ı düşünüyorlar. Çetin, Müjde Ar ve Şener Şen ile birlikte Leman Kafe'de onu izlemeye gidiyor. Müjde Ar “bundan Salih olmaz” diyor! Yönetmen Mustafa Altıoklar “Salih” rolü için Okan Bayülken'i getiriyor…

Abdi İpekçi suikastının anlatan “Uzlaşma” filmi için Aydın Doğan ile kurduğu ilişkiyi, Milliyet genel yayın yönetmeni Doğan Heper'in ısrarla hangi sahneyi çıkarmalarını istediklerini yazıyor.

Sabahattin Çetin sürpriz bilgiler veriyor; 12-13 yaşındaki Bülent Ersoy'a ilk konseri Demiryolu Memur Kampı'nda nasıl yaptırdığını anlatıyor.

“Kar” romanını film yapmak için tanıştığı Orhan Pamuk'un kibirli haline kızıyor.

Ermeni fanatizmini eleştiren Atom Egoyan'ın “Ararat” filminin yanlış anlaşılması yüzünden başına neler geldiğini yazıyor.

Evet:

Kitaptaki kimi politik değerlendirmelere karşı olsam da, sinemadan siyasete uzanan bir hayatın samimi anlatımı; “Hatırlamak”

Loading...