Cumhuriyetçiler yurt sorununu çözmek için neyi bekliyorlar?

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Dünyada kamu yurdu sayısında birinciyiz” diyor. Ama öğrenciler ve velileri, devlet yurtlarında yer bulamamaktan yakınıyorlar. Aslında Cumhurbaşkanı Erdoğan bu sözleriyle, ülkenin içine sürüklendiği ekonomik buhran nedeniyle öğrencilerin özel yurtlara veya yüksek ev kiralarına yetecek parayı bulamadıklarını da itiraf etmiş oluyor. Bu durumda geriye tek seçenek kalıyor: Kredi ve Yurtlar Kurumu'nun (KYK) daha çok sayıda öğrenciye yurt imkânı sağlaması…

★★★

Anayasasının 42. maddesine göre; “Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz. Devlet, maddi imkânlardan yoksun başarılı öğrencilerin, öğrenimlerini sürdürebilmeleri amacıyla burslar ve başka yollarla gerekli yardımları yapar…”

Oysa görüyoruz ki devlet, şu anda üniversite öğrencilerinin yurt ve burs ihtiyaçlarını tam olarak karşılayamıyor!

★★★

Lisans ve ön lisans düzeyinde örgün eğitimde toplam 3 milyon 800 bin öğrenci var. Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) yurtlarında ancak 700 bin öğrenci barınabiliyor. Öğrenciler bugüne kadar barınma ihtiyaçlarını devletin ve özel sektörün yurtlarından ve ev kiralayarak karşılıyorlardı. Ancak pandemiden sonra özel yurt fiyatları ve ev kiraları uçtu. KYK yurtlarında yer bulamadığı için barınma haklarını isteyen öğrenciler birçok ilimizde parklarda geceliyorlar. Sorunlarına çözüm bulunması gerekirken itilip kakılıyor, gözaltına alınıyorlar.

★★★

Cumhurbaşkanı bu konuda “Biz göreve geldiğimizde üniversite öğrencilerinin aldığı burs 45 liracıktı. Ya elinize dilinize dursun ya. Şu anda 650 liraya çıktık. (…) Biz göreve geldiğimizde 190 olan yurt sayısını 700'e çıkardık. Bugün yurtların 700 bin kapasitesi var” diyor. Evet, doğru! 2003 yılında üniversite öğrencilerinin bursu 45 liraydı. Ama o tarihte bir çeyrek altın da 22 liraydı! Bu parayla iki çeyrek altın alınabiliyordu. 2021 yılında burslar 650 lira oldu. Fakat bir çeyrek altın alabilmek için bu paranın üstüne 200 lira daha eklemek gerekiyor!..

★★★

Ayrıca 2003 yılında 72 devlet ve vakıf üniversitesi varken, 2021 yılında, üniversite sayısı 214'e çıkmış durumda.

Yine 2003 yılında örgün eğitimde 1 milyon 800 bin öğrenci varken, 2021 yılında, 3 milyon 800 bin öğrenci okuyor. Bu tablo da, yurtlardaki yatak kapasitesinin ihtiyacı karşılamaktan çok uzak kaldığını gösteriyor.

★★★

Deneyimli ve değerli eğitim uzmanlarından Dr. Sakin Öner, bu konudaki çok önemli tespitlerini paylaşırken şunları söylüyor:

“Yurt konusunu biraz araştırınca KYK'nın yurtlarının bir kısmının kendi malı, bir kısmının ise özel sektörden yüksek fiyatlarla kiralanmış olduğunu, iktidar partili belediyelerin, belediye bütçesinden yaptırdıkları veya restore ettirdikleri binaları cemaat ve tarikatların vakıflarına ve derneklerine devrettiklerini belirledim. Ayrıca tarikat ve cemaatlere bağlı çok sayıda yurt var. Bu durumda bu öğrenciler için iki seçenek kalıyor: Ya cemaat ve tarikat yurtlarına gidip biat edecekler ya da üniversite eğitimi onlar için bir hayal olarak kalacak!..”

★★★

Dr. Öner çözüm önerisinde de bulunuyor:

“Üniversite öğrencilerinin yurt sorununu çözmek için öncelikle TOKİ'nin elindeki yapı stoku, öğrencilere yurt ücretini geçmeyecek ödemelerle kiraya verilmeli. KYK da hemen yeni yurt yaptırmak üzere harekete geçmeli. Yurt inşası konusunda yerel yönetimler, TOBB, ticaret ve sanayi odaları, ticaret borsaları, meslek odaları, işveren ve işçi sendikaları, özel sektör kuruluşları, eğitim vakıfları, eğitimle ilgili sivil toplum kuruluşları yatırım yapmalı. Bu aşamada şu can alıcı soruyu sormanın zamanıdır:

Cemaatler ve tarikatlar, 50-60 yıldır kendi zihniyetlerinde öğrenci yetiştirmek için yurtlar ve okullar kurarken Cumhuriyetçi, Atatürkçü, milliyetçi, liberal ve laik olduğunu iddia eden iş insanları, sanayi kuruluşları, meslek odaları, sendikalar, vakıflar ve dernekler kaç öğrenci yurdu ve okul yaptılar?

Maalesef bu sorunun cevabı olumsuz.

Bu iddiada bulunanlar, gençlerimizin vatanını ve milletini seven, Atatürkçü ve çağdaş düşünceli insanlar olarak yetişmeleri için hiç vakit geçirmeden tam bir seferberlik anlayışıyla yurt sayısını arttırmaya yönelmelidirler!..”