Camideki Mormon!

ABD, Almanya, Fransa, Kanada, Danimarka, Finlandiya, Hollanda, İsveç, Norveç ve Yeni Zelanda'nın Ankara büyükelçileri, “Osman Kavala davası, Türkiye'de demokrasi ve hukukun üstünlüğüne gölge düşürmektedir. AİHM kararı doğrultusunda derhal serbest bırakılmalı” diye açıklama yaptı.

New York Times, 10 büyükelçinin çağrısının arkasındaki ismi açıkladı anında: Dünya liderimizle bir türlü görüşmeyen ABD Başkanı Biden! 

Arkasında kim var, kim yok pek önemli değildi! Memlekette kıyamet koptu. Büyükelçilerin alayanı kapının önüne koyarız falan denildi.

Aradan bir gün geçti, “yumuşama sinyalleri” diye haberler pompalandı! Medya, ‘Çok sayın Başkanımız dik durdu, elçiler geri adım attı” dedi. Hülooocular halay çekti.

Tam, “Dünya beşten büyüktür” diye böbürleniyorduk ki, haber geldi ABD Senatosu'ndan… ABD Başkanı Joe Biden'ın adayı Cumhuriyetçi Senatör Jeff Flake'in, ABD'nin yeni Ankara Büyükelçisi olması Senato'da onaylandı.

Eee ne var bunda? ABD, Ankara'yı büyükelçisiz mi bırakacak diye sorulabilir! Elbette boş kalmaz o koltuk ama, aması var…

ABD'nin Başkanı biliyorsunuz Demokrat Partili… Ankara'ya gönderdiği Flake ise, dünya liderimizin çok iyi anlaştığı Trump'a bile kafa tutmuş, kitap bile yazmış Cumhuriyetçi bir Senatör! Yani, Biden ‘rakip' partiden bir isim seçti bizim için!

Krizin kokusu hafiften geldi mi burnunuza?

10 çocuklu bir Mormon ailede büyüyen, Güney Afrika'da misyoner bir mormon olarak uzun süre yaşayan, Zimbabve ve Afrika dili konuşan, ıssız bir adada günlerce yengeç ve hindistan cevizi yiyerek hayatta kalmayı başaran, İsrail'e yan bakan ülkelere ve o ülkelerin şirketlerine yaptırım getiren yasanın mimarı olan, “Kimse hukukumuza karışamaz” denilirken Trump'ın Erdoğan'la ilgili imalı konuşmasının ardından aniden serbest bırakılıp törenle Amerika'ya uğurlanan rahip Brunson için ABD Senatosu'nda yazılan ‘Rahibi derhal bırakın' mektubuna imza atanlardan biri olan ve kendisini müslümanlara çok yakın hissettiğinden ‘Camideki Mormon' olarak tanımlayan Flake, Senato Dış İlişkiler Komisyonu'nda yapılan adaylık oturumunda konuştu. “Neden bana onay vermelisiniz” diyerek şöyle sıraladı Türkiye ile ilgili düşüncelerini…

* Türkiye, Rusya'dan ek silah alımı yaparsa Ankara'ya karşı CAATSA (Hasımlarla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Yasası) altında yeni yaptırımlar kullanırız.

* Basın özgürlüğü benim konum. Kaygılıyım… Türkiye, Çin hariç diğer ülkelerin hepsinden daha çok gazeteciyi hapse atıyor. Adaylığım onaylanırsa bu konularda açık olacağım!

* Trump döneminde kongredeki Ermeni tasarılarına destek vermediği için Komisyon Başkanı Senatör Bob Menendez müstakbel büyükelçiye altını çize çize, “Ermeni soykırımını yeniden onaylama konusunda bu kuruma ve yönetime katılacak mısınız” diye sordu. Dün tasarılara ‘hayır' diyen Flake, “Evet” dedi! Menendez bu kez, “24 Nisan Ermeni soykırımı anma gününde de bu taahhüdünüzü yineler misiniz” diye sordu. Flake, “Yinelerim” diyerek sağlam duruşunu gösterdi.

* Sonra, CAATSA yaptırımlarını kaldırmanın tek yolu S-400 sisteminin elden çıkarılmasıdır dedi.

* Türkiye, Rusya'dan daha fazla silah alırsa karşılığında daha fazla yaptırım uygularız dedi.

* F-35 programından çıkarılması Türk ekonomisine zarar verdi ve Türkiye bunun farkında dedi!

* Türkiye ile birlikte çalışabileceklerimiz konusunda çalışıyoruz, baskı yapmamız gereken konularda da baskı yapıyoruz dedi.

* Erdoğan'ın Kıbrıs ve Maraş sorununa iki devletli çözüm açıklamaları BM Güvenlik Konseyi kararlarının ihlali anlamına geliyor. Kıbrıs'ta Türkiye'nin tezi olamaz dedi.

* Türkiye ile Rusya arasında ilginç bir ilişki var. Yakından izliyorum dedi…

***

Allaha şükür memleketimizde cami bol. Çıkacak krizlerden zaman kalırsa, kendine Camideki Mormon diyen ABD'nin yeni elçisi, rezidansına en yakın Kocatepe Camii'ne ya da girmesine izin verirlerse hemen arka taraftaki TBMM Camii'ne uğrar, krizlerin bitmesi için sık sık dua eder artık

Bilenlere not… Dün, “Acaba bu sözleri kim ne zaman söyledi ve sonuçta ne oldu?” diye soru sormuştum. Herkes bildi tabi! Yine de adet yerini bulsun yanıtı yazayım: Recep Tayyip Erdoğan 3 Kasım 2002 seçimlerinden hemen önce, TGRT'de yayınlanan Neler Oluyor adlı programda söyledi. Sonuçta ne mi oldu? Görmüyor musunuz?

Loading...