İfhamu men la yefhem…

Cumhurbaşkanı, pazartesi günü Şişecam Polatlı yeni üretim hattının açılışında konuştu: “Rivayet olur ki Hazreti İsa'ya ‘Ölüyü diriltmekten daha zor ne olabilir' diye sormuşlar. Hazreti İsa da, ‘İfhamu men la yefhem' yani ‘Anlamayana anlatmak' diye cevap vermiş” dedi. Her konuya ve siyasete ‘at gözlüğü' ile bakanların memleketteki ‘yükselen şeyleri' görmediklerini söyledi!

Erdoğan, salı günü bu kez Saray'da işçilerle bir araya geldi. “Hayata İETT'de işçi olarak başladım, belediye başkanlığı, başbakanlık ve cumhurbaşkanlığı makamlarına gelmiş bir kardeşinizim” diyerek sözü işçi, memur ve emekli maaşlarını nerelere çıkardıklarına getirip, “Milli gelirimiz ‘Türk Lirası olarak' yaklaşık 11 kat yükselirken, asgari ücretin 16 kata yakın artması bunun en somut örneğidir. Aynı ‘fevkalade yükselişi' emekli maaşlarında da görmek mümkündür. Öyle ki 27 kat artan emekli maaşları vardır” dedi!

İzliyorsun bizi idare edenlerden birini haberlerde, aklınıza çuvalla soru takılıyor. Cumhurbaşkanı, “Türk Lirası olarak” diyor mesela. Milli gelir tamam Türk Lirası olarak artmış da, Türk Lirası'nın dolar karşısındaki durumu ne peki? Yanıt yok! Cumhurbaşkanı, “27 kat artan emekli maaşları var” diyor. Güzel… Bu emekliler nerede peki? Tık yok!

Sizi bilmem ama, son zamanlarda işte bu yüzden kaçar oldum televizyon haberlerinden! Hep aynı, uçurup zıplatarak idare edenler, hep aynı bu ne hal diyenler, hep aynı süper gidiyoruzcu ve onaylayıcı uzmanlar!

Bir süreliğine de olsa tümünden kaçıp, ev bark programları olan bir kanal var, onu izliyorum… Cumhurbaşkanı'nın Hazreti İsa'dan verdiği örnek, ‘İfhamu men la yefhem' olayından sonra kendimi o kanalda yayınlanan emlak uzmanı güleç yüzlü Jasmine Harman'ın sunduğu ‘Güneşli Evler” programını izlerken buldum. Programı ağzım açık izledim, size de anlatayım. Fakat şimdiden söyleyeyim Ders 4'ü mutlaka oturarak okuyun. Sağlığınız için iyi olur!

Açılış bizimkilerden güzel olmasın ama cennet gibi koylarla oluyor. Burası Fas'ın batısında İspanya'ya bağlı Atlas Okyanusu'nda yer alan Kanarya Adaları… Emlak uzmanı Harman, yazlık almak isteyen İngiliz aileler için 4-5 ev buluyor, birlikte bakıyorlar evlere. Beğendiklerinden birini seçip, fiyat teklifinde bulunuyorlar. Bu bölümün ev arayanları tatillerini yıllardır Kanarya Adaları'nda geçiren 50'li yaşlarda İngiliz çift Wendy ve Peter… Alacakları evde emekliliklerini de geçirmek istiyorlar!

Çift, Kanarya Adaları'nda yazlık almak için ‘kendi paralarıyla' 127 bin Sterlin biriktirmiş. Başlıyorlar aramaya ve sonunda 124 bin 500 Sterlin değerindeki güzel bir evde karar kılıyorlar. Onlar muradına eriyor da biz hangi kerevete çıkacağız buradan?

Masal sonunda, ‘Biz çıkalım kerevetine' demek ‘alınacak ders' anlamına geliyor! Milli gelirin Türk Lirası olarak 11 kat, asgari ücretin 16 kat, emekli maaşının 27 kat ‘fevkalade' yükseldiği ülkenin yurttaşları olarak bu masalın kerevetinden çıkaracağımız çok ders var.

Ders 1… Wendy ve Peter çiftinin biriktirdiği 127 bin Sterlin, milli geliri 11 kat artan Türkiye'nin parasına çevrilince 1 milyon 483 bin 360 TL oluyor.

Ders 2… AKP iktidarı idaresinde 16 kat artan asgari ücretle geçinen milyonlarca yurttaşımızın Kanarya Adaları'ndan ev alması mümkün görünmüyor. Belki Küçükçekmece Kanarya sahiline çadır kurabilirler!

Ders 3… İngiliz çift ‘emekliliklerinde' sürekli oturacakları evi Kanarya Adaları'ndan seçerken bizim emeklimiz, 27 kat artışa rağmen böyle bir şey yapabilir mi? Bırak bu miktarı biriktirip 1 milyon 483 bin lirayı denkleştirmeyi; örneğin 25 yıl çalışmış bir öğretmen olsa, emekli olurken alacağı kıdem tazminatı 100 bin lira bile değil. Yani, ‘üstüne koyar alırım' diyemez.

Ders 4… Oturuyorsunuz değil mi? Çünkü bakın burası çok önemli… Kanarya Adaları'nda yazlık ev alan Peter'in yaptığı iş: İnşaat ustası!

Bizdeki inşaat ustaları ne kadar kazanıyormuş diye baktım. 2021 rakamlarına göre en yüksek 7 bin 850 lira. En düşük 3 bin 70, ortalama ise 5 bin 150 lira… Türkiye'de inşaat ustası bile olsanız zor görünüyor Kanarya Adaları'ndan ev almak. Diyelim, benim başım kel mi diye inat etti en yüksek parayı kazanan usta. O, 188, en düşük kazançlı usta 484, ortalama kazanan usta ise 288 ay maaşın kuruşuna dokunmadan biriktirmek zorunda! Açlıktan ölmezlerse 15 ile 40 yıl sonra Kanarya'da ev işi tamam…

Masala dalmıştım, Sözcü'den Emre Deveci'nin haberi Türkiye gerçeklerine döndürdü beni. Habere göre, Ağustos'ta memlekette satılan konutlardan çoğu yabancılara gitmiş… Yabancıya konut satışında rekor kırılmış… İranlılar birinci, Iraklılar ikinci, Ruslar üçüncü, Afganlar dördüncü, Kuveytliler ise beşinci olmuş.

TÜİK istatistiklerini inceledim sonra. Allah sizi inandırsın, 2.3 milyon çocuğun ciddi düzeyde açlıkla yüzleştiği ve bunların 400 bininin ölmek üzere olduğu Yemen'den gelenler bile ev almış bizim her yıl biraz daha zenginleşen ülkemizden, hatta sıralamada da ilk 10'a girmişler!

Sen de bizi iyice gömdün, Kanarya Adaları bize haram mı, hiçbir Türk buradan ev alamaz mı yani diye sorarsanız. Alır elbet!

Yiğidi öldür hakkını teslim et demişler. Öyle yapayım… İhaleli mihaleli projeleri kapıp fevkalade zengin olanları hesaba katmıyorum. 20 yıllık AKP iktidarında iki maaş, üç maaş, dört maaşla kıt kanaat geçinenler boğazlarından azıcık kesip, birini biriktirerek Kanarya Adaları'nda okyanusa nazır ev alıp İngiliz inşaat ustası Peter'e komşu olabilirler…