Nerde kalmıştık…

250 bin futbol sahası büyüklüğündeki orman yangınlarıyla, 104 insanımızın hayatını kaybettiği sel felaketi üç güne kalmaz unutulur diye düşünmüştüm, maalesef yanıldım, üç güne kalmadı.

Satürn Türkiye'ye çarpsa, ertesi gün unutulur.

Çünkü, balık sezonu henüz açıldı ama, balık hafızası sezonu hiç kapanmaz bu ülkede.

Elalemin ülkesindeki yangına körükle gitmiş, Rus uçağını düşürmüş, pilotu öldürdük diye pek mutlu olmuş, kornalarla şehir turu atmıştık.

Sonra?

Ormanlarımızdaki yangını söndürsünler diye Rus uçakları kiraladık, biri düştü, Rus pilotlar öldü, kahrolduk, saygı duruşunda bulunduk.

Böylece…

Elalemin topraklarında Rus uçağı düşürüp, kendi topraklarını korumak için Rus uçakları kiralayan, düşman ilan ettiği Rus pilotlarını kahraman ilan eden dünyadaki ilk ve tek ülke olduk.

Asrın liderimiz “göç akınını abartıyorlar, yalan terörü estiriyorlar, bay Kemal'in işi gücü yalan” dedi… Ertesi gün “İran üzerinden yoğun Afgan göçüyle karşı karşıyayız, bay Kemal'in hayatı yalan” dedi.

Şanlıurfa'da yaşayan Filistinli kaçak sığınmacının biri, evlenmeyi kabul etmeyen 13 yaşındaki kızını tinerle diri diri yakarak öldürdü.

Meğer… Bu Filistinli caninin, beş yıl önce Suriye'ye geçtiği, Suriyelilerin arasına karışarak, kimliksiz halde Türkiye'ye geçtiği, dört eşli olduğu, eşlerinden birinin Lübnanlı, birinin Suriyeli olduğu, son iki eşini Hatay ve Gaziantep'te aldığı, eşinin birini kıskançlıktan odunla döverek, kaynar suyla haşladığı, kızına baktı diye sokakta birini bıçakladığı, hakkında yakalama kararı bulunduğu ortaya çıktı.

Türkiye'deki 8 milyon “mazlum” sığınmacıdan sadece biri bu!

Asrın liderimiz, Afganistan cumhurbaşkanı Eşref Gani'yle görüştü, “arkandayız” dedi, herif bir hafta sonra Afganistan'dan kaçtı.

Gine cumhurbaşkanı Alpha Conde on gün önce Türkiye'ye geldi, asrın liderimiz tarafından Vahdettin köşkü'nde ağırlandı, “arkandayız” dedi, dün Gine'de askeri darbe oldu, herifi tutukladılar.

Hani derler ya, maaşallah dediği üç gün yaşamıyor.

Göçmen kabul etmeyen Japonya, Suriyelileri ve Afganları kabul etmemiz için Türkiye'ye 550 milyon dolar destek verdi. İngiliz basını “İngiltere'nin Türkiye'de mülteci merkezleri kuracağını” yazdı. Avusturya başbakanı “hastalıklı Taliban ideolojisini Avrupa'ya ithal etmek istemiyoruz, Afganistan'dan kaçanlar için en doğru yer Türkiye, oraya sığınsınlar” dedi. Rusya devlet başkanı Putin “Rusya'ya almayacağız, Rusya'ya yakın komşu olan ülkelere gönderilmelerini de istemiyoruz, yanıbaşımızda mülteci kılığında terörist istemiyoruz” dedi.

Hal böyleyken, asrın liderimiz “zayıf ülke olmadığımız için mültecileri alıyoruz, almaya devam edeceğiz” dedi.

Japonya, İngiltere, Avusturya, Rusya zayıf ülkeler demek ki… Almanya bizi boşuna kıskanmıyor yani.

İçişleri bakanlığı bundan böyle Ankara'ya sığınmacı alınmayacağını açıkladı.

E, Bolu belediye başkanına niye hakaret ettiniz o halde?

Ankara'daki sığınmacıları göndermek ırkçılık değil de, Bolu'daki sığınmacıları göndermek mi ırkçılık?

Fahrettinden masallar Çin aşısını öve öve bitiremiyordu, “infaktif yöntemle üretilen Çin aşısı daha güvenlidir, Biontech gibi mrna aşıları yapaydır, bu ülkenin güzide vatandaşlarına en iyiyi temin ettik” diyordu… Güzide Çin aşısı bir işe yaramadığı için, bu ülkenin iki doz Çin aşısı olan güzide vatandaşlarına iki doz Biontech aşısı yapmak zorunda kaldılar, Fahrettin masallar hâlâ güzide güzide koltuğunda oturuyor.

Üniversite hastaneleri üzerinden devletin/milletin soyulduğu ortaya çıktı… Sayıştay raporuna göre, yurtdışından 450 liraya ithal edilen kanser ilaçlarının, 21 bin 500 liradan fatura edildiği, 2 bin liralık kalp pilinin, 14 bin liradan fatura edildiği anlaşıldı.

“Sağlıkta reform” dedikleri, işte bu.

Aralarında, varlığıyla onur duyduğumuz Çetin Doğan'ın da bulunduğu, 80 yaş üstündeki 14 emekli generali, 28 Şubat davasından hapse attılar.

Davanın belgesi sahte…

Bu sahte belgeyi getiren yüzbaşı fetoculuktan ordudan atıldı.

Davanın dört savcısı vardı, iddianameyi yazan savcı fetoculuktan hapiste, sahte belgeyi teslim alan savcı feto'nun semt imamı çıktı, diğer savcı yurtdışına kaçtı, ilk ifadeyi alan savcı fetoculuktan ihraç edildi.

Davanın üç hakimi vardı, biri fetoculuktan hapiste, biri yurtdışına kaçtı, biri fetocu olduğu için meslekten ihraç edildi.

Dava mava değildir bu…

İnsanlık suçudur.

Yargıtay binası, diyanet işleri başkanının duasıyla açıldı, “bereketli eyle Allahım” dedi.

Mahkemelerde 45 milyon dava var, 23 milyon icra dosyası var, her 8 kişiden biri mahkemelik, Türkiye Cumhuriyeti Milli Kütüphanesi'nde bile 1 milyon 200 bin kitap varken, Yargıtay'da 3 milyon dosya var…

Daha nasıl bereketli olacak birader?

Devlet protokolünde değişiklik yapıldı, 52'nci sırada yeralan diyanet işleri başkanı, 40 sıra yükselerek, genelkurmay başkanı ve kuvvet komutanlarının önüne geçti.

Şaşıranlara şaşmak lazım…

Ne demişti asrın liderimiz?

minareler süngü

kubbeler miğfer

camiler kışlamız

müminler asker

Protokol şiiri değil miydi zaten bu?

83 yaşındaki duayen sanatçımız Genco Erkal'a cumhurbaşkanına hakaret iddiasıyla 4 yıl 8 ay hapis istemiyle dava açıldı. Büyük ustanın Altın Portakal Ödülü, Muhsin Ertuğrul Ödülü, Afife Tiyatro Ödülü, İsmail Dümbüllü Ödülü, Avni Dilligil Ödülü, Sadri Alışık Ödülü vardı, pırıl pırıl kariyerinde tek eksiği vardı… “Efendiler, hepiniz milletvekili olabilirsiniz, bakan olabilirsiniz, hatta cumhurbaşkanı olabilirsiniz, fakat sanatçı olamazsınız” ödülü eksikti, onu da kazanmış oldu!

Yunanistan'ın en saygın sanatçılarından Mikis Theodorakis öldü, Yunanistan'da üç gün yas ilan ettiler.

Türkiye'nin en saygın sanatçılarından Ferhan Şensoy öldü, akp medyasında “meyhaneci öldü” diye yazdılar.

Varlık fonu başkanı olan asrın liderimiz “varlık fonu başkanımı davet ettim, birlikte görüştük” dedi iyi mi!

Enflasyon hesabında TEFE var, TÜFE var, bir de TUFA var… Memura tufa zammı yapıldı, sarı sendika tarafından tufaya getirildiler.

İşsizliğin azaldığı açıklandı.

Aynı gün, Şanlıurfa ve Adıyaman'da 12 kişilik temizlik kadrosuna, yarısı üniversite mezunu 14 bin kişi başvurdu.

TÜİK'e göre Türkiye bu yıl yüzde 21.7 büyüdü.

Rahmetli Ferhan Şensoy bu tür durumlarda şöyle diyordu: Hassiktir be Sezai!

Doğalgaza yüzde 15 zam daha yapıldı.

En geç iki güne kadar “Karadeniz'de doğalgaz bulundu” haberi yapılır.

17/25 kepazeliğinde istifa ettirilen şehircilik bakanı Erdoğan Bayraktar dobra dobra itiraflarda bulundu, “reis beni hırsız çuvalına koydu, ben Rıza Sarraf'ı tanımam, benim dosyamda hırsızlık yok, tapeler doğru, a'dan z'ye hepsi doğru, bende para yakalanmadı, beni öbür bakanlarla aynı çuvala koyunca beni de hırsız diye tasvir ediyorsun” dedi.

Akp dönemini gün gün kaleme aldığım yeni bir kitap yazıyorum.

Adını bulamamıştım.

Adını bizzat Akp bakanı koymuş oldu.

“Hırsız çuvalı.”

Akp kurucusu ve Akp eski milletvekili Kemal Albayrak, “göreceksiniz, Akp yönetiminde görev alanların yüzde 90'ı itirafçı olacak” dedi.

Sadece itirafçı olsalar gene iyi…

Akp eski milletvekili Pelin Gündeş Bakır “ben Akp'li değilim, hiç olmadım” dedi!

“Kadın voleybol milli takımımız Avrupa üçüncüsü oldu, tribünlerle birlikte dombıra söylediler.”

Elbette böyle bir şey olmadı.

Böyle olsaydı, TRT bir haftadır aralıksız tekrar tekrar yayınlardı.

Kızlarımız İzmir Marşı'nı okudu, TRT komaya girdi.

Survivor şampiyonu İsmail Balaban, Tarihi Elmalı Yağlı Pehlivan Güreşleri'nin başpehlivanı oldu…

Kadın voleybol milli takım antrenörü Giovanni Guidetti'nin yerine de Masterchef Danilo getilirse, tadından yenmez gari :)

Seçim barajı yüzde 7'ye indiriliyor.

Aslında insaflı davrandılar…

Baraj bize yüzde 7, öbür partileri yüzde 15 diyebilirlerdi.

İzmir'de valilik karar aldı, alkol ve sigara satışı yapılan büfelere, gençlere satış yapılmasın diye, kamera zorunluluğu getirildi.

Akp genel merkezinde çalışan dindar nesil fil hortumu gibi kokain çekiyor, bunlar hâlâ tekel bayilerine kamera koyuyor.

Meslek hayatımda bir ilk yaşandı, yazı yazmadığım halde hakkımda suç duyurusunda bulunuldu, bornozlu bürokrat Korkmaz Karaca beni savcıya şikayet etti.

Bak iyi dinle bornozlu bürokrat… Ben senin doğumgününü kutlamak için video dolduran gazetecilere benzemem, seni korumaya alan yeni chp'nin aparatı mutant gazetecilere hiç benzemem, rüyana bile gireceğim, haberin olsun.

Doğrusunu isterseniz üç beş gün daha izin yapacaktım, ama malum, eylül geldi, adli tatil sona erdi, adli tatil bittiğinde benim mahkeme mesaim başlıyor, sırf bu ay dört duruşmam var, mecburen işbaşı yaptım.

Duygular karşılıklı, ben de sizi özlemişim, yeniden merhaba.