Sokaktaki insanın tek konusu: Hayat pahalılığı!..

Sokakta, çarşıda pazarda konuştuğum insanların tek konusu; hayat pahallılığı, ya da diğer deyişle enflasyon…

Herkes uçan fiyatlardan yakınıp, zam yağmurundan bunaldığını söylüyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın “ekonominin uçuşa geçtiğini” söylemesine rağmen, Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) in verilerine göre tüketici fiyatları ile Ağustos ayı enflasyonu yüzde 1.12 oldu.  Bağımsız iktisatçılardan oluşan ENA Grubu'nun Ağustos ayı için ölçtüğü enflasyon ise büyük bir farkla, yüzde 4.06 çıktı.

TUİK, tüketici fiyatları ile yıllık enflasyonu yüzde 19.25, üretici fiyatları ile yüzde 45.52 olarak açıkladı. Halkın çarşıda pazarda hissettiği enflasyon ise yıllık yüzde 50 seviyesinde…

Yani gerek resmi rakamlara, gerekse halka göre ekonomi değil, enflasyon uçtu!

★★★

Cumhurbaşkanı Erdoğan “Enflasyon sadece bizim değil tüm dünyanın sorunu. Avro Bölgesi son 10 yılın en yüksek enflasyonuyla baş etmeye çalışıyor” diyor.

Doğru, yüksek enflasyon sadece Türkiye'nin değil, Avrupa'nın ve ABD'nin de sorunu. Onlar da enflasyonla uğraşıyorlar. Ama şunu unutmamak gerekiyor. Avrupa ve Amerika'da enflasyonun nedeni ile bizdeki arasında hiçbir benzerlik yok.

★★★

Pandemide bütün ekonomiler ciddi bir durgunluğa girdi, işsizlik arttı. Bu durgunluğun aşılması ve halkın sefalete düşmemesi için gerek ABD Merkez Bankası FED, gerekse Avrupa Merkez Bankası ve diğer gelişmiş ülkelerin Merkez Bankaları, halka doğrudan nakit desteği sağlamak için para bastılar. Bütçelerinden halka nakit desteği için ciddi fonlar ayırdılar. Aldıkları bu tedbirlerin enflasyonist baskı yapacağını biliyorlardı ama, krizin kalıcı olmaması için bu yolu tercih ettiler.

Enflasyonu azdırmayı göze alarak ekonomilerine para pompaladılar.

Ayrıca bizde faizler artarken, onlar faizi düşürdüler.

(IMF'in açıklamasına göre, bir Japon 6200 dolar, Bir Alman 5000 dolar destek alırken Türkiye, kişi başına sadece 90 dolar destek verdi. Bu rakam gelişmekte olan ülkelerden Brezilya'da 557 dolar, Arjantin'de ise 327 dolar oldu!..)

★★★

Türkiye'de ilk aşamada 50 milyar liralık bir destek verildi. Sonradan bu desteğin 40 milyar lirasının, zaten işçilerin işsizlik fonunda biriken paraları olduğu anlaşıldı.

Ayrıca Türkiye'nin verdiği destekler, pandeminin mağdur ettiği kesimler yerine, sokağa çıkma yasağı günlerinde bile köprü ve otoyollardan geçiş garantisi alan yandaş müteahhitlere ve elektrik dağıtım şirketlerine gitti. Bu şirketlerin vergileri silindi. Ama elektrik dağıtım şirketleri, pandemi nedeniyle kapalı olan esnafın, işsiz kalan vatandaşın elektriğini hiç acımadan kesti.

★★★

Bağımsız ekonomistlere, örneğin Doğru Parti Genel Başkan Yardımcısı Meriç Köyatası'na göre; ABD ve Avrupa ülkeleri, ekonominin kendisini toparlaması ile birlikte enflasyonla mücadele dönemine girecekler. Bunun için önümüzdeki kısa dönemde faizleri yavaş yavaş artırmaya başlayacaklar. İşte o zaman kuru sabit tutmak için çırpınan bizim Merkez Bankası'nın gayretleri de bir işe yaramayacak. Dizginlenmeye çalıştıkları dolar ve euro güçlü sıçramalar yapacak…

★★★

Sokaktan yansıyan ve bağımsız uzmanlardan gelen sinyaller, maalesef enflasyon nedeniyle çok sıcak hatta bunaltıcı bir kışa koştuğumuzu haber veriyor!..

AÇIKLAMA: Almanya'da Ziraat Bankası'na verildiği öne sürülen cezada adı geçenlerden Talha Görgülü, şahsının, ailesinin ve şirketlerinin Ziraat Bankası'na tek kuruş borçlarının olmadığını ve teminat göstermelerine karşın bankanın krediyi kullandırmaması nedeniyle şirketlerinin iflas ettiğini açıkladı.