Cumhurbaşkanı’na aynen katılıyorum!

Recep Tayyip Erdoğan ile ‘iki konuda' aynı düşünüyoruz! İlki yıllar öncesine dayanıyor. Belediye başkanı olduğu dönemlerden itibaren milletin cebinden paketleri alıp sigara içilmemesini önermesi, kapalı alanlarda sigara içilmesini yasaklatması. Keşke sokaklarda da içilmesini yasaklatsa!

İkincisi de Kısıklı'daki Tarım Kredi Kooperatifi marketine uğrayıp iki market arabası dolusu bisküvi falan alıp, kasada 1002 lira 47 kuruşu nakit ödedikten sonraki açıklaması! Ne dedi Erdoğan: “Gördüğünüz gibi buradaki market gerçekten çeşitli ürünler noktasında, kalite noktasında, fiyatlar noktasında gayet uygun!”

Yüzde yüz katılıyorum… Türkiye'de meyve, sebze, bakliyat, yağ, deterjan, süt, et, yumurta, ejder meyvesi dahil tüm tropikal meyveler, içecekler, köprüsü, otoyolu, tüneli geçiş ücretleri, hastalansan hastane ücretleri, lüks otomobil, yalılar, saraylar, villalar, yazlıklar, kışlıklar, pırlantalar, ölsen mezar fiyatları, altın, dolar, euro, arsa yani ne ararsan fiyatları ‘gayet' uygun!

Memleketimizde uygun olmayan şey, başka…

Mesela yasalara göre bir işte çalışana ödenebilecek en düşük miktar, yani asgari ücret! 2021 asgari ücretinin ‘geçim indirimi' dahil 2 bin 825 Türk Lirası olduğu müjdelenmişti! Ocak ayından bu yana, asgari yaşayanlar bununla idare ediyor.

Kaç kişi peki? Muhalif vekiller asgari ücretle çalışanların sayısını defalarca hükümete sordu. Tık yok! Meğer, asgari ücretli sayısı devlet sırrıymış. Israr üzerine fi tarihinde ekonomi bakanı Ali Babacan ‘ipucu' vermişti: Türkiye'de ücretli çalışanların yarısı asgari ücretli!

Yarısını bulmak kolay. Ücretli çalışanların güncel sayısı 12 milyon 589 bin 820… Yarısı ne eder? 6 milyon 294 bin 910… Bunlardan 5 milyonunun evli olduğunu, her hanenin en çok 4 kişi olduğunu varsayalım. Ne eder? Asgari yaşayan 20 milyon insan evladı!

Avrupa'da asgari ücretle çalışan sayısı en fazla olan millet biziz! Türkiye'de asgari ücretli sayısı, tüm çalışanlar içinde yüzde 50 iken, Belçika'da bu oran sadece yüzde 1.1!

2 bin 825 lira ile yaşamaya çalışan aile reisinin adı Asgari, soyadı da Ücret olsun! Cumhurbaşkanı gibi Kısıklı'daki markete gitse her ay; 1002 lira 47 kuruş harcayıp kasada nakit ödese ne olur? Ekim ayı maaşından geriye bin 825 lira kalır! Bu da, Asgari Ücret ve ailesi için bayağı sorun olur…

Cumhurbaşkanı'nın 2021 yılına ait maaşı zamlanarak 81 bin liradan, Allah daha çok versin 88 bin liraya yükseldi. Marketten iki araba dolusu ürün alıp 1002 lira 47 kuruş ödedikten sonra Ekim ayı maaşından geriye ne kaldı? 86 bin 997 lira 53 kuruş! Erdoğan Ailesi için bu ödeme sorun olur mu?

Bizimkilerin ‘uçağın önüne yatırıp kestiği' develi hikayeyi bilirsiniz.

Genç bir adam yularını çekiştire çekiştire bir deve ile babasının karşısına dikilip, “Baba, bu deveyi çarşıda kaça satıyorlardı biliyor musun” diye sormuş. Babası, “kaça” deyince, “bir akçeye” demiş. Babası “eee” demiş. Oğul devam edip “ben de aldım” demiş.

Baba oturduğu yerden zıplamış, “Bir akçeyi nereden buldun oğul” diye sormuş. Oğul, “Daha bulmadım ki. Şimdi senden alıp götürüp vereceğim deveciye” yanıtını yapıştırmış. Baba, yerine otururken, “Bende bir akçe olsa önce karnımı doyuracak bir şeyler alırım. Evladım sen bu deveyi geri götür” demiş. Genç adam ısrar etse, “Baba, bu kadar ucuz deve nerede görülmüş, gel alalım şunu” dese de babası, “Oğlum anlamıyor musun param yok” demiş. Çaresiz, deve iade edilmiş.

Gel zaman git zaman bizimkilerin durumu düzelip ensesi kalınlaşınca baba, oğlunu çağırmış, “Aman oğlum. Çok acele bir deve lazım. Git pazardan bir deve al” demiş. Oğlan gittiği gibi eli boş geri gelmiş. Babası sormuş: Oğlum deve nerede? Oğul hafif mağrur, “Ben sana demiştim baba. Çarşıda deve kaça biliyor musun” diye sormuş. Babası, “Kaça” deyince oğul, “Tam bin akçe” demiş! Baba çıkışmış oğluna, “Kaç akçe olursa olsun getir oğlum deveyi, getir” demiş.

Oğul pazara dönerken söylenmiş içinden: Deve bir akçe, götür oğul. Deve bin akçe, getir oğul!

***

Sözün özü memleketimizde ister o 5 market, ister Cumhurbaşkanı'nın alış veriş yaptığı o market olsun ürün fiyatları gayet uygundur. Uygun olmayan memleketteki gelir adaletsizliğidir, köle düzenidir!

Almanya'da yaşayan bir Türk, Nisan 2021'de oranın A101'i sayılan Lidl Markete gidip Cumhurbaşkanı Erdoğan kadar alış veriş yapıyor. Üstelik onun sepetinde beyaz et, kırmızı et, süt, yumurta, meyvelerler de var. Ne ödüyor? Vergi dahil 107 euro! Diyelim maaşı 3 bin euro, bunun sadece 100 eurosunu harcıyor! İnanmayan, Youtube'da 29 dakikalık videosu var izlesin. Sonunda alış verişin fişini bile gösteriyor.

***

Ballı bir işin varsa, maaş noktasında aldığın para uygunsa, Tarım Kredi Kooperatifi'nin marketindeki de, piyasayı alt üst ettiği söylenen market fiyatları da, Nişantaşı'ndaki meşhur manavın da, bonfileyi değişik tuzlayan Nusret'teki porsiyonlar da fiyat noktasında uygun gelir insana!

Köle gibi çalışıp asgari ücret bile alamıyorsan, şapkadan tavşan çıkarır gibi 2850 lira ile ailene bakma sihirbazlığı yapıyorsan, işin yok babanın ya da ninenin emekli maaşı ile nefes almaya çalışıyorsan ya da beş paran yoksa bu dünyada, akla gelen her şey, Allah seni inandırsın bir simit bile fiyat noktasında uygun değildir!